iktibasCeren ErgençÇin ve Türkiye Suriye’de karşı karşıya gelir mi? - Ceren Ergenç

Çin ve Türkiye Suriye’de karşı karşıya gelir mi? – Ceren Ergenç

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net
Kategori:

Pekin’in “bekle-gör” yaklaşımı, Çin’in iç işlerine karışmama politikası ile Ortadoğu jeopolitiğinde artan rolü arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. Suriye’deki rejim değişikliği, Çin’in esas olarak ekonomik güce dayanan bölgedeki etkisinin sınırlarını vurguluyor. Aynı zamanda Pekin’in, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi gruplar aracılığıyla Küresel Güney’e liderlik etme hedeflerini, kesin siyasi adımlar atmaktaki tereddüdü ile nasıl dengeleyeceğine dair soruları da gündeme getiriyor.

Çin, Ortadoğu’da Suudi Arabistan ve İran arasındaki diplomatik ilişkilerin yeniden tesis edilmesi ve Filistin’e İsrail ile ilişkilerinde destek sözü verilmesi gibi ara buluculuk girişimlerine, 2023 yılının sonlarına doğru Esad yönetimindeki Suriye’yi bölgede yeniden meşru bir aktör haline getirme çabasını da eklemek istemişti. Bu doğrultuda, Xi Jinping ile Esad arasındaki görüşmede, ikili ilişkiler “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltilmişti. Çin, Suriye’ye uluslararası ambargolara karşı ve nükleer denetim komitesinde destek sağlayacağını tahahhüt etmiş ve savaş sonrası yeniden inşa sürecinde ekonomik yardım sözü vermişti. Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’dan gelen yardımların kesilmesiyle ekonomik desteğe acilen ihtiyaç duyan Suriye ise, karşılığında Çin’in dış politika ilkelerine ve Uygur meselesine destek verme taahhüdünde bulunmuştu. Çünkü, Uygur bağımsızlık hareketine bağlı kişilerin Suriyeli muhalifler tarafından eğitildiğine dair istihbarat mevcut.

Bu gelişmeler, Çin’in Ortadoğu’da ABD’nin yerini alacağına dair yorumlara neden olmuştu. Fakat, Suriye ziyaretinin hemen arkasından Gazze savaşının başlaması aslında Çin’in Ortadoğu siyasetine çok da hazırlıklı olmadığını göstermişti. Her ne kadar ilerleyen zamanlarda İsrail’in karşısında net bir şekilde Filistin halkının yanında yer almışsa da, Çin ilk etapta Hamas saldırısına ve İsrail ordusunun karşı saldırılarına anlamlı bir tepki vermekte geç kalmıştı.

Şam’ın muhalefet güçlerinin eline geçtiği ve Esad’ın yönetimi bırakıp ülkeyi terk ettiği bugünlerde Çin yine benzer bir sessizlik içinde ve bu, küresel meselelerde söz sahibi süper güç izlenimini zayıflatıyor. Çin’in pazartesi günü itibarıyla tek açıklaması Şam’daki Çin Büyükelçiliğinin hâlâ açık olduğu ve Suriye’deki Çin yurttaşlarını ülkeden çıkarmaya hazır olduğu yönündeydi. Bir de, sade suya tirit, “Tarafları itidale davet eden” bir mesaj yayımladı.

Gerçekten de, dış politika konusunda en yetkin medya organlarındaki alıntılar ve analizler bile “Suriye’de işler kökten değişecek” ifadesinin ötesine geçmiyor. Daha muhafazakar bir yayın organında çıkan, ateşkesten sonra Esad’ın muhaliflerle iletişime geçerek toplumsal uzlaşmayı sağlamakta isteksiz ve başarısız olduğu yönündeki yorum ilginç. Acaba bu, Çin’in mali destek sağlaması için bir şartı veya tavsiyesi miydi?

Çin’in Suriye’ye yatırım ve savaş sonrası toparlanma döneminde destek sözü vermesinin jeoekonomik nedenlerinden biri, Tartus ve Lazkiye Limanlarının Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Yunanistan’daki Pire, İsrail’deki Hayfa ve Lübnan’daki Trablus gibi kritik konteyner terminallerine yakınlıkları. Yani, Suriye, Çin’i Avrupa pazarlarına bağlayan tedarik zincirleri için önemli.

Türkiye de, Suriye iç savaşının “kazananı” olarak Suriye’de rejim değişikliği sonrası toparlanma döneminden ekonomik olarak faydalanabilecek bölgesel güçlerden biri olarak görülüyor. Altyapı yatırım ihalelerinin Türkiye’li şirketlere verileceğine kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan, Türkiye’nin yeşil enerji gibi AB’nin destekleyeceği altyapı çalışmalarını gerçekleştirebilecek teknolojisi ve eğitimli kadroları yok. Bu gibi konularda adres, maliyetin düşüklüğünden de dolayı, Çin.   

Çin ve Türkiye, Suriye’de yeni kurulacak hükümetle hem Uygurlarla ilgili güvenlik meselelerinde hem de ekonomik rekabet alanında karşı karşıya gelecek gibi görünüyor. Türkiye, ekonomik olarak Çin’le ilişkileri iyi tutmaya çalışırken bu yeni boyutu nasıl idare edecek?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ceren Ergenç yazdı: Çin ve AB barıştı mı?

Coen kardeşlerin Okuduktan Sonra Yak filminin ünlü kapanış repliği “Sorunu...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Ceren Ergenç yazdı: Yapay zekâda bağımlılığın iki yüzü: Çin ve ABD

18. BRICS Zirvesi 12-13 Eylül’de Yeni Delhi’de toplandı. Zirve...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Ceren Ergenç yazdı: Çin’in üniversite reformu bize ne anlatıyor?

Bugün üniversite tercih dönemi başlarken Çin’de yükseköğretime dair bir...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,200AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Canlı yayın