yazılaryaklaşımlarCastelldefels belediyesinden görüntüler - Turgut Durduran

Castelldefels belediyesinden görüntüler – Turgut Durduran

Kategori:

İlginç bir dönem. Lefkoşa’nın durumu malum. Memleketin durumundan çok farkı yok ama ayyuka çıkınca bazı şeyler herkesi harekete geçiren, normal dışı bir seçim. YKP’de aşka geldi yerel, yerinden yönetimler ile ilgili ezber bözen bir anlatımla seçime giriyor. Bana da bahane çıktı çoktandır etrafımda görünce “vay vay” dediğim bazı izlenimleri garalayım dedim.

2009’da Philadelphia’yı bırakıp Katalunya’da bir kasaba olan Castelldefels’e yerleştim. Özellikle batı Avrupa’nın sosyal devletini ilk tanıma şansım oldu bu.

Bunların bir çoğu etkili, yararlı oldukları kadar uygulanabilir şeyler. Önemli olan da uygulanabilir olmalari.

Mesela…. Sırasız ve karmaşık.

Her hafta değişik bir mahallede mobilya vs türü büyük şeyler toplanır. Önceden bunun takvimi bellidir, ilan edilir, çıkarıp koltuğunu çöpe atacaksan ne gün yapacağın bellidir. Bu bir düzen getirir ayni zamanda çöplerden eşya toplayıp satanlar içinde düzenli bir gelir kaynağı. Daha iyisi meraklısı için yeniden kullanma şansı. Castelldefels’de olmasa da başka mahallelerde bu günü belediyenin yeniden kullanılabilir şeyleri toplayıp dağıtma, satma günü gibi gullananları gördüm.

Kompost.. Türkçesi galiba gübrelemek.. Bütün kasaba için bunu process yapacak bir sistem kurmak pahalı, karmaşık ve burda var. Ancak bunu yaptıkdan sonra halka geri döndürmek filan biraz karışık anladığım. Onun için ayrica her sene “nasil kompost yapılır” semineri verilir ve 5-10 euroya filan bunu evde yapmak için işe yaraycak kutu dağıtılır. Bunu yaymak için mahalle mahalle yaparsın. Ayrıca kücük kendi inisiyatifiyle yapan köyler gördüm. Mahalle bazında düzenlenebilir. Çevre için ne güzel bir şey.

Ayni şekilde yağmur suyu birikdirmek. Bahçeye bir hazne koyup biriktirebilir. Bunu bilinçli yaparsanız su bozulmaz, kullanılır. Belediye bunun da mahalle mahalle seminerlerini düzenler, ucuza hazne satar. Ne güzel bir şey. Hele Lefkoşa gibi susuzlukdan “grak grak” eden bir şehir için.

Kreşler. Çok cüzi bir miktara kreş çalıştırılması. Bunu kaliteli yapmak zor bir şey değil. Özellikle kadınların özgürleşmesi, iş hayatına geri dönmeleri, için çok önemli.

Kültür, spor eğitim. Klasik ezberleri saymayım. Onlar bol bol var ve yazılıp çizildi. Kasabanın kültür merkezi çok güzel şeyler yapar. Bir tanesi “ders ver ders al”. Gidip dersin “ben çiçek fotoğrafçılığı dersi verebilirim” gonuşurlar seninan ve bir ders tanımlanır, varsa öyle bir ders onun parçası olabilin vs. Senda giden “evde mücevher nasıl yapılır” dersi alın. Böylece sürekli değişen, öğrenci ile ögretmenin da parçası olduğu bir ortam yaratılır.

Geldiğimden beri, dört yılda, kilometrelerce bisiklet yolu yapıldı, bisiklet bağlamaya yerler yapıldı, Barselona gibi büyük şehir olmamamıza rağmen bisikletleri koruma kasaları kondu — ki yılda ~35 Euro gibi bir fiyata abone olunur bunlara. Bisiklet yolu kurmak zor bir iş zırt diye yapıldığında yararından çok zararı olabilir — ki burda oldu, yaz boz tahtasına dönen yerler var — ama bağlamak için yerler, koruma kasaları vs kolay işler.

Bisiklet demişken. Belli sayıdan çok çalışanı olan yerlerde, mesela bizim araştırma merkezinde, bisikletle işe gelenler için duş yapılması zorunlu, yapınca da belli indirimler var.

Bu Philadelphia’dan bir örnek. Şişe suyu kullanımını azaltmak, şehir suyunun içilebilir olduğunu halka alıstırmak için bütün festival vs türü şeylere belediye tanker ile bedavaya, ya da cüzi bir miktara, su getirip dağıtmaya başladıydı. Tonlarca plastiğin, enerjinin, çöpün harcanmasına, bir sürü paranın insanlarin cebinde kalmasının basit bir örneği.

Bu da daha büyük şehirlerden, Philadelphia’dan, Barselonadan. Şehir bahçeleri. Boş bir arsa. Çevresinde oturanlar basit bir izinle toprağın kalitesine bakıp ona göre kollektif bahçeler oluşturuyorlar. Küçük parçalara ayırıp herkes kendine düşen parçada ekip biçiyor. Belediye su ve elektrik veriyor. Toprağın tahlillerini yapıyor, düzene sokuyor. Ne güzel.

Etrafa bakınca görünen bir sürü şey var.

Gücük şeylere sınırlı duddum. Güney Avrupanın problemleri burda da var. Corruption ayyuka çıkdı, ekonomi battı, düzensiz trafik, kaos her tarafda belirgin. Ama buna rağmen bir sürü de örnek alınabilecek şey var.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

BAŞKAN: Dr. Mustafa Hami (5) – Dr Bülent Dizdarlı

Bu bölümün sonunda yazacağımı başta yazmak istiyorum; Mustafa Abi...

BAŞKAN: Dr. Mustafa Hami (4) – Dr Bülent Dizdarlı

Tüm yönetim, o kadar dolu dolu çalışıyorduk ki iki...

BAŞKAN: Dr. Mustafa Hami (3) – Dr Bülent Dizdarlı

“Para var huzur ver” derler ya, aynen öyle bir...

BAŞKAN: Dr. Mustafa Hami (2) – Dr Bülent Dizdarlı

İlk krizimizi Ocak1993 yılında yaşadık. Yönetime gelir gelmez ilk...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın