Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluBM Güvenlik Konseyi Türkiye’yi aklamak için rol yapıyor - Nidai Mesutoğlu

BM Güvenlik Konseyi Türkiye’yi aklamak için rol yapıyor – Nidai Mesutoğlu

BM Güvenlik Konseyi Pile ile Arçoz arsında yapılmak istenen yol nedeniyle çıkan olayları görüştü. Ne yalan söyleyeyim yapılan açıklama Türkiye’yi aklama girişiminden başka bir şey değildir.

Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin Kıbrıs Cumhuriyeti’nde elçilikleri vardır. Elçiliklerin bir görevi de bulundukları ülkelerle ilgili her türlü bilgi akışını kendi dış işlerine aktarmaktır.

Eğer bugüne kadar yapılan bilgilendirmede Kıbrıs’ın kuzeyinde kurulan yapının “egemen ve bağımsız” olduğunu belirtmişlerse bu diplomatların hemen görevlerine son verilmesi gerekir.

Aslında yapılan açıklan Türkiye’yi aklama ve hem batının hem de Rusya’nın ihtiyaçlarını için kullanma hamlesidir.

Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan ambargolar Türkiye tarafından yok sayılmaktadır. Bu anlamda ekonomik olarak Rusya dış ticaretini Türkiye üzerinden yapmaktadır. Ukrayna tahılını da ihtiyaçlı ülkelere ( bu da bir aldatmacadır) ulaşması için Rusya’yı ikna eden de Türkiye’dir ve bu anlamda ABD ve AB Türkiye’ye “şükran” duymaktadırlar.

Aslında işin özü hem Rusya hem de ABD ve AB Türkiye’yi kendi çıkarları için kullanışlı bir ülke olarak görmekte ve bu nedenle Türkiye’yi incitici bir açıklamanın BM Güvenlik konseyinden çıkmamasını sağlamışlardır.

Kıbrıs’ın kuzeyinde Türkiye’nin kurduğu yapı kendi iradesi ile eylem yapamamaktadır. Öyle ki halk ağzıyla söylersek :” Tuvalete bile izin almadan gidememektedirler” Bu nedenle yol yapımının Kıbrıs Türk yönetiminin iradesiyle başlatıldığı ve bundan Türkiye’nin haberinin olmaması olası değildir.

Yol yapım için Ankara’nın belirlediği şirket görevlendirilmiştir. Bu proje yapılırken yolun nereden geçeceği ve bu geçiş esnasında ara bölgeye girileceğinin bilinmemesine imkan yok. Buna ek olarak KKTC denilen yapının tüm güvenliğinin Ankara’ya devredildiği de anayasadaki geçici 10. madde ile sabittir. Buradaki kolorduya bağlı olan Güvenlik Kuvvetleri ve Güvenlik kuvvetlerine bağlı olan emniyet teşkilatı eyleme geçmek için emri mutlaka Ankara’dan almış olması gerekir. Aksi durumda bir yönetim zafiyeti ortaya çıkar. Bunun olamayacağını iddia etmek Pile – Arçoz yolu yapımında meydana gelen olayların ve saldırının Türkiye’den habersiz yapılması ve oraya sivil üniformalı asker yığılması hep emir komuta zinciri içindedir.

Bu yolun yapılaması ile ortaya çıkacak gerçeklere gelince. Geçiş kapılarının yetersizliği ve insanların saatlerce beklemek zorunda kaldığı gerçeği sadece Pergama kapısıyla ilgili değildir. Metehan geçiş kapısında da zaman zaman kilometrelerce uzun kuyruklar oluşmaktadır. Bu konuda şimdiye kadar yapılan şikayetleri duyan olmamıştır. “İnsani” nedenlerle Lefkoşa’daki geçiş kapılarının sayısı ne hikmetse artırılmamaktadır.

Pile – Arçoz yolu yapıldığında kontrolsüz geçişlerin olacağı bir gerçektir. Pergama – Pile yolu İngiliz üstler bölgesinden geçtiği için İngiliz polisleri tarafından kontrol edilebilir. Oysa yeni yapılacak yol nedeniyle isteyen Pile’ye hiçbir kontrole takılmadan gidebilecektir. Bu da her türlü kaçakçılığın karşılıklı yapılması demektir. Rumlar için kaçakçılıktan daha tehlikeli olan ise güvenlik sorunudur. Bu nedenle endişelenmekte haklıdırlar.

Aklın yolu birdir. Bunun için iki tarafın uzlaşıyla bu konuyu çözmesi gerekir. İnsanların tüm kaygılarının ortadan kaldıracak bir uzlaşıya BM de hayır demez.

Uzlaşıma olmadan yol yapımına girişmek kışkırtmadır. Bu yolla “egemen” olduğunu kanıtlamak isterseniz toplum olarak her zararını biz çektik ve sayelerinde çekmeye devam edeceğiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Özkan Yıkıcı yazdı: İzlanda halkı AB ile görüşmelere hayır dedi

Bizde pek konuşulmadı. Zaten çoğu konu resmi duruştan toplumsal...

Taner Akçam yazdı: Wo warst du? Sen neredeydin?

‘Wo warst Du?’ – ‘Sen Neredeydin’ 1968 Alman gençlik...

Ecehan Balta yazdı: Nepal felaketi bize ne anlatıyor?

Nepal ile Tibet sınırında yaşanan son sel felaketi, ekolojik...

Neşe Yaşın yazdı: Ver elini Eylül

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası...

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Canlı yayın