iktibasÖzgür GürbüzBeyaz çarşaflı sancak - Özgür Gürbüz

Beyaz çarşaflı sancak – Özgür Gürbüz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Haberlerde ister “Turkey” ister “Türkiye” diye aratın, karşınıza Bolu’daki otelin dumanlar içerisindeki fotoğrafı çıkıyor. Şatafatla gelişmişliğe yanıt verebileceklerini sananların simgesi artık pencereden sarkan birbirine bağlı çarşafların olduğu o fotoğraf. İtibardan tasarruf etmeyen saray düşkünlerinin sancağı artık birbirine düğümlenmiş beyaz çarşaflar. Belleklerimize acı dolu bir kare daha kazındı ne yazık ki. Bir de göremediğimiz, canlandırmamak istediğimiz ama bunu nasıl yapacağımızı bilemediğimiz kareler var. Çocuğunu, ‘belki yaşar’ umuduyla camdan atan anne ve babaların zihnimde canlanan karesi benim aklımdan çıkmıyor örneğin. Çıksın istiyorum ama olmuyor…

Sorumlu kim? Otel sahibinden Cumhurbaşkanı’na kadar uzanabilecek bir listeyle karşı karşıyayız. Denetimden, bir otel yapmanın, işletmenin ve denetlemenin kurallarını belirleyen kamu otoritelerine kadar herkesin bu faciada sorumluluğu olabilir. Dünyanın en gelişmiş ülkesinde de buna benzer bir yangın yaşanabilir. Ancak yaşanırsa, o yangına neden olan tüm etkenlerin ortadan kaldırılacağını ve bir daha benzer bir felaketin olmaması için tüm çabanın harcanacağını bilirsiniz. Biz biliyor muyuz?

Hükümetin benzer bir faciayı önlemek için gerekli önlemleri alacağını düşünüyor muyuz? Düşünüyorsak biraz “ebleh” olmamız gerek çünkü bu korkunç olay, Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti yönetiminde tanıklık ettiğimiz ilk olay değil. Onlarcasını sayabiliriz, her ay 150 civarında işçinin denetim, güvenlik ve eğitim eksiklikleri nedeniyle hayatını kaybettiği bir ülkede yaşıyoruz. Son üç ayın önemli olaylarını hatırlayalım. Türkiye’nin yangın riski en yüksek tesislerinden TÜPRAŞ İzmit Rafinerisi’nde 5 Kasım 2024’te yangın çıktı. Aynı firmanın İzmir Rafinerisi’nde de 25 Kasım’da bir patlama olmuş, yangın çıkmıştı. Bir ay sonra Balıkesir’de mühimmat fabrikasında patlama meydana geldi, 11 kişi öldü. Biraz daha gerilere giderseniz yangın tehlikesiyle yüzleşen termik santrallar, gökdelenler, gece kulüplerine kadar uzun bir liste çıkıyor karşımıza.

Bütün bu yangınların sorumluluğunu işletme sahiplerine atabilirsiniz. Özel sektörü ve kısa zamanda sermaye biriktirmeyi özendirdiğiniz bir sistemde ne bekliyordunuz ki? İşin içinden birilerini suçlayarak çıkamazsınız. Kamusal ve bağımsız denetimin olmadığı, denetim yapanın para kazandığı ve sorumluların cezalandırılmadığı bir sistem yaratıldı. Türkiye’nin en büyük maden kazalarından birinin yaşandığı İliç’te denetim yapan Ore Mineral Sondaj Mühendislik adlı şirketin aynı zamanda madenin sahibi Anagold ile başka işlerde de çalıştığı ortaya çıkmamış mıydı? Söz konusu şirketin Akkuyu Nükleer Santral projesinde de kontrol ve denetim işi yaptığını bilmiyor muyuz?

Bir işletmenin çevreye vereceği zararları ve bunları önleme yolunu göstermesi gereken Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporlarının yine şirketler tarafından hazırlandığını ve ciddi bir kazanç elde edildiğini görmezden mi gelelim? ÇED olumlu raporuna rağmen büyük bir çevre felaketi yaşanan projelerde geriye dönüp, kim bu raporu hazırlayan şirket, kim buna imza atan mühendisler, uzmanlar diye neden sorulmuyor? İzin, denetim ve izleme süreçlerini siyasetten ve ticaretten ayırmanın yolunu bulmazsak bu felaketlerin durmayacağını anlamalıyız. Bunun yolu da siyasetle ticareti, ticaretle bilimi ayırmaktan, liyakat (yaraşırlık) ve şeffaflığı yeniden yönetim süreçlerine sokmaktan geçiyor. Sadece yönetim değil, zihinleri de değiştirmek gerekecek. Hızla para kazanmayı, kuralsızlığı marifet sayan öğretiyi, öğretmenleriyle beraber yönetimden almamız gerekiyor.

Artık “hükümet istifa” sloganı alışılagelmiş bir siyasi talebin ötesi. Bugünden itibaren, Turizm Bakanı’nın ya da Cumhurbaşkanı’nın istifasını talep etmek, daha da önemlisi onları istifaya zorlayacak adımları atmak, bir siyasi değişikliğin ötesinde, yangın yerine dönmüş Türkiye’de, küllerinden doğacak yeni bir ülke kurmanın çağrısı olacak.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Suudilere, Ruslara var: Halka yok – Özgür Gürbüz

Rusya ile Akkuyu Nükleer Santralı için yapılan anlaşmanın bir benzeri Suudi...

40. yılında Çernobil bize ne anlatıyor? – Özgür Gürbüz

Çernobil nükleer santral kazasının üzerinden 40 yıl geçti. Radyoaktif...

Sürüden ayrılmayı bilmek lazım – Özgür Gürbüz

Dünya tarihinin gördüğü iki büyük petrol krizi de Orta...

Nükleer bahane – Özgür Gürbüz

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı dünyayı üçüncü dünya savaşına...
4,621BeğenenlerBeğen
1,583TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
878AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın