Kıbrıs iktibasŞener Elcil“Beceriksizler, yönetemiyorsunuz!” - Şener Elcil

“Beceriksizler, yönetemiyorsunuz!” – Şener Elcil

Orjinal yazının kaynağıozgurgazetekibris.com
Kategori:

Adamıza Türkiye tarafından sistematik nüfus taşınıp, vatandaşlık verilmesi Kıbrıslı Türklerin seçme seçilme hakları başta olmak üzere siyasi iradelerinin ellerinden alınmasına ve gerek iç gerekse Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili süreçlerde her şeye Türkiye’nin karar vermesine neden olmuştur.

Adamızın kuzeyinde kurulan bu kukla rejimin iplerinin tamamen Ankara’da olduğu gerçeği bilinmesine rağmen hükümetçilik ve muhalefetçilik oyunu devam etmektedir.

Yapılan yanlışları ortaya çıkaranlar, sorumluyu bilmelerine rağmen bunu söylemekten kaçınmakta veya Lefkoşa’dakileri sorumlu tutarak esas suçluyu gizlemektedirler.

Son dönemlerde “beceriksizler, yönetemiyorsunuz” gibi söylemler sıkça duyulmaktadır.

Konuya bazı örnekleri ele alarak açıklık getirelim;

Elektriklerin kesilmesi herkesin en çok şikâyet ettiği konudur. Buradaki sorun nedir?

Sorun yeterli yatırımın olmaması ve adanın kuzeyine yığılan nüfus nedeniyle üretilen elektriğin yetersiz kalmasıdır.

Bir de buna AKP iktidarına yakın AKSA isimli özel şirketin bu konuda söz sahibi olmasının yarattığı siyasi baskılar eklenince sorun daha da büyümüştür.

Bu özel şirket Türkiye hükümetine yakın olduğu için elektrikle ilgili yapılmak istenen yatırımları Türkiye hükümetinin baskısıyla tüm hükümetlere engellettirmeyi başarmıştır.

Geçtiğimiz yıl Avrupa Birliği’nin hibe edeceği 20 megavatlık güneş enerji santralı bile reddedilmiştir.

Trafik cezaları ve yollar şikâyet konusu olan bir başka toplumsal yaradır. Araba ithali ve akaryakıt tüketimine dayanılan sistemle bu rejimin bütçesinin mali kaynak yaratılırken, toplu taşımacılık tamamen kaderine terkedilmiştir.

Oysaki ülkemizde toplu taşımacılık ağı tarihsel süreç içerisinde gelişerek sistemini oluşturmuştur. 1974 yılından sonra izlenen siyaset onun da çökmesini getirmiştir.

Yığılan nüfusla birlikte araba satışlarının teşvik edilmesi, yabancı nüfusun hatalı trafik alışkanlıklarını bir kültür gibi ülkemize getirmesi, cezaya dayalı denetim sistemi ve en kötüsü alt yapı ihalelerinin Ankara’da AKP’li şirketlere paylaştırılması sorunun özünü oluşturmaktadır.

Mesarya Ovası’nın ortasında uçurumlu yollar yaratılması hep bu rantın sonucudur. İhalelerde kazıya değil, dolguya para verildiği için yollar yükseltildikçe yükseltilmiş bir de bu yüksek yollarda emniyeti sağlamak için demir bariyerler konmasıyla yeni bir rant alanı yaratılmıştır.

Yeri gelmişken; Girne Dar Boğaz’da Beşparmak Dağları’nın tepesinde yeni yapılan yolda dört genç insanımızın sele kapılarak ölmeleri olayının sorumlusu Türkiyeli firmaya ne olduğunu hatırlayan var mı?

Eğitim konusu bir başka kanayan yaramızdır.

Alt yapısı dökülen okullardan, kalabalık sınıflardan herkes şikâyet etmektedir.

Okul yerine cami ve küllüye yapan kimdir?

Çocuklarımızı kalabalık sınıflarda eğitim görmeye mahkûm eden nüfus aktarma işlerini kim başımıza bela etmiştir?

Hakkını aramayan, evet efendimci, edilgen ve dindar nesiller yetiştirmek için ders kitaplarını ve müfredat programlarını dayatan kimdir?

Yüksek enflasyonun yarattığı ekonomik istikrarsızlıkla bizi yaşamaya zorlayan ve “milli para birimimiz Türk Lirasıdır, bunu kullanacaksınız” diyen kimdir?

Avrupa Birliği’nin yıllık 26 milyon metreküp denizden su arıtacak hibe projesini engelleyip, “Benim suyumu satın alacaksınız” diyen kimdir?

Toplumsal konuların hangi alanına el atarsanız atın, karşınıza çıkacak olan baş sorumlu bellidir.

Siyasi partiler de sendikalar da örgütler de sorumluyu gayet iyi biliyorlar.

Fakat konuşmaktan korkmayı bir yana bırak, şükran çekerek, överek veya kuklalara saldırarak sorumluyu gizlemeyi tercih ediyorlar.

Bir de çıkıp toplumsal mücadele verdiklerini söylemeleri ise tam bir rezilliktir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Şener Elcil yazdı: Şov Yapmaya Devam ve Raskolnikov Sendromu

Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, 2019 Temmuz ayında, Kıbrıs’a yaptığı ziyarette Türkçe konuşan...

Şener Elcil yazdı: Piyasa Açıldı

Kıbrıs gibi yarı kurak bir iklimde çiftçilik yapmak, tarımla uğraşmak çok zor bir iştir. Yaptığınız...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak – 2

İnsan onuruna yakışmayacak, her türlü kirli işin ekonomi diye...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,923TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Stavros Antoniou yazdı: Türk İşgalinin Üzerinden Elli İki Yıl Geçti, Hâlâ Gerçekten Korkuyoruz

Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden elli iki yıl geçti; Kıbrıslı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trump politikasındaki bazı önemli öne çıkan taktiksel öncelikler

İran'a karşı saldırılar giderek artıyor. Amerika, açık şekilde kentleri...

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Canlı yayın