yaklaşımlarÖzkan YıkıcıBasitlikle gerçeklere ulaşırken - Özkan Yıkıcı

Basitlikle gerçeklere ulaşırken – Özkan Yıkıcı

Bilgileri yeter ki doğru kavrayalım. Birikimle geçmişten gelen deneyimime de baş vurayım. Böylelikle ansızın günceleşen konularda çok basit sonuca varmanın da tadına varırım. Yeter ki kavramları doğru dürüş yerine koyalım. Çelişkisini gerçekten yerinde kavrama düşüncemiz olsun. Örneğin son günlerin basit gerçeği gibi: yalana gerçek dememe, hukuksuzluk ve otoritede, hukuk ve yassayla yorum yapmama gafına düşmeyelim. Bu yazımda basit gerçeklik ile sizi önemli sorunun içine taşıyacam.

***

Herkesin nerede ise arabası var. veya araba sürmeği bilir. Araba da yakıt kulanır. Siz normal benzin yerine kirli benzin korsanız, arabanın en hahfifiyle makinesi ne olur? Bu basit düşünce kavrayış, bizi günümüzde iyice gelişen elektrik kesintielrinin bir halkasını doğru hemen anlamamıza yardımcı olur.

Özellikle sgandal ve yanlışlarıyla ünlü olmakla kalmayan, yalanlarıyla da kocaman Çin sedi tipi duvarla güçlenen üstel, baş makama oturunca elektrik kurumunu da kendine bağladı. Bağladıktan sonra elektrik alanında yeni idiyalar da yayıldı. Tek bir farkla, karşılık verilmedi. Yalan kulanmaktan da son güne dek kaçınıldı.

Neydi olan: ihalesiz yakıt alma kararı sonrası bazı uygulamalar şüpeye, şüpeler de yanıtlanmana ile gelen etkili dumanından kesintisine elektrik konusuna takıldı. Alınan ihalesiz yakıtda rüşvet bölümü oldukça yaygın konuşturlurken, ihalesiz yakıtın tahlil edilmeyip kirli yakıt kulanıldığı durumu da giderek daha geniş eklerle güçlendirildi. Makamdan yanıt yok. Yok da en basitiyle Teknecikteki zehierleyen duman hem daha kara hem de daha yoğun şekilde yayılması da korkuları tetikliyordu.  Ama en azından gelen yakıtın tahlileri hiç yayınlanmadı. Gelen bilgilerle kazan diplerindeki çamur kiri de olayı daha da doğrulatır kanıt idi. Ama tüm idiyalar ve yeni verilere karşın yakıt tahlileri yayınlanmıyor. Daha doğrusu idiyalara göre tahlil yapılmıyor.

İsterseniz, daha da yoğun artan konut ve nifusu da katın. Kirli yakıtla en basiti santraldaki yıpranma düşünülür, artan nifusun da yenin n elektrik ihdiyacını katarsak, neden elektrik kesiliyor sorusuna daha kolay yanıt veririz.

Tam da gerçekler etrafta istenmese de bazen bilgsizce de yayılırken, birden teknecik baskını yapıldı. Başk makamcı resmen atıp tutu. Ağzından çıkanı sanki kulağı duymuyordu. Kendi de biliyor ki halka rağmen Türkiye gerçeği ile koltukta oturuyor. Jet sgandalından tutun, adapas rezaleti ve en son elektrik ve ihalesiz yakıt konusunda onu yine de baş makama direk Türkiye oturtu. Hem de kendi partisi dahi onay vermeden..

Böylesi koşuların keyfi lideri de ancak kendine has kuralla iş yapar. Söz söyler. Nitekim Teknecik ve elektrik genelindeki sorulara yanıt yerine, klasik düşmanlaştırma paranoyası kültürü laflarına sarılıyor. “sabotaj” suçlamaasını yapar. Öyle acemice yapıp güç zehirlenmesiyle davrandı ki birçok yakın kesimi dahi inandıramadı. Yine de yandaş medya bu yalanı sıkılmadan savundu.

Elektrik konusu böylelikle bazı kesimler için karşı suç uydurma kolaylığı sağladı. Hukuk ve gerçeklik mi, şimdilik başka tarihe brakıldı. Ama sanki yöneten sendikaymış gibi de suçlama yapıldı. Oysa onca engele rağmen yargı dahi ihalesiz konusunda verilen milyonlarca kararın kararını dahi aldı.

****

İkinci basit gerçeklikle devam edelim: en basit hukuk öğrenen, yasal uyum dersi alan normal işleyen demokratik ülkelerde, şunu anlar… Anayasa en üst hukuki kurumdur. Vekil anayasaya bağlı kalacağına, en üsteki başkan veya cumhurbaşkanı da hem uygulayacağına hem de korıyacağına dayir yemin eder. Öyle boş yemin değil: namusu ve şerefi üzerine yemin eder. Nitekim, normal kurumsal işleyişte olan, kuvetler ayrımı kuralına göre belirlenen demokratik devletlerde, anayasa kararları bağlayıcıdır. Tüm çelişkilerde de en üst anayasa mahkeme kararları kesin belirleyicidir. Hukuki hükümdür. Onun için yargının sistemin korunması için önemli yapı olduğu imgesi kulanılır.

Buraya kadar ki bilgiler biraz hukuk bilen, bir yere giren için bilinmesi gereken net kuraldır.

Son Türkiede Can Atalay olayınile şu yaşandı: anayasa hükmüne rağmen alınan birkaç net karara karşın Atalay hem tutuklu hem de alınan görevi alma durumuna uyulmadı. Son meclis girişimi de onun nedenli sacı olduğunu açıklıyor. Anayasa Mahkemesi net şekilde, Atalayın görevinin düşürtüldüğü Mecliste okunma durumunu hükümsüz kabul ediyor. Yeniden Atalayın vekiliğini açıklıyor. Ama yeminlerinde anayasa bağlılığı yapan birçok iktidar vekili bunu yok hükmüne soktu. Bir anlamda hukukun en üst kararlı organı yok sayıldı. Daha kötüsü, anayssaya bağlı ve onun kararlarını uygulamak zorunda olan meclisten mahkemeye, hiçbiri tanımıyor. Buda net şekilde, devlet hukuku veya hukuknilkeleri konuşulurken, pratikte geçerli olmadığının örneğidir.

Yetmedi: meclis anayasa kararını okumayı yapmadığı yetmedi, meclis merdivenlerinde kan döküldü. Sahalardan meclise saldırganlığı ile ünlenen A. Ö. Konuşan vekili yumruklar. Üstelik Alpay bey meclis idari başkanı. Bir anlamda meclisin güvenliğini sağlayacak idarecidir. Güvenliği koruma yerine, yumrukla adeta nasıl bir anlayış gelinişinin yanıtına giriyor

***

Kısaca, Kıbrısın ilhaklaşma sömürgecsel gerçeği ile Türkiyeleşme sürecini yok sayarsak, Türkiyede otoriteleşme ile yeni rejim geçişini okumaktan kaçarsak, yukardaki gelişmeleri anlamak zor olur. Hele K. Kıbrıs ile Türkiyensaydamlaştırma reti ile uçurumlaştırırsak, hiç ortak yorumlayamayız. Son olaylar bu gelinen sonucun sadece acı birer örneğidir. Türkiede anayasa veya K. Kıbrısta Ünaldan başbakan çıkarmanın pratik birer güncel yaşananı haline varılır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist gerçeklikte İran’a karşı olan saldırılar

Kapitalist sistem neoliberal sürece geçerken, kendi resmi ideolojik bakışını...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz gelirken 3

Peş peşe sizi yakın tarih hafıza canlandırmaya odaklaştırdım. 15...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden 15 Temmuz’a gelirken 2

Bugün 15 Temmuz. Hem Kıbrıs hem de Türkiye için...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,923TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Stavros Antoniou yazdı: Türk İşgalinin Üzerinden Elli İki Yıl Geçti, Hâlâ Gerçekten Korkuyoruz

Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden elli iki yıl geçti; Kıbrıslı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Trump politikasındaki bazı önemli öne çıkan taktiksel öncelikler

İran'a karşı saldırılar giderek artıyor. Amerika, açık şekilde kentleri...

Ecehan Balta yazdı: Barış Buluşması: O mayının orada ne işi vardı?

Savaşın ve ekolojik yıkımın ardından sık sık aynı cümleyi...

Volkan Yaraşır yazdı: Doğanın kalbini söken sömürü: Ekstraktivizm

Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...

Canlı yayın