iktibasMetin YeğinBasit canlılarız biz Mister Fernon, herkes sevgi bekler - Metin Yeğin

Basit canlılarız biz Mister Fernon, herkes sevgi bekler – Metin Yeğin

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:

Birisi tökezlediğinde tepesine biniyoruz, yarasını gagalıyoruz, kan tutuyor, biz dikiş tutmuyoruz. Ciğerini sök çıkar en yakınının, parçala parçala at ve ‘ben demiştim’ de, büyük bir keyifle ama sakın ha sakın, kimseyi sevme…

Bir televizyon dizisinden alıntı bu. Mister Fernon kim onu da bilmiyorum. Şu basit canlılar ile benim işim daha çok, hani, hepsinin sevgi beklediği, yani bizle.

Kapitalizm, insanları derin bir yarığın kıyısında yaşatıyor. Bu onun gücü. İnsanlar her gün ama her gün kendilerinin var olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. ‘Düşünüyorum öyleyse varım’ değil yani. Basit canlıların, bu dehşetli basit matematiği, sevgi ihtiyacı, herkese, hemen önündeki devasa yarığa doğru çığlıklar attırıyor.

Bu yarığı aşmak için kimi seri cinayet işliyor, kimi iktidar eteklerinde davul tozu topluyor, minare gölgesinde mini mini faşist ya da bir AVM’nin çıkabildiği en üst katından, alışveriş avlusuna, baş üstü kendini bırakıyor, bir an olsun, hani üst kattan aşağıya varabilme zamanı kadar bir zaman ki iyi biliyorum bunu, çok hızlı düşüyor insan, o an insanların yaşadığının farkına varması. Cesedinin ya da geriye ne kaldıysa etrafında toplanmaları, ‘aa daha çok gençmiş’ demeleri mesela, işte işte bu, ben varım bu dünyada!

Tanrının bile, dualarını takmadığı -başka bir şey yazacaktım da cinsiyetçi- dileklerini neredeyse hiç gerçek yapmadığı, bu dünyadan faide yok oteki de şüpheli şahısları, bir an olsun, bu büyük sahnenin, parçası olmak istiyorlar.

Ve yahut en kolayı, elinin altında kim varsa, onu dövüyorlar, Mister Fernon.

Mister Fernon, bu yabancılaşma uçurumunu ören sarp kayalıklar, güç ve erk ek’ten yapılmış ve onların ensest kardeşleri hızdan. Yani insanlar, mesela yoksulluktan katılmıyor mafya gruplarına. Bu bizim tarafın iyi niyetli yorumu. Mafyayı mafya yapan, dört çeker cipler, kodun mu uzatabilmek, uzun bacaklı kızların yanında yürüyebilmek ve botokslu dudakları istediğinde öpebilme ayrıcalığı. -Halbuki bütün botokslu dudakların tadı aynıdır, diye tahmin ediyorum- Ayrıca bunu yapabilmek de yeterli değil, bunu herkese gösterebilmek esas mesele.

Hepimiz teşhirciyiz artık zaten, farkında değil misiniz?

Yani Mister Fernon, kendimizi bu devasa yarığın yanında, hiçbir şey hissediyoruz.

Ve garip olan, bu yüzden birbirimizden nefret ediyoruz, birisi tökezlediğinde tepesine biniyoruz, yarasını gagalıyoruz, kan tutuyor, biz dikiş tutmuyoruz.

Ciğerini sök çıkar en yakınının, parçala parçala at ve ‘ben demiştim’ de, büyük bir keyifle ama sakın ha sakın, kimseyi sevme…

Cehennem var mı diye aklınızı fazla yormayın, biziz canım, kendi cehennemimiz. Kim yakıyor cehennemin ateşini sanıyorsunuz?

Buna bir çare var mı derseniz Mister Fernon; Brezilya’da MST- Topraksızlar hareketinin kurucu lideri Stedille ile konuşuyordum. ‘Bir Brezilya atasözü vardır. Canavar geldiğinde durursan seni yer. Kaçarsan, yakalar yine yer.’ diyordu. Sonra ekliyordu ‘ama biz birleşirsek, biz onu yeriz’…

İşte böyle Mister Fernon, sevgilerimi sunuyorum size, buyurun bekleriz, birlikte canavar yeriz…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Borçlular hâlâ birleşiyor

On yıl önce Barcelona’da birileri bana şöyle demişti: “Banka...

Metin Yeğin yazdı: Sosyal ekonomi

Kapitalizm bize ekonominin yalnızca kâr etmek için var olduğunu...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,170AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Volkan Yaraşır yazdı: Guy Debord: Yağma mı metanın değer yitimi mi?

2008 sonrası yeni bir isyan dalgasıyla karşı karşıyayız. Önce...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Bir demokrasi şöleninde “gombina” olur mu, olmaz mı?

Ulusal Birlik Partisi, cumartesi günü “aday sıralama” kurultayı düzenledi. Dokuz...

Yonca Özdemir yazdı: Azerbaycan-Türkiye Gerginliği: Kardeşlik başka, vesayet başka?!

Türkiye ile Azerbaycan arasında son zamanlarda esen soğuk rüzgârlar,...

Şener Elcil yazdı: “Bu Beni Geçti Be!”

Geçtiğimiz yıl İngiliz Yüksek Komiserliği’nin her yıl düzenlediği geleneksel...

Canlı yayın