yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAyni eksende dolaşırken - Özkan Yıkıcı

Ayni eksende dolaşırken – Özkan Yıkıcı

Annan planı sonrasıydı. Kuzeyde Mehmet Ali güneyde Hristofiyas kazandıydı. Görüşmeler devam ediyordu. İki toplumlu etkinliklere hala katılıyordum. Nedeolsa hala paranoyla yaygındı. Birileri hep uzak duruyordu. Rumların temsilcilerinden biri de Kiprostu. Kipros ile sohbet ederdik. Barış beklentileri vardı. Hat da Annan planında evet diyenlerdendi. Üstelik ben ona bazı durumları anlatmama rağmen.

Son görüşmelerimizdem biriydi. Kiprosun da son günleriydi. Elinde kadehle zivaniyasını içerken, bana Talatın kazanmasının iyi olduğunu, adaya barışı getireceklerini anlatmaya çalışıyordu. Fazla münakaşaya girmek istemiyordum. Ama Kipros ısrarla beni konuşturmak amacındaydı. Ona bende “bildiğiniz Talat değildir” kısa yanıtla karşılık veriyordum. Oda kızıp, “galiba sen hiçbirini beyenmiyorsun” dedi. Sonra Akıncıyı belirti. Onun lider olarak anlaşma yapacağını söyledi. Ben ayni durumla karşılaştğım için, ısrarla o ortamda fazla tartışmak istemiyordum. Kipros da kızdı. Buna birkaç rum daha katıldı.

Tecrübem vardı: daha önce sol bir dernekte anlatığım konuda başıma gelenler vardı. İMF reçetesini, ve onları da krizlerin beklediğini söyledim. Onlar da bunun imkansız olduğunu, Kıbrıs ekonomisinin güçlü olduğunu söylediler. Üstelik kimisi de AB üyeliğinin de gücünü belirtmekten geri kalınmadı. Ama ben ısrarla görüşlerimi savunduydum. Nitekim iki üç yıl sonra malum finansman krrizi hem de Yunanistan AB eksenli sıkıştırma ile Güneyi vurdu.

Kiprosu kırmak istemiyordum. Ama o inanmak istiyordu. Sanki ona yalan da olsa söyleyeceklerim bir moral almış gibi olacaktı. Ama ağzımdan Mehmedali de barış yapmak istiyor lafı çıkmıyordu. Kadehini çekerken, Kipros hep daha bir kızıyordu. Ben ensonunda birazda sıkıştığım için en basit doğruyla birkaç kelime söyledim. “sizin bildiğiniz eski CTP yok.. üstelik AKP de sandığınız gibi çözüm istemiyor” demekle yetindim. Çünkü hala kafalarda sanki eski Sovyetler dönemi Akel CTP siyasal duruşların varlığına inanmak istendiği kesimler varlığını sürdürmektedir. Onun için Mehmedali Hristofiyas dönemini bir başka olumsuzluk hem de sol da yapmadı ezberle aktarılmaktadır.

Oysa o dönem dahi ben rumlara şunu soruyordum: neden Akel hayıra geçişini anlatmıyor. Neden anlaşmsnın uygulanması için istendiği güvenceği ona vermediler sorgusunu hep soruyordum. Ama karşılık almıyordum. Gariptir, her iki tarafta sanki Türkiye dışişleri bakanı o dönemin Apdulah Gülün önce Rusyaya koşup sonra ingiltereyle de görüşerek güvence verilmeme karşılığında pazarlıklar yaptığı nedense hiç güneyde neden hayır ıktı ile birlikte ele alınmadı.

Eskiden alma bir gerçek, sonradan yıkılmasına karşın ayni algıda durmasının önemli saplantısını yaşıyoruz. Bunu Annan planında gördük. Daha önceki doksanlar CTP kualisyona girerken de sanki barış yanlısı güçlenme olarak algıladık. Hem de tapu dağıtılması eylemine rağmen. Oysa siyasal ortaklık Sovyetler yıkımıyla berhava edildi. Akel arayışta ve CTP AKP leşerek Türkiyeleşti. Roller artık ayni değildir. Ama öyle bir ezber algısı oluştu ki direk dış müdahale beklenip çözüm denilirken, birlikte yiyip içwerken de anti emperyalist laflar sıralanma uçurum makası oluştu.

*****

Bunları neden özetledim: neden o dönem dahi Annan planı sürecinde Akelin CTP ile bazı görüşme veya görüşmeme olgularına dokunuyorum: çünkü acıdır. Ayni senaryo şimdi de yaşanıyor. Bu defa saraya Tufan girdi. Tufan açıkça resmi görüşe yeni eklerle piyasaya sürüyor. Görüşme ve masadan kaçma ikilemine soktu. Belli ki önceki tutumların günceleşen versyonunu oynayacağız. Yine de yazmak zorunda değildim. Ençok okuduğum yerel yazarlardan Sevgülün makalesi bana yeniden hatırlatma yapma ihdiyacını getirdi..

Br rum gazeteci Tufana açık mektup yazdı. Türkçeleştirildi. Belli ki olay aynen tekrar oluyor. Hala Kıbrıs gerçeklerinden uzak, konulan sahadaki politik dans yapılmaktadır. Kendi rejimlerini eleştirmek ve bazen karşısındakinin daha iyi olduğu durumunu anlatarak tatmin olma yeterliliği hala sürüyor. Hala kuzey durumu veya Türkiye gerçeği adada açıkça anlaşılamadı. Onca yaşanana rağmen durum ani. Hele de uluslarası güçler derken, Kıbrısta birçok gerçeğin direk dış müdahalelerle olduğu da çoktan unutuldu. Hele de planların mimarı stratejilerin yazarı İngiltere hiç işin içine katılmıyor. Oysa oda garantör ve önemli sözü de var. ama oluşan kısır döngüde oyalanmak da önemlidir. Elli ki hala olanlar ile konuşulanlar birbrinden hala uzakta. Somn Yeni düzende Sevgülün köşesinde azılan açık mektup tercümesi de güneyde de konudan nedenli resmileşip kopulduğunun önemli acı kanıtıdır.

Neyazık, bununla avunmak, moral bulmak ile konuşmak da hep kısır döngüde dolaşılmaya hız verilmektedir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Suriye ekseninin kıskacında, Türkiye ve İsrail gerilimi

Daha önceki Suriye yazımda, ülkenin iki tarafından girip orada...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,906TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Şener Elcil yazdı: Değişim Zamanı

Küresel güçlerin, dünyadaki paylaşım kavgalarının en yoğun yaşandığı, medeniyetlerin...

Erkan Çavuş yazdı: Yurtsever kime denir?

Yurdunu sevmek, onu savunmak demektir. Yurt savunması, gerek ona yönelen...

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Canlı yayın