yazılariktibasAşırı sağcı Bardella kapıyı çaldı, liberal Macron araladı - Pınar Kılavuz

Aşırı sağcı Bardella kapıyı çaldı, liberal Macron araladı – Pınar Kılavuz

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AP seçimlerinde aşırı sağın açık ara farkla ilk sırada çıkması üzerine parlamentoyu feshetti ve erken genel seçim kararı alması kendi sonunu getirdi. Ülkede yaşayan başta yabancılar olmak üzere milyonlarca insanın kaderini ise kendi elleriyle aşırı sağa teslim etti.

Seçimin ilk turunun resmi sonuçlarına göre, Ulusal Birlik (RN) Partisi %33,15, solcuların yeni ittifakı NFP (Nouveau Front Popülaire) %27,99 ve iktidar partisi (Ensemble) ise %20,04 oranında oy aldı. Bu seçimlerde iki anlamda rekor kırıldı, seçimlerden önce hükümete tepkili olan halk, Macron’un bu kararı sonucunda sandığa gitme rekoru kırdı ve seçmenin %66’sı oy vermeye gitti. Öte yandan, seçimlerin tatile yakın bir zamanda düzenlenmesi nedeniyle 2 milyon kişi vekalet vererek oy kullandı.

İKİ TUR ARASI STRATEJİLER

Seçim Kanunu’na göre, ikinci tura geçebilmek için bir adayın ilk turda birinci veya ikinci sırada yer alması gerekiyor. Ancak, aynı zamanda seçim bölgesinde kayıtlı seçmen sayısının en az % 12,5’ine eşit bir oy sayısı toplarsa da ikinci tura kalabilir. Katılım ne kadar yüksek olursa, adayların % 12,5 eşiğine ulaşma olasılığı da o kadar artar.

300’den fazla seçim bölgesinde, üç aday ikinci tura kalma başarısını gösterdi çünkü kayıtlı seçmenlerin yüzde 12,5’ini geçtiler.

AŞIRI SAĞA KARŞI BARAJ

Bu durumda iktidar partisi ve sol ittifak kendi seçmenlerine aşırı sağa karşı baraj kurma çağrısında bulundu. Başbakan Gabriel Attal, “RN’e bir oy bile yok” diyerek kesin bir tutum sergiledi. Sol partilerin liderleri, Rassemblement National (Ulusal Birlik-RN) adaylarının önde geldiği durumlarda üçüncü sıraya gelen adaylarından çekilmelerini istedi.

Aşırı sağ ile ittifak yapmak istediği için kendi partisinde krize yol açan Cumhuriyetçiler Partisi Başkanı Eric Ciotti ve onun yolunu izleyenler bu seçimlerde RN ile devam ettiler. Resmi bir bildiride, 2022 yasama seçimlerinin aksine, ikinci turda aşırı sağa karşı tavır almayacaklarını: “Biz ikinci turda bulunmadığımız yerlerde, seçmenlerin kendi tercihlerini özgürce yapabileceğini düşünerek, bir tavsiye vermiyoruz ve Fransızların vicdanlarını özgürce ifade etmelerine izin veriyoruz” diye duyurdular.

SANDALYE DAĞILIMI VE BAŞBAKANLIK

Fransa ulusal meclisinde mutlak çoğunluğu sağlamak için 289 sandalye almak gerekiyor. İlk tur sonuçlarına göre aşırı sağ partisi 230-280 arası, sol ittifak 125-165, iktidar partisi 70-100 ve Cumhuriyetçiler partisi 41-61 arası sandalye alabilir.

Fakat bu koltuk sayısı için yapılan öngörülerde her bir seçim bölgesindeki ikinci tur dinamikleri hesaba katılmıyor. Çünkü potansiyel çekilmeler henüz kesinleşmedi.

Başbakanın kim olacağı ise mecliste hangi partinin mutlak ya da göreceli çoğunluğu alacağına bağlı. Ulusal Birlik partisinden Jordan Bardella, mutlak çoğunluğu alma durumunda başbakan olacağını söyledi, çünkü kanun teklifleri oylanırken risk almak istemiyor.

SEÇMEN SOSYOLOJİSİ

İPSOS’un son anketine göre, seçmenin oy motivasyonun en başında satın alma gücü (%59), göç (%38) ve sağlık sistemi (%32) geliyor.

• 50-59 yaş arası grup %40 oranında RN’ye oy verdi, 18-24 yaş arası gençler ise %48 oranında Yeni Halk Cephesi’ne oy verdi.

• İşçiler %57 oranında RN’ye oy verdi, NFP’ye ise %21 oy verdi. Ulusal Cephe’nin oyu ise eğitim düzeyi ile ters orantılıdır; lise diplomasından düşük eğitim seviyesine sahip kişilerin %49’u RN’e oy verdi.

• İşsizlerin %40’i RN’e %37’sı Yeni Halk Cephesi’ne oy verdi.

• Küçük kasabalar büyük oranda RN’ye oy veriyor: 2.000’den az nüfuslu yerleşim yerlerinde yaşayanlar %40 oranında RN’e oy verirken, 10.000’den az nüfuslu yerlerde bu oran %39’dur.

• Dini inancı olanlar bir RN adayına oy vermeyi tercih ediyorlar: Katolikler %41 ve başka bir dini inançtan olanlar (%39 ile belirtilmemiş olsa da) %39 oranında RN’e yöneliyorlar. Dini olmayan bireyler ise %39 oranında NFP’ye oy veriyorlar.”

• Sandığa gitmeyen seçmenin çoğunluğu (%46’sı) işçiler ve (%42) memurlardan oluşurken  emeklilerin %79’u oy kullandı.

GÖÇMENLER VE ÇİFT VATANDAŞLAR

Yabancılar ve göçmenler konusu, neredeyse iki yıldır kamuoyu ve siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle göç yasası üzerine yapılan oylamayla birlikte bu konu daha çok merkezde olmaya başladı.  Bu durum, yabancıları ve göçmenleri dışlamayı ve onlardan uzaklaşmayı teşvik ediyor. Programının merkezine ulusal önceliği koyan ve göçmenleri ve yabancıları Fransa için bir tehdit olarak gören RN’nin (Ulusal Birlik) siyasi dinamiği, ırkçı söylemleri meşrulaştırıyor ve teşvik ediyor.

Ulusal Birlik’in seçim programında “göçmen akımının durdurulması” maddesi var ama henüz detaylar belli değil. RN Meclis Grubu Genel Sekreteri Renaud Labaye, franceinfo’ya göre 2022 programının bir cumhurbaşkanlığı seçimi için olduğunu ve bu nedenle bir cumhurbaşkanının yetkilerine dayandığını savunuyor. Örneğin, göçmenlik üzerine referandum önerileri cumhurbaşkanlığı koltuğunda olmadıkları sürece uygulanamayacak.

LE PEN’İN HAMLELERİ

25 Ocak’ta Marine Le Pen tarafından sunulan ve Ulusal Meclis’in internet sitesinde bulunabilecek anayasa değişikliği teklifi, bazı işlerin çifte vatandaşlara yasaklanmasını öngörüyor. Önerinin 4. maddesi,  Anayasa’ya “organik yasanın, başka bir devletin vatandaşlığına sahip olan kişilerin, kamu hizmeti yürüten idareler, kamu kuruluşları ve tüzel kişiliklerdeki işlere erişimini yasaklayabileceği” hükmünü getirmektedir, bu kişiler aynı zamanda Fransız vatandaşı olsalar bile.

Marine Le Pen, sosyal medya platformu X’te akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, çifte vatandaşların tüm memuriyetlerden men edilmesinin söz konusu olmadığını belirtti. “Çifte vatandaşlar, elbette, kamu hizmetinde TÜM işlerde çalışabilirler” diye yazıyor ve Ocak ayındaki teklifinin “sadece savunma, nükleer veya istihbarat gibi stratejik alanlarda çok hassas birkaç düzine işi” kapsayacağını vurguluyor. “Bu kısa liste” bazı Fransızlara yasaklanmış işlerden oluşacak ve “jeopolitik gelişmeler ve bunların ülkemize etkileri doğrultusunda düzenli olarak gözden geçirilecektir” diye detaylandırıyor.

İSRAİL-GAZZE’NİN SEÇİMLERE ETKİSİ

7 Ekimden beri İsrail-Gazze arasındaki savaşın etkileri Fransa siyasetini ve seçmen davranışını etkiliyor. Sol İttifak “acil ateşkes” çağrısında bulunuyor ve barış için bir dizi önlem sunuyor.  NFP’nin programında, Benyamin Netanyahu hükümetine verilen “suçlu desteği” kesmeyi ve İsrail’e silah sevkiyatına ambargo uygulamayı öneriyor. Hamas’ın “teokratik projesini” reddettiklerini belirten sol partiler, aynı zamanda “İsrail devletiyle birlikte” Filistin devletini “derhal tanımak” istiyorlar. NFP ayrıca, işgal altındaki Filistin topraklarındaki Filistinliler için “uluslararası denetim altında serbest seçimler” yapılmasını talep etmeyi de hedefliyor.

Öte yandan Ulusal Birlik (RN)’den Marine Le Pen’e göre, Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarına “tamamen meşru bir yanıt” olarak İsrail’in askeri operasyonunu destekliyor. “Onların sert davrandığını kabul ediyorum” dedi. Jordan Bardella, bugün bir Filistin devletini tanımanın “terörizmi tanımak ve İsrail devletinin yıkımını öngören bir örgüte siyasi meşruiyet kazandırmak” anlamına geleceğini düşünüyor.

MACRON’U ZOR GÜNLER BEKLİYOR

Macron karşıtlığı artık kamuoyunda Lepen karşıtlığından çok daha güçlü, devlet başkanı aşırı sağcıları tarihsel olarak en yüksek seviyeye taşımayı başardı.” İPSOS’un anketine göre halkın %74’u Macron’dan ve hükümetin politikalarından memnun değil.

Her durumda Macron, ya Bardella ile ya sol ile ya kendi taraftarları ile işbirliği yapmak zorunda kalacak. Fransa seçim kanunlarına göre Macron 2027’de yeniden Cumhurbaşkanı adayı olamayacak. İlk kez aşırı sağa iktidarı açan olarak tarihe geçme riski büyük.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özge Güneş yazdı: Brezilya’da yeniden mücadele kazandı

Üç hafta önce bu sayfalarda “Brezilya’da oyun bitmedi” demiştik....

Enver Şat yazdı: COP31’de asıl soru: Dönüşümün bedelini kim ödeyecek?

Dünya fosil yakıtlardan uzaklaşmaya çalışıyor. “Yeşil enerjiye adil geçiş”...

Ertan Erol yazdı: İspanya seçimleri ve Milei’nin ziyareti

İspanya 29 Kasım’da erken genel seçimlere giderken ve ülkedeki...

Kansu Yıldırım yazdı: Küresel borç ve jeopolitik şoklar

Emperyalist devletler ile bölgesel güçler arasındaki jeopolitik gerilimler, jeoekonomik...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,269TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın