yazılariktibasAntisiyonizm Yahudi düşmanlığı mı? - Murat Çakır

Antisiyonizm Yahudi düşmanlığı mı? – Murat Çakır

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

Reformist Alman solunda, baki kalan tüm eleştirilerimize rağmen, bazen doğru işler yapıldığını da belirtmeliyiz. Muhtemelen bunlar son zamanlarda Sol Parti’ye katılan çok sayıda antifaşist ve savaş karşıtı gençlerin başarısıdır. Örneğin Sol Parti Aşağı Saksonya eyalet örgütü Alman solu açısından ender, ama bir o kadar doğru bir karar tasarısını kabul etti. Eyalet örgütü, “Bugün reel olarak var olan Siyonizmi reddediyoruz” başlığı altında üçte ikilik bir çoğunlukla kabul ettiği metin gerek burjuva medyası ve partilerinin gerekse de Sol Parti’nin “esas oğlanlarının” tepkisine yol açtı. Partinin önde gelen isimleri burjuva medyasıyla birlikte “antisemitizm” suçlamasına sarıldılar.

Eyalet örgütünün metninde, “Bugün ırkçılık, işgal politikaları ve askeri şiddetle kendisini ifade eden bir siyasi Siyonizmi görmekteyiz” denilerek, İsrail hükümetinin Apartheid politikası, Yahudi yerleşimcilerin sivil Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri, Gazze Şeridi’nde uygulanan soykırımı, Batı Şeria’nın işgalini sert bir şekilde eleştirerek, İsrail ve Filistin’de yaşayan her bireyin barış, özgürlük, güven ve onur temelindeki yaşamı savunuluyor. Aynı şekilde hem İsrail hükümetinin hem de Hamas’ın karşılıklı politikaları eleştiriliyor. Yani kısacası, eyalet örgütü doğrudan “neyin ne olduğunu” söylemiş.

Devrimciler açısından son derece doğal olan bu pozisyonun burjuva medyası ve partilerinin tepkisini çekmesi doğal. Çünkü Alman emperyalizminin devlet aklı İsrail hükümetine yönelik her türlü eleştiriyi stratejik çıkarlarına yapılmış bir saldırı olarak kabul etmektedir. Yanlış olan ise, Sol Parti’nin önde gelen isimlerinin kendi yoldaşlarına “antisemitizm” suçlaması yaparak, “bunların partide işi yok” demeleridir. Kendi çalışanlarını parti delegesi yapıp, “makamlarını” ilelebet güvenceye alan, parlamenterliği egemen siyasete eklemlenme olarak anlayan “şefler”, bugüne dek İsrail hükümetlerine uygulamaları ve politikaları nedeniyle tek laf etmeyen, “Almanya’nın devlet aklına uymalıyız” diyen bu isimler, sonuç itibariyle reformizmin ne menem bir şey olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldular.

İsrail hükümetinin ırkçı ve saldırgan politikalarını eleştirmek, Apartheid uygulamalarını reddetmek, İsraillilerin ve Filistinlilerin bir arada eşit, barışçıl ve özgür yaşamalarını savunmak “antisemitizm” değildir. Aksine bu suçlama Alman emperyalizmin yayılmacılığını savunmaktır. Antisemitizm aranacaksa, sosyal medyaya bakmak yeterli olur. Kimin ne olduğu orada görülebilir.

Özellikle İran’a yönelik saldırı savaşı bağlamında, bilhassa Türkçe yapılan paylaşımlarda bunu görmekteyiz. Maalesef kendilerini savaş karşıtı, solcu ve Filistin dayanışmacısı olarak gören kesimlerin de İslamistlerin bu oyununa geldiğini söyleyebiliriz. İran’ın yaptığı misillemeleri “lanetli Yahudilerin yok edilmesi yok edilmesinin adımı” olarak kutsayan paylaşımlar özünde Yahudi ve insanlık düşmanı yaklaşımlardır. Bir kere tüm İsraillileri aynı kefeye koyarak Netanyahu hükümetine muhalif olanları, Filistinlilerle ortak ve eşit yaşamı savunan İsrailli Yahudileri, İsrail hükümetinin başlattığı saldırı savaşına ve Apartheid politikalarına karşı çıkan İsrailli devrimcileri yok saymaktadırlar. İsrail Komünist Partisi’nin yaptığı açıklamaları okuma zahmetine giren her kişi, İsrail’de yaşayanların hepsinin Siyonist olmadığını görebilecektir.

O açıdan İsrail hükümetini eleştirenler, sadece Siyonizmi reddederek değil, aynı zamanda Molla rejimini destekleyen İslamistlerin Yahudi düşmanlığına karşı çıkarak eleştirilerini anlamlandırmalıdırlar. Cihan Tuğal’ın Evrensel’de yazdığı gibi, “Devrimci duruş, sanki bu çelişkiler yokmuş gibi bugün alınan tavrı ‘Tek doğru ve haklı tavır’ olarak sunmak değil, ezilenlerin en geniş cephesini tuğla tuğla örerken, gündelik siyasette atılan adımların artılarını ve eksilerini dikkatlice tartmak ve kitlelere sabırla açıklamaktır. Özetle, İran emperyalizme karşı savunulmalı. Ancak bu savunma, rejimin ezilenlerin yanında olduğu yanılgısı yaratılmadan yapılmalı.” Kısacası, Siyonizmi reddedenler aynı şiddetle Yahudi düşmanlığını da reddetmelidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Kerem Göktan yazdı: 11 Eylül sonrası ABD-Çin ilişkileri: Ortak yaşam-gerginlik sarmalı

11 Eylül 2001’de gerçekleşen radikal İslamcı terör saldırısı sonrası...

Enzo Traverso yazdı: Marx, tarih ve tarihçiler: Yeniden kurulması gereken bir ilişki

Son yıllarda başlayan ve yaygın olarak “yeni eleştirel düşünceler”...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Zafer Yörük yazdı: Kurtlar sofrası

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak...

Yonca Özdemir yazdı: Canavarlar çağında barışı aramak: 81. BM Genel Kurulu’ndan notlar

Son haftanın dünya gündeminin ağırlık merkezi şüphesiz New York’taki...

Şener Elcil yazdı: Enerji ve Siyasi İstikrar

Birleşmiş Milletler’den yapılan bir açıklamaya göre, savaşlar, etnik ve...

Özkan Yıkıcı yazdı: Haftanın ardından kısa ama önemli bir özetleme

Geçen haftaya bakınca, akılda direkt kalması gereken gelişmeler yaşandı....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gramsci ve Cemaadımızdaki Aydın Krizi

Antonio Gramsci üretim ilişgilernin içündeki her toblumsal grubun gendi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya’da sol, Irak’ta merkezileşme gelişmeleri

Geçen hafta sonu Almanya'da iki eyalette de seçimler gerçekleştirildi....

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sağlıkta bütçenin %15,2’si sevklere gidiyor

Kuzey Kıbrıs’ta kamu sağlığına ilişkin yapılan iddialı açıklamalarla sahadaki...

Canlı yayın