yaklaşımlarErkan ÇavuşAnti-Faşist Zafer Günü - Erkan Çavuş

Anti-Faşist Zafer Günü – Erkan Çavuş

Kategori:

Bundan tam 81 yıl önce faşizm yılanının başı Kızıl Ordu tarafından ezildi.

Anti-faşist Zafer Günü’nün 81. yılında bugün ülkemiz ve tüm Avrupa yine faşizmin pençesine hapsolmakta; savaşlar ve işgaller her yanımızı sarmakta, dünya yeni bir paylaşım savaşı arifesinde, karanlığın yayıldığı bir atmosferde savrulmaktadır.

81 yıl önce Hitler’in köpekleri tüm Avrupa’yı karanlığa sürüklerken, ülkeleri işgal edip katliamlara ve her türlü insanlık suçuna imza atarken; Sovyet halklarının ve Kızıl Ordu’nun destansı mücadelesi, azizlere atfedilen türden adanmışlığı ve kahramanca cesaretiyle insanlığı faşizmden kurtarmıştı…

Sovyetler, faşizme karşı 20 milyon yurttaşını kaybetmek gibi ağır bir bedel sonucunda Nazi birliklerini geri püskürtmüş; onları Berlin’e kadar gerilettikten sonra Reichstag binasına, faşizmin kalbine işçi sınıfının şanlı bayrağını saplayarak insanlığın zaferini ilan etmişti.

İlk paylaşım savaşının yarattığı yıkım koşullarında insanlığa umut olarak doğan Sovyetler Birliği, ikinci paylaşım savaşıyla tarihin gördüğü en büyük imha savaşıyla karşı karşıyaydı ve bu kez faşizmi ezerek yine insanlığın umutlarının yeşermesini sağlamıştı.

Bugün Sovyetler Birliği yok ve sosyalizm maddi bir güç olarak varlık göstermiyor.

Sovyetler Birliği’nin içeriden gelen saldırıyla yıkılmasının ardından 21. yüzyılda tamamıyla meydanı boş bulan emperyalizm gittikçe azgınlaşmakta, içine girdiği bunalımlar içinde varlığını dizginlenemez bir barbarlıkla sürdürmeye çalışmaktadır.

Kapitalistler, sosyalizmin oluşturduğu denge koşullarında rıza göstermek zorunda kaldıkları her prangadan sıyrılmakta, insanlığın tüm demokratik kazanımlarını ve uluslararası hukuku çiğnemektedir.

İnsanlık göz göre göre büyük bir emperyalist savaşa sürüklenmektedir ve bugün buna dur diyebilecek bir Sovyetler Birliği yoktur.

Barış, demokrasi, adalet, özgürlük, eşitlik… Bugün dünyanın çok uzak olduğu ve sesleri oldukça cılız çıkan bu kavramların güçlenip gelişebilmesinin tek yolu yeni sosyalist devrimlerden geçmektedir.

İşçi sınıfının ve ezilen halkların ayağa kalkıp kapitalizme son vermek adına, emeğin iktidarı adına, devrim ve sosyalizm fikrini örgütlemek ve yeniden bir güç hâline getirmek adına harekete geçmesi; aydınlık yarınların, barışın tek yoludur.

İnsanlık, “ya sosyalizm ya barbarlık” ikilemiyle trajik bir şekilde yine karşı karşıyadır ve bu kez bu ikilem, varoluş ve yok oluşun da eşiğindedir.

Emperyalistlerin gittikçe silahlandığı ve halkların birbirini öldüreceği savaşları tasarladığı günümüz dünyasında sosyalizmi örgütlemek, emperyalistlerin tasarladıkları savaşları önleyerek namluları onlara döndürmek ve emeğin kurtuluşunu sağlamak asıl görevdir.

Sosyalizmi ve devrimi savunmadan veya belirsiz bir geleceğe öteleyerek savaşlara ve faşizme karşı durmanın imkânı yoktur.

Daha önce yaptık; yine yapabiliriz!

20. yüzyılda yarım kalan işi tamamlayarak bir kez daha faşizmi ve bu kez onu yeniden üreten kapitalizmi de tarihin çöplüğüne yollayabilir, işçi sınıfının çekiç oraklı kızıl bayrağını tüm dünyada dalgalandırabiliriz!

Yaşasın Anti-Faşist Zafer Günü!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Egemen sınıfın bir silahı olarak uyuşturucu – Erkan Çavuş

Bu ülkenin ve bu ülke gençliğinin en büyük sorunlarının...

Kıbrıs’ta Barış Sadece Kıbrıs’ta Barış Değildir – Erkan Çavuş

ABD ve İsrail haydut devletlerinin İran'a karşı başlattıkları alçak...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,919TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıslı Türklerin Yok Oluşu: Çözümü Zorlaştıran Görünmez Etken

Hemen açıklığa kavuşturmak isterim: Kıbrıs Türk toplumu herhangi bir...

Ceyda Beysel yazdı: Mücadele umut versin

Arnavutluk’ta Zvernec bölgesinde koruma altındaki Sazan Adası’nı da kapsayan Trump ailesi...

Yücel Özdemir yazdı: Avrupa’nın ‘şans kıtası’ Afrika mı?

Bir yıldan fazla bir süredir Almanya Dışişleri Bakanlığı koltuğunda...

Fikret Başkaya yazdı: Akademide kırım

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Kıbrıs'ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın...

Canlı yayın