Kıbrıs iktibasHasan KahvecioğluAdamı tam 9 defa Baf’ın “küllü küp”üne sokup çıkardılar… - Hasan Kahvecioğlu

Adamı tam 9 defa Baf’ın “küllü küp”üne sokup çıkardılar… – Hasan Kahvecioğlu

Orjinal yazının kaynağınoktakibris.com

Ulusal Birlik Partisi’ne, “nazar” mı değdi acaba?

Başkanının da dediği gibi, tam da “zaferden zafere koşarken” Meclis’teki başkanlık seçimlerinde fena çuvalladı…

Partiyi yöneten Ünal Üstel, keşke öncesinde bir Ankara yapsaydı da, partinin başına bunlar gelmeseydi…

Benim bildiğim, Ankara’daki “müminler”, bu adamları böyle “salma” bırakacak kadar “saf” değil…

İşin içinde mutlaka bir “bit yeniği” vardır…

Büyük bir olasılıkla Ünal Bey, jet hızıyla koşarken birşeyleri atladı, ya da eksik bıraktı…

Acaba diyorum, Ankara’daki Zaza asıllı politikacılar, bizim Baf Türkçesini anlamıyorlar mı?

Yoksa, AKP’li “abi”ler, bizim “Meclis Başkanı” seçimini pek ciddiye almadılar mı?

Başkan’ın, Başbakan’ın tayinini yapanlar…

Parti Başkanı tayininde canla başla çalışanlar…

Bakanları bircik bircik elekten geçirenler…

Nasıl oldu da, Meclis Başkanlığı’na gelince, gerekli “tayin”i önceden organize edemediler…

Yoksa, “Birbirinizi yiyin de sonra toparlarız” mı dediler?

Zorlu Bey için, “Bırakalım, sağlam bir dayak yesin, sonra bakarız” demiş olabilirler mi?

Tatar, Üstel, Ertuğruloğlu gibi siyasetçilere “yürü ya kulum” diyenler, Zorlu Bey’in önünün kesilmesine niye “müdahale” etmediler?

Ankara’ya karşı, bir kusur mu işledi Zorlu Bey?

“Anavatancı”lığında bir eksikliğini mi hissettiler?

Biat kültüründe bir açığı mı görüldü?

Valizinden “Kuran-ı Kerim” çıkacaktı da, başka bir şey mi çıktı?

Müslümanlığında, orucunda, iftarında, namazında, niyazında bir aksama mı oldu?

Her Tanrı’nın günü yaptığı ziyaretlerde, kabullerinde Erdoğan’a “şükran”ı eksik mi bıraktı?

Milliyetçilik dersen; Tahsin Bey’e de, Tatar’a da “dur şunda” diyecek bir Türklük heyecanı var Zorlu Bey’in…

Ne bileyim; ikide bir “Atatürk”ün adını kullanması, tüm “karizma”sının çizilmesine yol açmış olabilir.

Bu yüzden midir bilinmez ama gerçek şu ki; Zorlu Bey, tam 9 defa “dön babam dönelim” diye diye, adeta Baf’ın küllü küpüne sokup çıkarıldı…

23 ret, 23 kabul…

24 ret, 23 kabul…

25 ret, 23 kabul…

25 ret, 23 kabul…

Adam her oylamada 23 “kabul” alıyor… 26’yı bulamıyor…

Bıraksalar; 5. oylamada belki de 26’yı tutturacak…

Ama UBP; dere geçilirken “at”ını değiştiriyor…

Yeni “at” ise, tam 22 “evet”te kalıyor…

Buraya kadar UBP; tam üç tane adamını, “kıyma makinesinde” doğruyor…

Sucuoğlu’nu zaten ta baştan, evine gönderiyor…

Arkasından Töre’yi hastaneye yolluyor…

Kutlu Evren’in ise nereye gittiği belli bile değil…

Bu aşamada, CTP’nin yakaladığı “siyasi fırsat”ı kurnazca nasıl kullandığını gizlersek, tablo eksik kalır…

Meclis’teki tüm bu rezillikler, CTP’nin “erken seçim” stratejisi için “kaymaklı ekmek kadayıfı” gibiydi…

CTP bu “kriz”i fırsata dönüştürmeyi bildi ve “başkanlık seçimi”nin “kaos”a dönüşmesine ciddi katkı koydu.

Hatta; “pes” diyen Başbakan, bir ara erken seçimi kabul eder gibi açıklama yaptı.

Ta ki, Bay Tatar gelip “Aman ha, erken seçimi Ankara istemez” diyene kadar…

Oysa; herkes şunu biliyordu ki; Başkan UBP’den, yardımcısı ise CTP’den olacak…

CTP’nin “erken seçim” derdi olmasa, elbette geçmişteki gibi, partiler buna uyacaktı.

Bu arada, “kaos”a bir ciddi katkı da Ersin Tatar’dan geldi…

Ankara’ya “park açmaya” gitmesi, Meclis’te “vekâlet” sorunu yarattı ve kriz tam bir “maskaralığa” dönüştü…

Tatar’ın iç siyasete “Büyükelçi”yi de katması, onunla partileri aynı masada toplaması ise bir başka ayıbı…

En büyük siyasi “şirretlik” ise Zorlu Töre’nin hastaneden koşa koşa Meclis’e gelmesi ve yeniden aday olması, ikinci kez “tur”ların başlaması oldu…

Adam, ikinci kez; dört tur boyunca, 25’e kadar gitti, ama bir türlü 26’yı bulamadı…

Buna rağmen, “yenilen güreşçi güreşe doymaz” diyerek 5. tura katıldı…

Tam bir “etik dışı” hareketti bu…

Beşinci turda 23 oy aldı… Kendisini reddedenlerin sayısı ise 25’ti…

Oysa; 7 Mart 2022’de, 27 oy alarak Başkan seçilmişti. O zaman ret oylarının sayısı 21 idi.

Bu kez Meclis’te Zorlu Bey’i “zorla” Başkan yapmak isteyen bir tek kişi vardı. O da zorlu Töre’nin ta kendisiydi…

Ancak anlamadı, pistten de inmedi…

Vatan, millet, Sakarya’yı ağzından düşürmeyen…

Şehit kanlarından siyaset üreten…

Hiçbir cenazeyi kaçırmayan, her düğünde kuyruğa giren…

Bir adama bu yapılabilir mi?

Yapılabilir tabii… Hem de böyle “itibarı”nı yerlerde süründürerek…

Şimdi; Başsavcılık da “kazanmadın” dediğine göre, Zorlu evinin yolunu tutacak.

“Külliye”nin ilk Meclis Başkanı olacaktı… Kısmeti değilmiş…

Aslında soru şu: Bu Meclis’te neden “seçim” diye ısrar ediliyor?

CB tayinli, Başbakan tayinli… Meclis Başkanı da tayinli olsa ne çıkar?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “İncisini kaybeden istiridyeler” seni hep anacak Sevgül Uludağ…

İstiridye; kabuğunun içine giren küçük bir paraziti, organik bir...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: Yeni müşavirlere müjde: “maascekievegelsin.com”

Meclis-i Külliye’de geçen gün CTP vekili Erkut Şahali durumu...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Bizim çocuklar”ın başarısı ve hamaset…

Bir “başarı”ya, ne kadar da çok ihtiyacımız varmış… Ne kadar...

Türkiye bu olamaz… ELAM’a tutsak bir Başkan… — Hasan Kahvecioğlu

Türkiye’nin ana muhalefet partisi CHP’nin genel merkezinde geçtiğimiz Pazar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
894AboneAbone Ol

Son eklenenler

Arif Koşar yazdı: NATO 3.0, yapay zeka ve savaş koşusu

Silahlanmaya ayrılan bütçe, savunma sanayi anlaşmaları, Trump’ın Rahip Brunson...

Deniz İpek yazdı: Bir ülkenin gerçek özgürlüğü, satılık olmamasıdır

‘Arnavutluk satılık değildir.’ Haftalar önce Tiran sokaklarında yankılanan bu slogan,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Gerçekler yakarken, hesaplar kâr ve imha üzerine

Ortadoğu tek kelimeyle kaynıyor. Kaynıyor kelimesi salt bir çerçevede...

Pınar Demircan yazdı: NATO 3.0 ile Rusya Arasında: Türkiye için Çift Taraflı Kuşatma

Dünya, Ukrayna ve İran’a müdahalelerde görüldüğü gibi taraflarını Rusya,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Basitleştirme girişimli bir yazı denemesi

Pazarın sıcaklığı yükseldi. Boğucu hâle daha da tetikledi. Beyinler...

Marios Epaminondas yazdı: 1968 yazı

Toplumlararası çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez, Kıbrıslı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaş ve Kadın

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum ve Yunanlı milletvekillerinin...

Canlı yayın