arşivNecmettin ÇapaAÇIN BAKALIM - Necmettin Çapa

AÇIN BAKALIM – Necmettin Çapa

Eski defterleri karıştırma modası başladı şimdilerde. Hadi gelin bu hafta biz de bu modaya uyalım ve eski defterleri bir karıştıralım bakalım, insanlar üzerinde idari sistem ne gibi entrikalar çevirmiş.

Başlayalım başlamasına da, ama nereden başlayalım; “Özel Harp Dairesi’nden mi, Jitem’den mi, Hiz-bi Kontra’dan mı, yoksa devlet denilen varlığın kiraladığı milliyetçi çetelerden mi?

İnsan gerçekten nereden başlayacağını bilemiyor. Ama gelin öncelikle Kıbrıs’tan başlayalım Ankara’nın entrikalarına. Bilirsiniz, burası Özel Harp Dairesi’nin ilk harekat alanıydı ve bu harekat başladığında, 1974’ün temellerini atma amacı ile başladı.

Başarılı oldu mu?

Evet oldu.

Neden?

Çünkü aynı entrikalara salak Yunan Cuntası da eşlik etti.

Ve şimdi kayıp mezar arama curcunasına başladılar. Kim kimi nerede hayvanca vurmuş ve nereye gömmüş?

Kendi içerisinde infaz yapanların mezarları nerede peki?

Karısı güzel diye silah arkadaşını vuran, ne alemde şimdi soran varmı?

Özel Harp Dairesi’nin 1958-1974 arası faaliyet raporu ve kriptoları nerede?

Haaa, özür dilerim ben halen ateşkes yasaları ile yönetildiğimi ve askeri bir bölgede olduğumu unutmuşum ve bağışlayın bu soruyu sorduğuma.

Ama insan istemeden de olsa merak ediyor; “Siz kendi aranızdaki infazları ve talanları nasıl ve ne zaman açıklayacaksınız?

Bu ahali bunları açıklayacağınıza inanıyorsa, ben bu ahaliye aptal derim!

Bırakın 30 yıl, 40 yıl önceki entrikaları, son 15 yılın entrikalarını açıklayabildiler mi?

St. Barnabas’ı, İçi bomba dolu mavi Renault’u, Kutlu Adalı’yı, Yaşar Öz’ü açıklayabildiler mi?

Ya Abdullah Çatlı’nın Ada’ya girişini?

Veya defalarca dile getirilen Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın ada’da bir villada misafir edilişini?

Neyi açıklayabildiler?

Ergenekon’un Kıbrıs ayağı olan dosyasını bir TV kanalını almanın bedeli olarak kapattılar.

Haaa bunların hepsinin ortakları sağcılarımızdı diye aldanmayın sakın. Aslında en büyük günahları solcularımız işledi!

Sayın Talat’ın Akşam gazetesine verdiği bir demeç var ve o demeç tarihe gömüldü.

Ne vardı o demeçte?

“Ben saray’a geldiğimin ilk haftasında “Derin Devlet” ile tanıştım” diyordu.

Sonra ne oldu?

Kos koca bir hiç!

Neden?

Çünkü o dönemlerde CTP için Sol sadece bir kelimeydi, kulağa hoş gelen “Emek en yüce değerdir” misali.

Artık onların “AÇIL” sloganlarına karşı, Ankara’nın Aç bakalım, göreyim’i vardı.

Ve artık Kıbrıs’lılar “Sizleri savunuyoruz diyenlerin de bütün malını açtıklarını gördü.”

Neyi aydınlatabildiler?

Kendi yazarlarının katledilmesinden tutun da Galip Mendi’nin kara kutusuna kadar.

Neyi aydınlatıllar?

Soner Adem şimdi ortaya çıkmış; “ Elimizde Ergenekon ile ilgili, inkar edilemez dosyalar var diyor.

Ya kardeşim dalga mı geçiyorsun?

Askeri bölgede belge olurmu?

Eğer yüreği var ise, önce Talat açıklasın “Derin Devlet”in şeklini şemalini, ve Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın hangi dergah’ta misafir edildiğini.

İnsanlar bu memlekette, her konserde, her gösteride, her basın açıklamasında ve her toplantıda fişlenecek ve o fişler Sivil İşler Dairesi’nin arşivlerine gidecek, ondan sonra da o insan iflah olmayacak.

Oğ be, adı ne güzel “Sivil İşler” yani sadece siviller ile ilgilenen bir daire sanki!

Ne bileyim işte insan ilk bakışta öyle algılıyor. Ben sivilim, benim ile ilgilenen bir daire varmış gibi. Evet var ama benim dertlerim ile değil, benim kim olduğum ile, benim düşüncem ile, benim ilişkilerim ile ilgilenen daire bu!

Yani beni fişleyen bir daire bu!

Özel Harp Dairesi’nin kalıntısı diyemiyor hiç kimse.

Kapalı kapılar ardında yeminli bir yapı var karşımızda. Hani Denktaş’ın yemini var ya işte onun gibi.

Herkes yediği naneleri açıklamamak için yemin etmiş!

Ve bunun adı da “Devlet Sırrı olmuş”

Herkes her naneyi bu ada’da yedi de, ya yenilen canlara ne diyeceksiniz?

Aslında o yenilen canlardır sizin sırrınız. Ayağa kalkabilseler bütün yediğiniz naneler ortaya çıkar ve biz de eski defterleri karıştırma modasının peşine düşmeyiz.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

‘Kürdistan’ devam eden derinler!!! – Necmettin Çapa

Çözüm sürecine pembe gözlükler ile bakanlara bağzı şeyleri hatırlatmak...

Çözüm Laylaylomu – Necmettin Çapa

Çözüm demek, sorunun başından alıp sonuna getirerek tarihçesini ve...

Paranoyak devletlerin kirli cinayetleri – Necmettin Çapa

Paris, ezilen toplumların yoğun olarak sığındığı ve burada faaliyetlerini...

Kürdistan’a hoş geldiniz – Necmettin Çapa

Sakine, Leyla, Fidan… Onurlu mücadeleniz ile, onurlu anılarınız ve dik...

Olmaz olsun böyle kardeşlik! – Necmettin Çapa

Bir yılı daha geride bırakıyoruz, acısı ile, tatlısı ile...
4,487BeğenenlerBeğen
1,562TakipçilerTakip Et
3,957TakipçilerTakip Et
848AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Ortadoğu’da Kurban Bayramı çok buruk geçti

Kıbrıs'ı da genellikle iki kıskaç içinde Ortadoğulu da sayanlar...

D-79 Talimatı – Taner Akçam

Ekte orijinalini de yayınladığım bir belge var.  “1- Askeri Mekteplerimize...

Varlık barışı ve uluslararası alanda gri liste riski — Tuncay Kapusuzoğlu

I- Yasal düzenleme  Varlık barışı düzenlemesini de içeren kanun teklifi, 21...

Fetih söylemi ve Gezi hakikati — Gözde Bedeloğlu

29 Mayıs, İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümüydü. Haliç’teki törende...

Emek hareketi ve barış — Serdar M. Değirmencioğlu

Savaş karşıtları Almanya’nın Hessen ve Bavyera eyaletlerinde gösteriler düzenlediler....

Esas galip – Neşe Yaşın

Her günün bir iç müziği var. Bazen sabitleyemezsin bu...

Haydutluğun stratejik bağlamları — Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump’ın muhataplarına “Hadi oradan, densiz” dedirten...

Canlı yayın