arşivNecmettin ÇapaKürdistan’a hoş geldiniz - Necmettin Çapa

Kürdistan’a hoş geldiniz – Necmettin Çapa

Sakine, Leyla, Fidan…

Onurlu mücadeleniz ile, onurlu anılarınız ve dik duruşunuz ile hoş geldiniz yoldaşlar.

Bu halk sizleri hasret ile kucaklıyor, anılarınızı hiç unutmamak üzere yüreklerinin en üst köşesine kazıyor.

Sakine ile cezaevinden çıktıktan sonra tanışmıştık, İstanbul’da bir evde karşılaşma şansı bulmuştum. Cana yakınlığı ve mağrur duruşundan çok etkilenmiştim. Bir saate yakın sohbet ettik, siyaset üzerine, halkın acıları, yoksulluk ve Kürdistan coğrafyasının nelere gebe olduğu üzerine uzunca sohbet ettik Sakine ile.

Her sözünde, mücadelenin Kürdistan coğrafyasında çok daha acılı ve sancılı çetin geçeceğinden söz ediyordu. Bu mücadelede yediden yetmişe herkesin üzerine düşeni yapması gerektiği gibi payına düşen acıyı da çekmektedir diyordu ve Kürdistan’da kadınların bu mücadeledeki yerini keskin çizgiler ile altını çizerek anlatıyordu.

Gecenin geç bir vakti olmuştu ve Sakine ile vedalaştık, ilk ve son görüşüm olmuştu.

Televizyonda bu katliamı, fotoğraflar eşliğinde gördüğümde, içimden bir parça koptu,

Hüzün, acı, öfke ve nasıl oldu diye, bir düşünce karmaşasına girdim.

Ertesi gün toparlandığımda, katillerin hangi fitnebazlık peşinde olduğunu ve bu denli alçakça bir katliamı böyle bir süreçte,  kimlerin menfaati için işlediklerini düşündüm.

Henüz bir barış yok ortada, barışın şeklini bile henüz kimse görmedi ama sadece barışa gidebilecek umutların yeşerdiği, görüşmeler gündeme geldi ve sayın Öcalan ile görüşmeler başlatıldı.

Bu görüşmelerin hangi şartlarda yürütüldüğü bilinmiyor ama sayın Öcalan’nın bir kez daha en zor yaşayacağı günler başladı. Kürt Halk Önderi olarak, gerek Kürt halkının gerek ise gerillanın ağır yükünü dört duvar arasında sırtında hissederek T.C. yönetimi ile müzakerelere başladı.

Bu sürecin başlaması birilerini rahatsız ettiği, Paris’te Sakine, Leyla ve Fidan’ın katledilmesi ile ortaya çıktı.

Peki Kürt ve Türk halklarının barış içerisinde yaşama ihtimali kimleri rahatsız etti?

Katliam zanlıları olabilecek nitelikte sıralama yapalım.

1. İran

2. İsrail

3. Türkiye’nin Derin Devlet kalıntıları

Üçüncü sıradan başlayalım, Türkiye’nin Fıransa’daki Derin Devlet tetikçileri kendilerinde bu görevi vermiş olabilirler veya tamamen bu katliam ve benzer katliamlar için özel görevlendirilmiş olabilirler. Sayın Zübeyir Aydar defalarca böyle bir tim’in avrupa’da olduğunu söylemişti.

Bu ihtimal dahillerinde kabul edilebilir.

İkinci zanlı İsrail’in tarihten bu yana buna benzer katliamları taşeronlar vasıtasıyla işlediği bilinen bir gerçek.

Ancak İsrail’in, Ortadoğu coğrafyasının yeniden şekillendiği bu süreçte böyle bir provokasyona yönelmesi çok düşük bir olasılık.

Neden mi?

1.ABD Sayın Öcal ile başlatılan görüşmeleri son derece destekliyor ve bu konuda

Türkiye’ye gerekirse yardımcı olabileceğini bile iletti.

2. WikiLeaks’ın İsrail belgelerinde, İsrail’in bölgede Kürt’lerin otonom elde etmesini desteklediği ve bu konuda ciddi çalışmalar içinde olduğunu yazıyor

3. İsrail’in bu süreçte dikkatini tamamen Suriye’ye çevirmiş durumda ve İsrail Gizli Servisi Mossad’ın şu anda Suriye’de cirit atıyor konumundadır.

CIA ve Mossad’ın muhaliflere çalıştığı bilinen bir gerçek ve bu gerçeğe baktığımızda PYD güçleri ile Muhalifler arasında zaman zaman çıkan çatışmaları CIA ve Mossad’ın devreye girmesi ile sonlandırmaktadırlar.

Güneybatı Kürdistan’da zaman zaman MİT’in kontrolünde sızan ve PYD güçlerine saldıran çetelere karşı yine CIA ve Mossad’ın MİT’i devre dışı bırakarak müdahale etmesi, İsrail’in bu sürece karşı olan tavrını tamamen ortaya koymakta ve İsrail’in bu katliamda zanlı olabilecek ihtimalini son derece zayıflatmaktadır, yani bu ihtimal çok düşüktür.

Birinci sıradaki İran’ın katliam zanlısı olabilme ihtimali her açıdan ağır basmaktadır.

İran’nın Kürt halkına bakış açısı ve tarihçesi Haftaya.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

‘Kürdistan’ devam eden derinler!!! – Necmettin Çapa

Çözüm sürecine pembe gözlükler ile bakanlara bağzı şeyleri hatırlatmak...

Çözüm Laylaylomu – Necmettin Çapa

Çözüm demek, sorunun başından alıp sonuna getirerek tarihçesini ve...

Paranoyak devletlerin kirli cinayetleri – Necmettin Çapa

Paris, ezilen toplumların yoğun olarak sığındığı ve burada faaliyetlerini...

Olmaz olsun böyle kardeşlik! – Necmettin Çapa

Bir yılı daha geride bırakıyoruz, acısı ile, tatlısı ile...

Kavganız, Kavgamızdır – Necmettin Çapa

Bir değeri kaybetmenin acısı ile kaleme sarılmak bana o...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,916TakipçilerTakip Et
913AboneAbone Ol

Son eklenenler

Yücel Özdemir yazdı: Ukrayna ve İran’da son sözü kim söylüyor?

Ukrayna ve İran savaşlarının kısa sürede bitme olasılığı her...

Ecehan Balta yazdı: İklim finansmanı mı borçlandırma rejimi mi?

İklim krizi artık geleceğe ilişkin bir ihtimal değil. Kuraklık,...

Taner Akçam yazdı: İki büyük dalga depremleri ve yeni cumhuriyetin ayak sesleri

Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın geç döneminde başlayan ve cumhuriyette de...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tetiklenen savaş alanı ve Mısır oyuna doğru

Belli ki genel Amerikan Ortadoğu projesi sıkıştı. Üstelik Trump...

Mustafa Çıraklı yazdı: Guterres’in Ardından: Çözüm diplomasisi de değişmeli mi?

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti, büyük ölçüde...

Hediye Levent yazdı: Boğaz savaşları ve uçurumun eşiğinde bir kıta!

Hürmüz Boğazı’ndaki öngörülemez gidişata ek olarak yenilerde Bab El...

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Canlı yayın