iktibasAras CoşkuntuncelABD İran'da yenildi; Küba'da yüzünü kurtarma peşinde — Aras Coşkuntuncel

ABD İran’da yenildi; Küba’da yüzünü kurtarma peşinde — Aras Coşkuntuncel

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Geçtiğimiz hafta Trump’ın da finansörü Miriam Adelson’un başını çektiği İsrail lobisi, Kentucky eyaletinin temsilciler meclisi üyelerinden birinin Cumhuriyetçi Parti ön seçimlerini kaybetmesi için 35 milyon dolar harcadı; ABD tarihinin bir temsilciler meclisi ya da senato ön seçimi için harcanan bu en yüksek meblağı ve Trump yönetiminin yasaları da hiçe sayan çabaları savaş ve soykırım karşıtı Thomas Massie’yi ancak zar zor devre dışı bırakabildi. Massie, Trump’ın ikinci dönemi boyunca İran savaşının durdurulması, Epstein belgelerinin açıklanması ve İsrail’e silah satışı ve para yardımlarının kesilmesi için mücadele etti. Trump ve İsrail lobisi için zafer gibi görünen bu ön seçimin gösterdiği, Trump’ın kontrolündeki Cumhuriyetçilerin yaklaşan ara seçimlerde, üstelik secim bölgelerinin Cumhuriyetçiler lehine yeniden çizildiği bugünlerde, büyük yenilgi alacağı… Geçen hafta da yazmıştım, benzinin, etin, domatesin, kahvenin fiyatının İran savaşı ve gümrük tarifeleri yüzünden arttığı, Amerikalıların ekonomiye güveninin kalmadığı, yeni işe alımların dibe vurduğu, işçi kıyımlarının devam ettiği bu ortamda Trump rejimi, bu ortamın müsebbiplerinden biri olan İran savaşına devam edemez. Peki Trump ön seçimlere giderken çizilen karizmasını düzeltmek amacıyla ne yapabilir? Bütün bir halkı elektriksizliğe, açlığa mahkum eden halihazırdaki barbar ambargo ve abluka sonrası Küba’ya askeri bir operasyon yapabilir ve/veya İran’a göstermelik bombalar atabilir.

Nitekim Trump salı günü, umduğunu bulamadığı Çin ziyareti sonrası, sosyal medya üzerinden Körfez’deki müttefiklerinin talebi bahanesiyle ateşkesi uzattığını ilan etti ve mesajında sadece İran’ın nükleer silah edinmemesi şartını dile getirdi. ABD’de kasım ayında ara seçimler var; bu seçimler iki yılda bir başkan ve başkan yardımcısı dışındaki birçok federal makam için yapılan, temsilciler meclisi ile birçok senatör ve valinin belirlendiği seçimler. Cumhuriyetçiler yaklaşan yenilginin farkında, ancak ne her kritik seçime 35 milyon dolar harcayabilirler, ne de her seçim bölgesini yeniden çizebilirler. Son anketlere göre Amerikan halkının ekonomiye güveni son dört yılın en düşük seviyelerinde. Geçen yıla nazaran akaryakıt, et, sebze, domates ve kahve fiyatlarında büyük artışlar var. Açılan yeni iş olanakları sayısı 2008 krizi seviyelerine düştü. Cumhuriyetçi kongre üyeleri bile Trump’ın aleni yolsuzlukları karşısında homurdanıyor. Ara seçimlerde iktidardaki partinin çok da iyi sonuçlar almaması normal, ancak mevcut durumda olası bir ağır yenilgi Trump ve Trumpçılığa, yani bugünkü Cumhuriyetçi Partiye toparlaması zor bir darbe vurabilir.

Mevcut durumun daha da derinleşmemesi, yani Hürmüz Boğazı, gümrük vergileri, bazı nadir elementlere tekrar kısıtsız ulaşım gibi krizlerden sıyrılmak için, Trump rejimi İran savaşını bir sonuca bağlayıp Çin’in Tayvan dahil temel meselelerinde tavizler verebilir ve aynı anda hem içeride hem dışarıda kendi yüzünü kurtarmak için Küba’da bir operasyona girişebilir. Son birkaç günde bu tip bir operasyonun yasal ve politik altyapısı ambargo ve ablukanın sertleştirilmesi yanında, Raul Castro’nun yıllar önce CIA destekli terör gruplarına karşı Küba hava sahasını savundu diye Miami’de bir mahkemece suçlanması ve Anayasa Mahkemesinin ABD mülkiyetindeki bir liman işletmesinin, Küba’nın 1960 yılında el koyduğu varlıklar nedeniyle Küba’ya karşı dava açabileceğine hükmetmesi (Dolayısı ile benzer taleplerin önünü açması) ile örülüyor.

Aimé Césaire 1950’de[1] “Sömürgecilik Üzerine Söylev’inde sömürgeciliğin “bumerang etkisi”nden bahseder. Sömürgeciliğin “En medeni insanı bile insanlıktan çıkaracağını” öne sürer: “Yerlilere duyulan nefret üzerine kurulan ve bu nefret aracılığıyla meşrulaştırılan sömürgeci faaliyet ve sömürgeci fetih, kaçınılmaz biçimde onu üstleneni dönüştürmeye yönelir, sömürgeci de vicdanını yatıştırmak için diğer insanı bir hayvan gibi görme eğilimi içine girer ve kendini ona hayvan gibi davranmaya alıştırır ve nesnel olarak bizzat kendisini bir hayvana dönüştürmeye yönelir.” Makale bu noktaya vurgu yapıp durur: “Önce, sömürgeciliğin sömürgeciyi nasıl medeniyetten çıkardığını, kelimenin tam anlamıyla onu nasıl vahşileştirdiğini, alçalttığını, gizli içgüdülerini, açgözlülüğünü, ondaki şiddeti, ondaki ırksal düşmanlığı ve ahlaki izafiyeti nasıl uyandırdığını incelemeliyiz” der ve ekler, “Hiç kimse masum amaçlarla sömürgeleştirmez, sömürgeleştiren hiç kimse de bunun bedelini ödemekten kurtulamaz, sömürgeleştiren bir ulus, sömürgeleştirmeyi ve zoru meşrulaştıran bir ulus, zaten hasta bir medeniyettir; ahlaken sakatlanmış bir medeniyet. Karşı konulmaz biçimde bir sonuçtan diğerine ilerleyen bir medeniyet; öyle bir medeniyet ki bir yadsımadan diğerine, kendi Hitler’ini çağırır durur, yani kendi cezasını.” Ancak burada Césaire “bumerang etkisi”nden bahsederken sömüren ve sömürgeleştirilen üzerinden bir ark ortaya koyuyor, tarihsel bir yay çiziyor. ABD ise zaten yerleşimci sömürgeci tarihsel başlangıcını yerlilerin soykırımı ve Siyahların köleleştirilmesi üzerine inşa etmiş, yani insanlığa zaten hiç girememiş, dolayısı ile “insanlıktan çıkma” süreci de olmayan bir devlet. Küba’ya ya da kendisine, emperyalizme tehdit olarak algıladığı her ülkeye ve toplumsal harekete karşı her türlü haydutluk, barbarlık ve sahtekarlık beklenebilir.


[1] Césaire’nin henüz Kruşçev’in yalanlarına kanmadığı, Sovyetlerin Nazi Almanya’sına karşı zaferinden birkaç yıl, Çin devriminden bir yıl sonra, yani Cezayir’den Madagaskar’a her yerde isyanların dolaştığı yıllar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD 2026: Mussolini kupalarından sonraki en kötü kupa

Batılı birçok haber ve spor sayfası bilmem ne tarihinin...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Yeni düzenin yükselmesi Küba’dan geçiyor

Filistin’de soykırım, Lübnan’da işgal ve etnik temizlik; İran’a karşı...

ABD demokrasisi: Şirketler de oy kullanabilir — Aras Coşkuntuncel

ABD demokrasisi denen, Sovyetlerin dağılmasından sonra giderek vahşileşen ve...

Trump rejiminde benzin, hamburger, kahve baskısı – Aras Coşkuntuncel

Görünen o ki Trump rejimi yakında İran savaşını bir...

ABD dördüncü Reich mi? – Aras Coşkuntuncel

Sosyalizm ya da barbarca bir emperyalizm. Bugün karşı karşıya...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın