yaklaşımlarÖzkan YıkıcıABD de hava puslu! – Özkan Yıkıcı

ABD de hava puslu! – Özkan Yıkıcı

Hangi konuda olursa olsun, siz eyer genel bazı sorunlara veya yarınlık öngörülere sahip olmak isterseniz, mutalak araba bir ABD merkezine uğramanız şart! Hele de Kıbrıs sorunu ile inanılmaz nameler vurgularken, Türkiye aşkıyla önünüzü görmezden gelip “körler, sağırlar” duruşunda kalıyorsanız, yine de arada onların dediklerini değil de gerçekten orada olan gelişmeleri de izlemeniz gerekiyor. Hele de şu basit yanılgıya da düşmekten kurtulmak istiyorsanız, sadece işinize geleni değil de alehinize olanı da bilip, yorumlama yapmanız gerekmektedir. Bu acil gerçeklik, son bölgesel politikadaki kısgaç, Türkiye ABD yörüngesindeki çeşitlemeler ve Kıbrısla alakalı tek değil birçok senaryonun olduğu koşullar yaşanırken, ısrarla ABD merkezine uğryıp orada olanları da anlamak şart!

ABD sistemin temel motoru. Hernekadar eskisi kadar hegmonyası güçlü değilse de yine de ABD sistemin en güçlü merkezidir. Bilmem dikat etiniz mi: Eskisi gibi güçlü hegemonyacı olmama gerçeğinden dem vurdum! Özelikle Bop gibi önemli projenin Suriye bataklığına takılması, <cia Suriye stratejisinin iflas edişi, bölgesel “ılımlı veya siyasal islamın” çöküş eşiğinde oluşu ve tüm bunlarla, başta Ortadoğu bölgesel merkez güçlerin itifak kırılması da yaşaması ile birlikte,artık yeni düzenleme ile arayışlar da oluşuyor! Bunu Suriye stratejisindeki çöküş sonrası hamlelerde veya Türkiye sudiler eksenindeki kırılmalarda görüyoruz. İsterseniz Türkiye ile PYD eksenindeki olanlarla da bu hegegmonya gerilme gerçeğini de ekleyebiliriz!

Bunlar yaşanırken,yakın geçmişten de dersleri mutlaka anımsamalı! Önemli BOP projesinde çizilen temel stratejiden tıkanma halinde yeni arayışları da biryerde tutmamız gerekiyor. Buna önemli bir tesadüf de bu yıl yapılacak başkanlık seçimi ile şimdiden ortaya serilen siyasetlerin de gelecekteki öngörülerini de anlamaya çalışmayı dayatıyor! Sadece ABD projelerinden parayı alıp, onların dedikelri ile uzmanlık yapanları dinleyerek bu gelişmeler kavranmaz. Çünkü onlar, yukardaki para verenin istediklerini bize öğretmekle görevlidiler! Bu karmaşa eyer kısa zaman sonra da seçimle birleşiyor sa, temel olan anlayışla bazı önemli gelişmeleri, siyasal hamleleri,mümkünse seçim sonrasına erteleme tutumu da gayet doğaldır. Tabi ki eyer koşullar da buna uyuyorsa!

ABD biryanda hala çıkılamıyan temel Kapitalist ekonomik krizi yaşarken, Ortadoğudaki planları Suriyede çökerken, bunun artan sorunları hem hegemonyacılığa zarar verirken, etkileri ülke içinde de hisedilmeye başlandığı ortamda, başkanlık seçimine de gidiyor. Bu biranlamda hem sorunu erteleme şansını verirken, ayni zamanda seçim sonrası yeniden başka hamleleri de yapma olasılığı da sağlıyor. Unutmayın; ikinci Buş girdiği ırak bataklığı aşmazında, yeni seçimle Obama ile yeni bölgesel projeyi uygulama sıçraması gerçekleşti. Dış direk müdahale yerine, daha önde gösterme bölgesel güçleri öne çıkarma taktiğine geçildiydi!

Şimdi ABD yeniden yılın sonunda seçime gidiyor. Obamanın olmayacağı kesin! Dahası; ön seçimlerle anlaşılan, Obamanın görüşlerini de savunan kazanmayacak. ABD çevrelerince “Şahin politikacılar” kazanacak. Bunların ayni zamanda Ortadoğu için daha dinci, mezhepci hegemonya esrumanını da kulanacağı probagandası yapılıyor. Trunpo veya Bayan Klintonun Obama dengesinde yumuşak veya diplomasiyi de önemseyen siyasetciler değilerdir! Gösterge ABD hegemonyası için sert ve dini esrumanlı başkanların seçileceğine dayirdir. Buna hiç gülmeyin! Zamanında Neoliberaleşmede ABD seçmeni Reygını seçerken,çoğu “nasıl olsa uygulayamaz” kaçışı ile konuyu hafife aldı. Yaşananlar malum! Yine BOP projesi için ikinci Buş adaylığına alaylarla bakıldı. Oysa ABD hegemonya kesimi seçimi çalarak, Kazanan ALgorun oylarını saydırtmayarak seçimi Buşa teslim etiler! Sonrası yine malum! Şimdilerde yine tıkanma ile kriz döneminden geçiliyor. Başta ABD bu krizi yönetemez halde. Yeni hamleler için, değişik politik simgeye ihdiyaç var. Adayların savundukları oldukça tehlikelerle örülü! Yine duymazlık veya “nasılolsa yapamazlar” teslimiyet bahanesi hakim. Oysa savundukları ile sonuçta halkta karşılık bulup seçilecekler! Kriz ve aşmazlarla, dünyayı idare etme refleksi, bunlara tıpkı “Reygın ve Buş gibi” de zemin getireektir. Bunu gözden kaçırmayalım.

Şimdiden oluşan duranlıkta “B planları” zaten seslendirilip, karşılık da buluyorlar. Hele de artan sorunlarla oluşan başarısızlıklara “mülteciler” gibi yeni boyutlaaar da ekleyince, ırkçılık ile sertlikleri kafalarda normaleştirdi. Obama bazı daha üst krizleri şimdilik kontrol la engelemek peşinde. Ama, yeni planlar şimdiden piyasada. Ayrıca; Ortadoğuda olduğu gibi Türkiye ile Sudilerin kontroldan çıkıp askeri macera ile kendi hegemonyacılık hamleleri de vardır. Sorun sadece karşıtlarda değil, iç dosların da kontroldan çıkıp uydulaşma politikları da yaşanıyor. aABD pPYD ile Türkiyeyi hala ayni eksende tutamayacak kadar çaresiz kalıyor!

Şüppesiz ayni bilmece Kıbrıs için de geçerli! Nitekim ağır ağır çözüm dışında yeni senaryolar konuşulur oldu! Türkiye enson Su hamlesi ile enazından Kuzey Kıbrısı ilhaklaşma ile sömürgeleşme ağlarına sıkıştırdı! Atılan her adım ilerde çözüm dense de Kıbrıslılara belli ki hiçbir şey brakılmama hamleleri giderek yoğunlaşıyor. Akıncının su konusunda tavır koymadığı veya sözcü olmadan Barışın dedikelri ile şimdilerdeki onca konuşma hırsına rağmen, diline kelepçe vurmasının de sorgusu mutlaka yapılmalıdır.

ABD bölge için yeni senaryolar da eyer işler yolunda gitmez se seslendiriyor! Yılın sonunda seçim de vardır. Adayların profülü adeta faşist imgeli! Ama hegemonyacı Amerikan başkanı da olacaklar! Erdoğana bakıp nedemek istediğimi daha iyi anlarsınız!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Şimdi de yeni isimle finansman krizi yaşanıyor: Manipüle etme

Genelde Türkiye medyaları izlenir. Üstelik şu anda dolmuş seyahatçisi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsveç seçim sonuçları üzerine

İsveç'te parlamento seçimleri tamamlandı. Sonuçlar netleşti. Hükümet olan sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Eski cumhurbaşkanı Taçi 25 yıl ceza aldı

Kıbrıs'ta yaşamanın önemli siyasal dikkat alanları da oluşturur. Salt...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bilgisizlik, çıkarla kaynaşınca

Hafta başı tatilde olan meclisimiz toplandı. Bir sürü karar...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,902TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Özgür Gürbüz yazdı: Türkiye COP 31’e hazırlanıyor

Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı iklimi...

Özkan Yıkıcı yazdı: İki kavramdan sıyrılmak umuduyla

Lefkoşa'da dar eksenden sıyrılmak istedim. Her konudaki iki kuramın...

Canlı yayın