Kıbrıs iktibasNidai MesutoğluAB Parlamentosu Türkiye “İlerlememe” Raporunu kabul etti - Nidai Mesutoğlu

AB Parlamentosu Türkiye “İlerlememe” Raporunu kabul etti – Nidai Mesutoğlu

Avrupa Birliği’nin her yıl hazırladığı Türkiye Raporu bu yıl yine yayınlandı. Bu rapor aslında AB ile Türkiye’nin üyelik için yıl içinde yapılan görüşmelerin ilerlemesini göstermek amacıyla hazırlanırdı.  Gelinen aşamada Türkiye’nin yönetim şekli AB’nin temel ilkelerinden hızla uzaklaştığı için adına “ilerleme raporu” denemiyor. İlişkilerde gerileme olduğu açıkça görülüyor.

Erdoğan liderliğinde AKP iktidarı iktidara ilk geldiği yıllarda AB’ye tam üyelik vizyonu olduğunu her fırsatta söyledi. ABD’nin BOP projesinin bir parçası olan Erdoğan iktidarı AB ile olan ilişkilerin gelişeceğine tüm batı dünyasını inandırdı.

Annan Planı sürecinde çözümden yana görünerek referandumda “evet” çıkması yönünde politika geliştiren AKP yıllar içinde bu konuda samimi olmadığını kanıtladı.
Erdoğan, dış politikada güvenilmez ve özellikle komşuları ile sorunlar yaşayan içeride otokrattık ve İslami bir devlet yaratma sürecine yönelen bir lider olarak görülmektedir.

Tüm bu olumsuzluklalar rağmen hem ABD’nin hem de AB’nin Türkiye’den ve Erdoğan’dan vazgeçememesinin tarihsel sebepleri vardır.

Türkiye’yi NATO’ya sokarak emperyalizmin silahlı gücü yapanlar şimdi de AB’ye göçü önlemek için Türkiye’ye para karşılığında gardiyanlık yaptırmaktadırlar. Dünyayı sömürmek için insan hayatını hiçe sayan emperyalizm Erdoğan yönetimindeki Türkiye’yi çıkarları için kullanışlı olarak görmektedir.

Özellikle Erdoğan’ın Putin ile olan ilişkileri NATO ülkelerini tedirgin etmektedir. Buna rağmen Putin ile Ukrayna ve NATO ülkeleri arasında arabulucu rolü oynamasına ses çıkarmamaktadırlar. Şimdiki beklentileri Ukrayna limanlarında tahıl ihracatının yeniden başlatılması konusunda Erdoğan’ın Putin’i ikna etmesidir.

AB parlamentosunda Türkiye raporu üzerine konuşan parlamenterler bir yandan Türkiye’nin AB üyelik sürecinin sonlandırılmasını önerirken diğer taraftan da NATO üyesi olarak Türkiye’den vazgeçilemeyeceğini söyleyerek özel statülü ülke olarak görmek istemektedirler.

Yıllardır emperyalizmin maşası olan Türkiye iktidarları için değişen bir şey yoktur.

Erdoğan’ın son seçimlerden sonra tekrar AB üyelik hedefini gündeme getirmesi hiçbir AB ülkesinde ciddiye alınmadı. Tüm ülkeler bu taktiğin ekonomik krizden çıkama için uygulamak istediğini söylüyorlar. Türkiye’de özgürlüklerin her geçen gün kısıtlandığı, düşünce suçundan gazetecilerin ve kendi yönetimine muhalif kişileri uyduruk gerekçelerle hapishanelere dolduran Erdoğan insan hakları konusunda AB normlarının çok uzağındadır. Ne söylerse söylesin inandırıcı değildir. AB ülkeleri söylemden çok eyleme bakarak değerlendirme yaparlar.

Kıbrıs Sorununun BM parametrelerine göre çözülmesini her fırsatta vurgulayan AB Türkiye’nin iki devletli çözüm modeline kesinlikle karşıdırlar. Gümrük Birliği anlaşması içinde limanlarını Kıbrıs Cumhuriyeti gemilerine açması gerektiğini belirtiyorlar. Bu anlamda hazırlanan rapor ile Türkiye AB ilişkileri 180 derece zıttır.

AB, Kıbrıs sorunun çözümü için ağırlığını koyma niyetinde değildir. Bu görevi ABD’den ve NATO’dan beklemektedir. Bu anlamda Emperyalizm ne zaman çözümü çıkarları olarak görürse o zaman görüşmelerin başlaması kaçınılmazdır. Bu da hiçbir zaman Kıbrıslıların çıkarına olmamıştır ve olmayacaktır.

Kıbrıslılar emperyalizmin yarattığı sorunun çözüm merkezi olarak ABD ve NATO’yu gördüğü sürece bize düşen ger zaman acı ve göz yaşı olmuştur.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Osmanlı’nın son yıllarında Düyûn-ı Umûmiye ve Erdoğan’ın tutumu – Nidai Mesutoğlu

Sürekli duyduğumuz bir söz var: “Tarih tekerrürden ibarettir” Anlamı...

Erdoğan’ın Sisi ziyareti ve bir fıkra – Nidai Nesutoğlu

Sosyal medyada kullanıcıları büyük olasılıkla bu fıkrayı biliyorlar. Haber...

Din bezirganlığından din tüccarlığına – Nidai Mesutoğlu

Bezirgan sözcüğünü şimdiki nesil bilmez. Yaşı 60’ı aşmış olanlar...

Kıbrıs Sorunu, Erdoğan ve Can Atalay – Nidai Mesutoğlu

Sol dünya görüşünü savunmak ulusal değil sınıfsal bir düşünceyi...

Nikos Hristodulidis’in paketi bireysel haklar verirken toplumsal haklardan söz etmiyor, en can alıcı nokta budur

Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis aylar önce duyurusunu yaptığı...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
930AboneAbone Ol

Son eklenenler

George Koumoullis yazdı: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kronik ikiyüzlülüğü: Doros Loizou, Tasos Isaak ve Solomos Solomu cinayetleri

Üç cinayetin özeti, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yüzleşmekten kaçındığı bir gerçeğin...

Marios Epaminondas yazdı: Şehir Surlardan Çıkıyor

Bir asır önce yaratılmasından bu yana Lefkoşa'nın canlı bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türg Hegemonya İnşasında; Türkiya’nın Paralı Ordusu SADAT

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (SADAT)...

Özkan Yıkıcı yazdı: İzlanda halkı AB ile görüşmelere hayır dedi

Bizde pek konuşulmadı. Zaten çoğu konu resmi duruştan toplumsal...

Taner Akçam yazdı: Wo warst du? Sen neredeydin?

‘Wo warst Du?’ – ‘Sen Neredeydin’ 1968 Alman gençlik...

Ecehan Balta yazdı: Nepal felaketi bize ne anlatıyor?

Nepal ile Tibet sınırında yaşanan son sel felaketi, ekolojik...

Neşe Yaşın yazdı: Ver elini Eylül

Bazen insan öylesine yoğun bir iletişim ve duygu skalası...

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Canlı yayın