Son günlerde önemli medya kanalları bir seçimi öne çıkardılar. Olaya bakılacak olursa, daha seçim başlamadan tahminler net biçimde Paşinyan’ı gösteriyordu. Üstelik genel siyasal haritaya göz gezdirirseniz, Ermenistan ne süper güç ne de bölgesel merkezi bir devletti. Üstelik ekonomik olarak da oldukça kötü durumdadır. Birkaç sıralanan özellik ise ilgili seçimlerin önemsenmesini resmen sıfıra doğru çekmektedir. Hem sonucu malum, hem de etki gücü de oldukça cılız. Ama bilinen sonuçla dahi öne çıkması, bize başka bir gerçeklik verir. Ermenistan seçimleri, özde, sandıkla kutsanan tüm sorunlar merkezinin artık çökmüş halini kanıtlar. Tabii ki seçimleri sorgulayıp da temel nedeni de yakalarsanız. Oysa tüm muhalefet hareketlerini korkutarak bellekten sildiren emperyalizm, hâlâ sandık ifadesini temel çözüm aracı olarak sunmaktadır. Siyasete bakmadan, memleketin ilişkilerine gözetlemeden, uygulamadaki demokratik güçlerle sentezleşmeden, sadece her sorunda sandık deme ezberini getirdi. Sandığı öylesine soyutladı ki kamuoyu değişimden umudunu kestikçe katılım hep azalmaktadır. Tabii seçim dönemindeki baskı ve rüşvetler de işin cabasıdır.
Yine de seçimler yerine geldikçe konuşulur. Hatta bizimki gibi bir paradoks da olur. Seçim süreci olmayan dönemde “herkes birbirinin aynıdır” tekerlemesiyle konuşulur. Fakat seçim sürecine girince, önemli bir kesim gerek çıkar gerekse cezalandırma adına da sandığa gider. Bunu da ekleyelim.
Son günlerin konuşulan Ermenistan seçimleri gerçekleşti. Tahmini sonuç da netleşti. Paşinyan kazandı. Batı yanlısı Paşinyan seçimi aldığını zafer konuşmasıyla da açıkladı. Elbette bu şu demekti: batıya yaklaşıma hız verilecek. Rusya giderek Güney Kafkasya’yı kaybediyor. Bu da genel sistemsel ilişkinin karşılığıdır. Aslında Paşinyan olayı ilginçtir: 2018’de seçimi kazanınca, hem de Rusya denetimindeyken, açıkça batıya yöneldi. Özellikle Fransa ve sinsi biçimde İngiltere eksenli politikaya açıkça geçişe girişti. Öyle girişti ki yeri geldiğinde Rusya’ya da eleştirel davranışlar yaptı. Okuma derecesi o denli batı paranoyasına takıldı ki Azerbaycan’ın geliştirdiği ilişkilere önem vermedi. Özellikle Fransa ile ilişkileri ilerledi.
Karabağ sorunu gibi konularda Ermenistan artık Rusya ekseninde çelişkili bir hal aldı. Nitekim batıya güvenerek ilişkilerin gerilmesine kapıldı. Azerbaycan başta doğrudan Türkiye ve İsrail ile geliştirdiği askeri ittifaka, İngiltere’nin gizli ama etkin desteği, fırsatı kollayan Amerika’nın olayı bütünleştirme politikasını uyguladı. Sonuçta 2023’teki yeni savaşta Ermenistan kaybetti. Herkesin kaçınarak söylemediği şu: Rusya, Paşinyan’a Azerbaycan işgali altındaki topraklardan çekilip Karabağ sorununun görüşmelerle ele alınmasını önerdi. Paşinyan güvendiği batıya kapıldı ve reddetti. Oysa süren savaşta kaybediyordu.
Sonuçta Karabağ’ı da kaybetti. Ama yapılan savaş sonrası tüm girişimlerden de kurtuldu, seçimi dahi aldı. Genellikle yenilen liderlerin savaş sonrası bırakın kaybetmeyi, resmen siyaseti bırakmaları gibi bir gelenek vardı. Ermenistan batıya kaymaya devam etti. Birçok tuttuğu toprağı da Azerbaycan’a vererek anlaşma yaptı. En önemlisi Azerbaycan ve Ermenistan açıkça Amerika ve İngiltere’yi Güney Kafkasya’ya soktu. Öyle soktu ki Rusya’nın kontrol etmeyi beklediği Zengezur Koridoru Trump’a verildi — hem de doksan dokuz yıllığına.
Bu gelişmelerle Ermenistan Pazar günü seçimlere girdi. Peşinen Paşinyan kazanacak adaydı. Zaten muhalefetin eleştirilerine de önem veren yoktu. Batı kamuoyuna ısrarla Paşinyan satışı yapılıp kazanacağı reklamında epey mesafe alındı. Örneğin muhalefet milyarder liderinin hapiste olduğu haberi dahi verilmedi. Yaşanan gerilimlerle ilgili de bilgi yok. Sadece “Paşinyan’ın kazanması halinde batıya yaklaşılacağı, bölgenin teknolojik merkezi olacağı” sunumları yapıldı. Dahası seçime kısa süre önce AB, Ermenistan’da önemli bir konferans toplantısı düzenledi.
Ruslar olanaklarını ölçüsünde elbette müdahale etti. Fakat Paşinyan öylesine Batılılaştı ki Rusya’dan gelen bazı gıdalara dahi yasak koydu. Ama ısrarla tarafsız gerçek yorumcular Ermenistan’ın enerji bağımlılığını hatırlatıyor. Ne var ki çoktan batı ülkeye adım attı. Rusya şu anda kaybediyor. Kuşatma stratejisi gelişiyor. Çin, koridor hesabı nedeniyle bu konuda ses çıkarmıyor; fırsatla pay alma peşinde. Ama Ermenistan’ı en çok destekleyen güney komşusu İran da tedirgin haldedir.
Bir emperyalist Kafkasya çıkarmasına seçimle de devamına tanık olununca şimdi sorumuza yanıt gelsin: ülkedeki seçim sonucu malumdu. Fakat batının propaganda aracı olarak Kafkaslarda güçlendiğini de belirtmek gerekiyordu. Gündemleşen seçim ülke için devam olurken, emperyalist yapının Kafkaslara iyice yerleşip genişlemesinin algı ve propaganda açısından önemli bir malzemesiydi. Kılıflar falan olacak. Otoriterlik ile baskı varken Paşinyan’ı demokrat sunmak veya sandığın tercihi demek, yenilen yemeğin yanına konulan turşu gibi oluyor.
Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



