9 Aralık 2025, Salı
14.8 C
Lefkoşa
yaklaşımlarÖzkan YıkıcıÖğretim doğallaşması - Özkan Yıkıcı

Öğretim doğallaşması – Özkan Yıkıcı

Son günlerde artık bataklığı aşan çirkefin saçtığı pislikler güncelleşmek zorunda kaldı. Türkiyedeki mafya çeşitleme gelişmeleri, K. Kıbrısta yeniden müdahalelerle şekillendirmeler ve içte yalanla talanın saydamlaşıp artık çuvala sığmaması durumu eğitime dek yansıdı. Sektörlerde rant ve mafyacılık yolsuzlukla güzelleşip artık sorgulanma zorunluluğuna dek sokuldu. Bir makamlık döneminde tam 16 ünüversite izni veren makamcı ilk kemere takılan şanlılardan oldu. Herkes konu yanına “nereye dek gidecek” sorusunu da sormaya başladı. Artık sökülmeye başlayan çorap en başta eğirimi sarmalarken, eklenen her olgu sistemin tümüne ayna yeniden tutmamıza da yararlı oldu.

Hepsine dokunmak mümkün değil. Makale sınırlı. Ama bu defa bir eğirim doğaşlaması yapalım. Nelerin olup da bir şey değişme yerine “yola devam” edilmenin doğaşlama dolaşımını yapalım.

****

Daha sistem oluşurken mübarek ilişkiler temel oldu. Yandaşa göre paylaşım ve torpil ilkesi eğitimin de ayağına kurşunlar sıkmaya başladı. Örneğin, Öğretmen kolejine girişteki torpiler, kulüplere dek varan kontejanlar çoktan unutuldu. Yine öğretmen ihdiyacı olup ünüversite çıkışlı olmasına karşın sıf yandaştır diye lise diplomalıların öğretmen yapılması gayet kolay şekilde yapıldı. Değişik laflar söylendi. Yine daha ileri gidip lise diplomalının dört yıl geçici öğretmenlik yamasıyla öğretmen sauılma rüşveti de verildi. Burada öğretmen olmayan ve ünüversite çıkışlının az olduğu süreci kastetmiyorum.

Neyse, gelelim sahteleme meşurluklarına: Ahmet Derya sağdır. Doksanaltı yılında tam da makamdan gidecek ken, bonbayı patlatı. Tam altı sahte lise diploması verildiydi. Bu diplomaları alanların ise önemli birokrat makamlarına konulduğu da hemen akla geldi. Hat da önemli siyasal birokrat görevlerine de atananlar oldu. Ama altı sahte diplomaları kimse ileriye taşımadı..

İki yıl sonra DAÜ olayı patladı. Uluslararası ilişkiler son sınıf öğrencileri, sınavda Kıbrısın yerini dahi gösteremeyen öğrenciler çıktı. Siyasalın ünlü profesörü de bunları eleştirip bölümü tamamlatmadı. Etraf kaynadı. Öyle kaynadı ki benim hocaya uyardığım gerçeği hoca pratikte yaşadı. DAÜ den resmen kovuldu. Yine devamında hem de Türkiye medyasında da çıkan haberler vardı. Kıbrısa dahi gelmeden diploma alanların olduğu açıklanıyordu. Ama tınan yoktu.

Bazı sahte diploma veya adaya gelmeden diploma alan konusunu yazdım. Hemen rahmetli ismet Kotak başta olmak üzere bana yazmamamı, ekoomik deyer ve göz bebeklerimiz laflarıyla karşılık verildi. Ünüversiteler artıyordu. Örneğin DAÜ ve Lefke ünüversitesinde görevden almaya varan davranışların da arkası gelmedi.

***

Kervan sürdü. İlk ve orta eğirim artık kamusaldan çoktan çıkarıldı. Özel okular, dersaneler ve evdeki ders vermeler konuyu adeta ticari rüşvet randına çevirti. Üstelik ikidebir de sınıf direk geçirilerek okuların sınav dönemini de daha anlamsız hale sokuldu. Bol ünüversite gelişmesi ise parayı öde diplomayı al tekerlemesini yaratı. Artık kolay ünüversite diploması alma dönemi de başladı. Bol bol dıştan öğrenciler de sosyal alt yapısı yaratılmadan dolduruldu. Konu sektörleşme olarak da övüldü. İşe alınanlar ve nol kira evilerinin kazancı insanlarda yeni kazanç ekseni de oluşturuldu.

Uzatmayalım: Kemal Dürüs döneminde bol bol izin verildi. Tam 16 ünüversite izni verildi. Şu anda konu olan SRB de ayni dönemde izin verildi. Omorfolulara ayran yaptırıldı. Ama daha konu gündeme gelirken, arazi oyunları da gazetelerde yine de yazıldı. Örneğin, Kemal beyin izin verdiği sayının güneyde tüm ünüversite sayısının çok üstündedir. Ama dedik ya burası ünüversiteler adası olacaktı ve oldu. Cenet mi ise tek iyi olmayan alan da öğretimdi. Diplomaların sorgulandığı bilginin deyerinin sıfırlandığı ortam oldu. Hem sahte hem de kolay diploma imgesi sonucun kendisi oldu. Köyler dahi yıkık evlerin milhoner arata hayali ile ünüversite istiyordu. Kalkınma ve istihtamın ikinci önemli atresi ünüversite oldu. En önemli tartışma ise başta KTMMOB mimarlık konusunda ve TBB tıp fakültesi alaında uyarılar oldu. Kimse takmadı. Bol doktor kolay diploma adeta herkesin gözünü karartı.

Ünüversite kaydı artık inan kaçakçılığından tutun kaçak işçiliğe dek etki yaptı. Ojluşumlar oldu. Sonuç elbet bir yerden patlayacaktı. Ünüversite içi, ünüversiteler arası, yönetim pasta kavgası, Türkiye Kıbrıs eksenli ve Türkiyedeki gelişmelerin buraya yansımaları gibi birçok alanda patlama dinamiği vardı. Nitekim son STB olayının arkasında hangisini korsanız var. Hepsinin de yararlanacağı bölümler var. Ama kim fırsatı kulanıp kazanır o biraz karışık. Bu arada gözden kaçırmayalım: konu yargı alanında da epey sarsıntıya adaydır. Yargıda nereye dek gidilecek, yargıdan çok güçler dengesinden yakalanacak. Nitekim Turgay Avcı tutuklama süreçlerindeki çelişkiler bunun mesajıdır. Ama kim fırsatı kulanır net değil. Üstelik şimdilik söylenenler Türkiye sahibi ile buradaki işbirlikçilik kırılmasının başlangıç olduğu ifade ediliyor.

Yargıdaki tehlike şu: herkes olayın sarhoşluğunda ordan oraya savrulurken, örneğin çaktırılmadan gizli tanıkla tutuklama yapma emsaliyle yargımıza sokulması olanaklıdır. Önceki sanmak fiyili ile suçlamaların yapılıp uyguanması veya yasak kitap olayı sanırım gereken uyarıyı da almak önemlidir. Metin bey bu konuda gayet tecrübelidir. Kulağımıza küpe olsun.

Sonuçta, öyle bir ünüversite sahte diploma hikayesi yazılmaya başlandı k daha baştan en üst birokratlardan tutun ünüversiteleri denetlemesi gereken YÖDAK dek uzadı. Eski makamcılar, birokratlar, mukayyitler ve müdürler.. dahası da var. Şimdiden korkup da “acaba” endişesinde olan siyasiler de var. Vekil ile makamcı adı da var. Fakat en pişkin yine eğitim kurumu başındaki kişide. Herhalde Nobel pişkinlik ödülü de ona verilsin. Baalım pimle oynanan ünüversite konusu onca pastasına ve karışanın çeşitlenmesine karşın nereye dek gidecek. Yargı çaktırmama değişimine dönüşecek mi. Bu soruları dikkatli izleyerek anlayacağız.

Diğer yazıları

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Bölgesel açılımlı roldeki Türkiye – Özkan Yıkıcı

Son günlerde hem açıklamalarla hem de davranşışlarla oldukça çalkantılı...

Neden “vay be” karşılığına raslamıyoruz? – Özkan Yıkıcı

Bir üllke düşünün: başbakan müşteşarı hava alanında yurt dışına...
4,157BeğenenlerBeğen
947TakipçilerTakip Et
4,002TakipçilerTakip Et
745AboneAbone Ol

Son eklenenler

Devrimin Bugünkü Anlamı Nedir? – David McNally

David McNally’nin Spectre Dergisi’nin çevrimiçi etkinliği öncesi etkinliğe çağrıyı...

Afrika gerçeklerinde, Benin darbe hamlesi – Özkan Yıkıcı

Çok önemli bir algısal tutsaklıkla başlayacam: genelde sistemleştirme düşüncesi...

Esad sonrası birinci yılındaki Suriye – Özkan Yıkıcı

Bir yıl öncesine gidelim: suriyenin rejimi resmen çöktü. Esat...

Fışkılık 2 – Şener Elcil

Geçtiğimiz haftaki yazımda Türkiye’den arayan gazeteci arkadaşımın “düşmanı dışarda arama...

Stratejik illüzyon! – Fehim Taştekin

ABD Başkanı Donald Trump, küresel hegemonya savaşını kendi narsist...

Anımsayarak kelam gevezeliği – Özkan Yıkıcı

Her döneminde tekrarlardım: seçim sürecine girince, önceki tüm yaşananlar,...

Kıbrıs Cumhuriyeti’ni adadaki “Eşit Kurucu Ortaklar” mı kurdu? – Niyazi Kızılyürek

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin sui generis bir devlet olarak doğduğuna literatürde...

Canlı yayın