yaklaşımlarÖzkan YıkıcıAfrika kıtası gündeme taşınırken - Özkan Yıkıcı

Afrika kıtası gündeme taşınırken – Özkan Yıkıcı

Rusyada yapılan Afrika zirvesi, Nijer darbesi, kıtadan gelen büyük göç dalgaları ve korkunç katliyamlar sonucu, kıta pek de istenmese de dünya gündemine geldi. Özellikle Fransız emperyalist etkisinin azalması konusu sömürgecilik geleşcek rekabeti için oldukça tartışmalar oluşturdu. Büyük kıyımlar, yaşanan savaşlar, açlık tehlikeleri, sağlık sonucu ölenler, sömürülerek katletmeler gibi konular yetmezmiş gibi batının yaratığı iklim bozulmasında katgısı olmayan Afrika halkları da bedeli ödeme paradoksu da artık normeleşti. Kıtadaki olaylar genelikle görmezden gelinip sömürünün devamlılığı için yeniden üretilme hamleleri de sesiz sedasızcasına sürdürülmektedir. Son rekabet eksenindeki kırılmalar ve Nijer gibi yoksul önemsiz gibi algılatılan ülkedeki darbe, birden birilerine Afrika konusunu hatırlatır hale soktu..

Bir çok ülkenin direk Afrika bağları var. Fakat bunlar konuşturulmaz. Örneğin, Türkiye Libyada hem de askeri taraf olarak var. Direk çatışma içindedir. Aynen Somalideki gibi. Fakat, Türkiye kamuoyuna Libya veya Somali konusunda tek söz edildiği çok nadir hale sokuldu. Alınan rol ve kimlerin kazandığı hiç haberleştirilmek istenmez.

  1. Kıbrısta da sokakta birçok Afrika ülke insanına şu veya bu vasıfla raslanır. Öğrenciden tutun, emekçiliğe dek her türden Afrika insanı var. Bunlara etiektler konulur. Nijeryalı kuramı sık sık kulanılır. Fakat, Nijeryada nelerin olduğunu, nasıl yaşandığı konusunda bilgi sıfır derecede. Sadece rant kazandıran öğrenci ve ucuz emek gözüyle yaklaşılır. Bazen de buranın koşullarıyla kökleşen Mafya tipi konularda da Nijeryalı imgesi “kurtarıcı” gibidir.

Yine, bir işçi veya öğrenci kimliği ile Demokratik Kongolu insanlar da görürüz. Brakın orada olanları, yerini dahi bilen az. Oysa D. Kongodaki bazı bölgelerdeki isyan ve önemli can kayıpları yanında konunun bölgesel gerilime dek geldiği bilgilerine hiç raslanmaz. Sadece Kongolu dneilip geçilir. Benzer nice Afrikalı ülke insanıyla karşılaşırız. Liberyalı denip de bunun nedemek olduğunu soran kişi çok. Hep bizim anlayışımızla bakış oluşturulur. Ama onları buraya getirip gerektiği gibi kulanım durumarına rağmen, ilgili ülke gelişmeleri, yaşanan koşulalr hiç de öğrenilme zahmeti de yoktur…

Afrika kıtasında bizim eksenimiz bile onca etkilerine rağmen bilgisizlik de ikili olunca, yerine göre kulanım fırsatıyla bunlar damgalanır. Hep görmezden ve bilmezliğe vurulan kıta insanı işimize gelince kulanılan, türkiye gibi bölgesel güç için savaş tarafı dahi olunur. Yıllardır ve hat da asırlardır Kapitalist dünya Afrikayı sömürdüler. İnsanları alıp köle gibi kulandılar. Yer altı kaynaklarını alarak onları yoksul brakırken, kendileri servetlerine servet katı. Bu nedenle Nijer darbesi korkulara neden oldu. Nijerin uranyumunu alıp nüklerde kulanan, askeri üstleri olan Altınıyla deyer artıran batı, Nijer gibi bir ülkeyi elde tutmak için her türlü yalana baş vurması da ormaldır.

Afrika, Kapitlist sistemin sömürge yüzüdür. Avrupa ve Amerika doğayı katlederken, bunun olumsuzlukları Afrika insanları tarafından ödeniyor. Kuraklık ve doğa afetleri sonucu Afrikadan önemli göçler oluyor. Bunlar mafya tipi yapıların da ağına doluyor. Afrika Avrupa çizgisi mezarlarla doldu. Birçok kirli karanlık ilişkilerin insan faciyalarının mezarı halinde yükseldi. Onun için çok önemli olmadıkça emperyalist medyalar Afrika haberi yapmaz. Binlerce insan ölümü veya savaşlara fazla dokunmazlar. Dokunsalar, ibre onlara döneceklek. Sahi Sudan savaşı, Etopyanın Trikye katliyamı, Kongodaki zaman zaman bölgeseleşen çatışmaları, çöl blgesindeki cihatçı hamleleri nedense sorun olarak hiç gündeme taşınmıyor. Ama, uranyum tehlikesi, altın kayıbı ve askeri üst olmanın deyişme şansı olunca hemen akıl vermeğe başlarlar. En tuhafını da ekleyelim: Nijere karşı askeri müdahaleği savunup “demokrasi” diyen Senegal başkanı, kendi ülkesindeki yaklaşan seçim döneminde, muhalefet liderini hapse koyması gibi paradoksal gerçekler kıtada oldukça yaygındır.

Kısaca, Afrika, Afrika gibi yaşamalrıyla gelip giden gündemlerle, istenmese dahi taşınıyor. bBu mücadele kıdtadaki sömürgesel koşuların deyişmesiyle daha bir rahata ulaşacakları da kesindir.

Diğer yazıları

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamından günümüze – Özkan Yıkıcı

Şu itirafı yaparak konuya gireceğim: Sürekli makale yazmaya başladığım...

Propaganda gücü ile gözden kaçırılanlar – Özkan Yıkıcı

Bölgemiz son aylarda, hem de kirlinin de ötesinde, savaşlarla...

Parlamento seçimlerine günler kaldı – Özkan Yıkıcı

Güneyde Kıbrıs Cumhuriyeti parlamento seçimlerine günler kaldı. Ayın son...

1 Mayıs daha geride kalırken – Özkan Yıkıcı

dünyada bir gün vardır ki resmî kıskançlıktan sıyrılarak meydanların...
4,412BeğenenlerBeğen
1,492TakipçilerTakip Et
3,964TakipçilerTakip Et
830AboneAbone Ol

Son eklenenler

Hürmüz krizi Türkiye ve Suriye için fırsat mı? – Hediye Levent

Hürmüz Boğazı’nın merkezde olduğu ABD-İran krizi hâlâ devam ediyor...

Yeni nesil kapitülasyonlar – Mahir Ulutaş

Türkiye’nin son yıllarda enerji ve doğal kaynaklar alanında ardı ardına imzaladığı...

Paşinyan’ın kıvrak siyasal dansları – Özkan Yıkıcı

Ermenistan’da önemli bir zirve yapıldı. Avrupa ülkeleri ve Kanada...

Savaş imparatorluğu ABD: İran’ın stratejik savunma taktikleri – Volkan Yaraşır

İran savaşı ateşkes momentiyle yeni bir aşamaya geçti. Savaş...

Katledilmelerinin 54’üncü yılında onlardan ilham almaya devam ediyoruz – İhsan Çaralan

Bugün 6 Mayıs 2026!Deniz, Hüseyin ve Yusuf’un vahşice katledilerek...

Deniz olmak ve Denizleri aşmak… – Mustafa Yalçıner

Hedef belirten sloganı biliyorum. Tabii ki “Deniz olunmalı”!Hedefini “Deniz...

Filistin’den Kürecik’e Denizlerin mirası – Yusuf Karadaş

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan idamlarının her...

Canlı yayın