Kıbrıs iktibasLevent Atikoğlu'zaman aşımı' deyince mağduriyet ortadan kalkmıyor… - Levent Atikoğlu

‘zaman aşımı’ deyince mağduriyet ortadan kalkmıyor… – Levent Atikoğlu

Talan, istila, işgal, ihmal, istismar… Bireysel mağduriyete yaklaşımınız, hiyerarşik yapıyı güçlendirmekten öteye gitmiyor. Bir memleket meselesi olarak kabul etmemekte ısrar ettiğimiz ‘bireysel’ mağduriyetler, hastalıklı ihmaller kültürün içine işlemiş ve iliklerimize kadar nefret, kötülük, işgüzarlık örneği olmuş durumda. Gökkuşağı utanacak halde artık yağmurdan sonra gelen toprak kokusunu bastıran hırslara…. Son otuz yılda yaşanmış onca ihmal örneğinden konuşuyorduk bir arkadaşla geçenlerde. Örtbas edilmiş birçok ihmal, memleketin derdi olması için ‘zaman aşımına’ uğramamış olması gerekiyor belli ki. Kültürel ve tarihsel gidişat olarak ihmal mağdurun lehine değil de aleyhine kullanılır ve hiçbir şey yapamayız, yapmayı seçmeyiz, vakti geçmiştir demekten başka… En kırılgan mevzulara gönderme yaparken onun adını değiştirmek en marifetli olduğumuz işlerden biridir bu yerde: İhmalin sonuçlarını, etkilerini, sebep olduğu psikolojik ve fiziksel tahribatı kapatmaya çalışınca; bir sorunu çözüp öbürünü daha az önemli bulunca, ortadan kaldırdığınızı mı zannediyorsunuz?

Partisel çıkarlarınızı, eş dost ve ahbap ilişkilerinizi zedelememe endişesi; gün olur da işiniz düşer dediğiniz insanları sorgulamamayı seçerken, yarattığınız o sorunlu kısır döngüyü idame etmekten başka ne yapıyorsunuz?

Bazı yasaları (sırf sizi ilgilendirmediğini ve çıkarlarınıza hizmet etmediğini düşündüğünüz) zaman aşımına teslim olduğunu düşünüp sorgulamazken, bir diğer tarafta da en büyük insan hakları savunucusu olduğunuzu dillendirmek nasıl bir çelişkidir? Vicdan; işinize gelen ve çıkarlarınızı destekleyen yasaları revize etmek ve değiştirmek için mi var sadece?

İnsan hakları aktivizmi mi yaptığınızı düşünüyorsunuz?

Köklü ve kapsayıcı bir değişiklik yapmadan, karar mekanizması gücünü ellerinde bulunduranlar aldığı tüm nimetleri, fonları, aralarında ‘adilce’ paylaşırken, bazıları da işgale ‘hak’ talana ‘hukuk’ diyor. İnsan haklarını da ‘ücretli aktivizm’ temelinde sözümona çeteleşerek sağlıyor.
Oysa bireysel mağduriyet dediğiniz ve zaman aşımı engeline karşı göstermek istemediğiniz o mücadele; bir memleket meselesidir aslında. Eğer ihmaller, istilalar, istismarlar sizi ilgilendirmiyor diye düşünüp tüm gücünüzle her şeyi olduğu gibi kabul edip, mağdur olanların da sessiz kalacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü bu bir memleket meselesidir.

Bir kadın arıyor beni ve diyor ki: Senin imzan olmadığı için müşterimiz yanlışlıkla başkasının hesabına aktardığımız parayı alamıyor ve mağdur durumda. Siz ne kadar da yüzü kızarmayan, içine işgüzarlık işlemiş durumdasınız öyle…

Aynı hassasiyeti yıllar önce evinden kovulmuş, yedi göbek yerli ve içinizden biri olan o kadına göstermemenizin sebebi nedir? Maddi çıkarlarınız uğruna büründüğünüz o rezil haller bariz bir şekilde er ya da geç ortaya çıkıyor.

Bu ihmal çukurunda yalan ve işgüzarlık sizi ele veriyor günün sonunda.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın