yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYeniden 1 Mayıs’a gelirken - Özkan Yıkıcı

Yeniden 1 Mayıs’a gelirken – Özkan Yıkıcı

Dünyada bazı günler vardır ki önemi tartışılmaz. Mücadele ile kazanılarak, bedel ödenerek yerleşir. Yerleştikçe kazanan kesimin amaçlarıyla da daha da önemsenir. Tam aksi, ilgili günü yaratanların gücü azalıyorsa aynı şekilde gün de erozyona uğrar.

Bir Mayıs, emeğin sermayeye karşı mücadelesiyle kazanıldı. Epey bedel ödendi. Mücadele edenler iftiraya uğradı, idam edilenler oldu. Amaç, daha güzel bir dünya için mücadele idi. Çalışanların daha fazla hak kazanma kavgasının aynası idi Bir Mayıs kazanımı. Gün, bedel ödenerek kazanıldı. Bu mücadele ile birlikte emeğin de gücü evrenselleşen örgütlenme ile gelenekselleşti. Sınıfsal mücadelenin ezilen kesimin bayramı ve mücadele günü hâline geldi.

Artık evrenselleşen gün hâline gelen durum, aynı zamanda her yıl meydanlardaki sesle emeğin de sorunlar karşısındaki gücünün aynası oldu. Daha ileri veya geri mesajlar da alınıyordu. Bir Mayıs salt kutlama veya eylem günü değildi; sınıf mücadelesinin geldiği yer, ezilenlerin kapitalist sistem içindeki seçenek konumunun da aynası olan gündü. Yaşanması veya gerilemesinin de kıyası hâlindeydi.

Giderek Bir Mayıslar salt emek değil, ezilenlerin genel tutumlarını da yansıtıyordu. Bir ortak paydaş direniş gücü hâlini aldı. Ezilen sınıf, haklar, sömürge halkları, kadınlar gibi birçok kesim o gün meydanlarda ses verip kapitalizmi sorguluyordu. Gerileme hâlinde ise sistemin daha da yerleştiğinin kendisi idi. Tabii ki giderek savaşa karşı barış, ekolojik bozulmaya yönelişi engelleme gibi öteki sorunlar da yılın bir günü olan Bir Mayıs’ta hem de meydanlarla taşınıyordu.

Bu yıl da Bir Mayıs’a geldik. Önemli tarihî geçmişi vardır. Artık etrafımız salt bir değil, birçok sorunla dolambaçlandı. Öyle dolandı ki savaşlar gelgit şekliyle en modern teknolojik boğuculuğunda katliamlar yapılıyor. Soykırımların normalleşip her tarafın tahrip edilip yıkıldığı savaşlara tanık oluyoruz. Ekonomik kriz oradan oraya gelip vuruyor. Karşıtı yok. Seçenekler ise sistem içi servet aktarımında savaş politikasının uygulanmasıdır. Uygarlık çöküşünden gericilik siyasal iktidarlara gidişatın hızla yol alışının koşullarındayız.

Ne yazık ki haklara en çok saldırıya uğrayan dönemdir. Hak yerine sadaka ile yönetme süreciyle otoriter şekilde yönetme seçenekleri oldukça hızla yayılıyor. Bunlar bir anlamda ezilenlere hem hak kaybı hem de krizin bedelini ödeyen kesimler olarak oradan oraya savrulmaktadır. Savaşlara karşı olmak, krizlere seçenek oluşturmaya dek önemli sorunlardaki emek seçeneği ne yazık ki en seçeneksiz olduğu döneme de geldik.

Bir Mayıs fırsat mı belli değil. İnsanlar çürüyen kapitalizme karşı direnmek ve seçeneklerini sunmak için önemli bir ortak mücadele buluşma günüdür. Ben ilgili günü izlerken aklım hep şu noktada olacak: Onca kapitalist çürümüşlük ile ezilen halklara karşı saldırılar karşısında ezilenlerin sesi gür şekilde meydanlarda yankı bulacak mı sorusuna yanıt arayacağım. Zamandır emperyalist sistemin ne yapmak istediğini kirli uygulamalarla yaşıyoruz. Bakalım Bir Mayıs’ta ezilenlerin karşı duruşunun nerelerde bulunduğunu da sinyal şeklinde almayı umut ediyorum. Meydanlarda gürleyecek sesle emperyalist kirli karanlığa karşı “biz de varız” seçeneğinin ne denli gelişip seçenekleşme olasılığını anlayacağız.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın