yaklaşımlarÖzkan YıkıcıYeni bir kayış mı? - Özkan Yıkıcı

Yeni bir kayış mı? – Özkan Yıkıcı

Slovakya ülkesini, bazen güncel akışımızda da duymamız mümkündür. Slovakya elçiliğinde yapıllan ve bazı Kıbrıs siyasal partielrin katıldığı toplantılar, belirli aralıklarla düzenleniyor. Hesapta, adaya çözüm konuları konuşuluyor. Ayrıca, özellikle Annan planı sürecinde Slovakyaya gidişler de etkinlikler amacıyla yoğun gerçekleşme fırsatı da yaşandı. Slovakyaya ilişkisel yakın olanların dahi, oradaki gelişmeleri de pek bilmedikleri öteki acı gerçeğimizdir. Nitekim, son Slovakya seçimleri gereğinden fazla dünya kamuoyunda yer aldı. Çünkü klasik tutum dışında olacak gelişmeler ihtimalleri vardır. Yanlış anlaşılmasın, deyişim sistem içi kayışla alakalıdır. Emperyalist rekabet sürecindeki yer deyiştirme veya politik ayar amaçlı konumdan söz etmekteyim. Geçen hafta sonu Slovakyada seçimler gerçekleşti. Seçimlerde klasik batı diliyle daha Rusya yanlısı kesimler seçimden kazançlı çıktı. Seçimlerde birinci gelen parti, Ukrayna savaşında ters görüşler savunuyor. Üstelik eski başbakanın da olduğu partiydi. Halk ayaklanmasıyla ve öldürülen gazeteci suçlamasıyla istifa eden Fiko, yeniden partisinbni birinci sıraya taşıdı. Başbakan olma olasılığı da kualisyon kurma halinde kesin derecesine yakındır.

Konuyu daha iyi anlatmak için, bazı ek bilgiler verelim: Slovakya, Ukrayna savaşı başlarken, ilk silah gönderen ülkedir. Ülkeğe Ukraynalı göçmenler de geldi. Ayrıca Rusya karşıtı duruşuyla da önemli yer alıyordu. Başta ABD ve İngiltere Ukraynaya bazı desteklerini Slovakya üzerinden gerçekleştiriyorlardı. Bir anlamda batılı emperyalist ülkeler, elerini ovuşturup, askeri sanayilerine karlar sağlarken, bedelini de Ukraynaya karşı olan ülkelerin ağırlığına yüklüyorlardı..

Slovakya seçimleri, bu nedenle Ukrayna politikası ekseninde de önemli yer buldu. Ukraynaya destek verilmesi, Rusyaya karşı politikalara hemen uyması ve bedelerini de ödemeleri, gelen Ukrayna göçmenlerinin yeni mali sorunlar yaratması, konunun ülke düzeyinde duyarlı hale gelmesini getirdi. Öyle ki bir önceki dönemde istifa etirilip suççlanan Fiko yeniden seçimi kazanarak aralık verdiği koltuğa oturma şansına ulaştı. Slovakyadaki deyişimde yaşanan sorunalr ve ödenen bedellerin tepkisinin de rolü  tartışılmazdır.

Bu koşullarda gerçekleşen parlemento seçimlerinde Ukrayna yoğun şekilde tartışıldı. Kazanan kesim, açıkça Ukraynaya karşı silah aktarımını durduracaklarını söylediler. Rusya ile ilişkileri de düzelteceklerini belirtiler. Eklemek gerekir: Slovakya, hem AB üyesi hem de Natoya dahildir. Fakat, Ukrayna savaşı nedeniyle oluşan sorunlar, en çok Anti Rusya tutumunda olan komşu ülkelerde dalgalanmalar da oluşturdu. Filandiya ve isveç hem de sosyaldemokratlar döneminde hızla bağımsızlıktan Nato üyeliğine daldılar. Polonya ve Slovakya ise gönülü savaş lojistiğine ve göç almaya hemen şartsız katıldılar. Fakat, ödenen bedeler ve krizdeki Ukrayna gerçeği bazı kesimlerde rahatsızlık yaratmaya doğru kaydı. Üstelik Rusyadan sağlanan enerji sorunu ortaya çıkarken, gelen göçmenlerin yüküne de kimse destek vermiyordu. Ukrayna liderinin şımarık ve nazi tutumu ise belirli anti faşist duyguları da canlandırdı. Slovakya seçim sonuçlar bu nedenle ilk deyildir. Kısa zaman önce, Polonya da hem de savaşın anti Rusya ateşleyicisi yönetim dahi silahn göndermeme kararını aldı. Slovakyadaki seçimler, doğu Avrupadaki esintileri karıştıracağına benziyor. Amerikanın ve genelde mperyalist kolektif batı güçlerinin Rusyayı kuşatma stratejisi sıkıştıkça, sorunların da artacağı kesin. Hele de komşu olup yükünü çeken ülkeler de sıkıntıları artarken.

Slovakya seçimleri sonlandı. Bir paradoksal gelişme dalgası karmaşrışık sorularla sürüyor. Ermenistan birçok kaybetme karşılığında Batıya koşup Rusya ekseninden ayrılırken, en son Slovakyadaki seçimler de tam tersi Batının Ukrayna Rusya politikasından kayma tehlikelerini işaret etmektedir. Slovakya seçim sonuçları bu bakımdan önemlidir. Hele söylenen şekliyle Ukrayna savaşında batılı Anti Rusya çizgisinden Rusyaya yaklaşma hamleleri  de olacaksa, durum yeniden karışacağı kesin. Ermenistan batıya koşup Ukraynaya deste atarken, önce polonya ve şimdi de Slovakya tam aksi yönde kart göstermektedir.

Genel deyerlendirme ile bağlayacak olursak: algılarla deyil, tarafların yandaşı olanağı ile bakmayıp, gerçeklerle sorgulayınca: emperyalist çağın rekabet gerçeğini yaşıyoruz. Kayışlar olması da doğaldır. Hele saplanan aşmazda, bedel ödeyen veya fırsat kolayanların hamle yapmaları da sürpriz deyildir. Bu kırılmalar ise bataklıkta sürünce, bazı yeni arayışları da gündeme getireceği muhtemeldir. Slovakya sistem deyiştirmedi. Emperyalist stratejik rekabetin nifus alanı mücadelesindeki ağırlığı nedeniyle, eksen kayışı olasılığını kulanma ihtimali çıkıyor. Emperyalistsiz dünya yorumları hep eksik veya batının algı oeprasyonunda kulanılan kişiler haline gelme tehlikesini de gözden kaçırmayalım.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sonbaharda ısınan Fransız sokakları

Şöylesine bir haber düşünün: “K. Kıbrıs'ta bazı talepler sonucu...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hafta sonu esintilerinden pazartesiye düşenler

Yeni bir haftaya doğru yaklaşmaktayız. Artık ekim ayında bulunuyoruz....

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Gıbrız Cumhuriyeti Bayra’ı Asmag Yasagdır?

Koray Başdoğrultmacı ve Çinem Sonel’e… 2011 yılında Koray Başdoğrultmacı Birleşik...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Siyasi Eşitlik Nemize Yetmez? Unutmamalıdır ki İfrat İfret Doğurur!

Kıbrıslı Türkler 1882 yılından, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulana kadar (1960)...

Fehim Taştekin yazdı: Amerikan çekilmesi ve ulusal egemenlik: Hoş ama içi boş bir seda!

Irak 2003’teki işgalle birlikte kaybettiği egemenliğini, Amerikan güçlerinin çekilmesine...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sansürün kamusal bedeli

Türkiye’de hak ve özgürlüklerin alanı daraltılırken uygulanan yöntem hiç...

Özkan Yıkıcı yazdı: Bosna Hersek makalesi kararına gelirken

Cumartesi yine Lefkoşa'dan uzaklara doğru yolculuk yaptım. Bu defa...

Canlı yayın