arşivAli Sarıtepe“Yargıya talimat verdim” - Ali Sarıtepe

“Yargıya talimat verdim” – Ali Sarıtepe

Kategori:

‘Kuwetler ayrılığı’nı dibine kadar red eden bir bakış açısı.

Böyle bir bakış açısının çoğulcu siyaset anlayışına denk düşmeyeceği ayan beyan belli. Çoğulculuğa uyuyor mu diye baktığımız zaman ona da uymamaktadır. Tamamen tek kişinin hükümran hallerini anlatan bir ifade tarzı olarak, ifade ediliş olarak durmaktadır. Bugüne kadar ki söylemlerinde kullandığı bu ifade ya da eylem ifade biçimi olarak ele almaya kalksak bile, siyaset dilinin bütününe baktığımız zaman Tayyip Erdoğan’ın ‘hükümranlık siyaseti’ni yaptığını görmekteyiz. Ve bu tarzında onda egemen karakter halinde olduğu da ortadadır.

‘Kuwetler ayrılığı’ yönetme tarzının olduğu devlet biçimlerinde; yönetme organlarının kendi içlerinde anayasadan aldıkları güçle, görev tanımlamalarıyla onların işleyiş ve karar alışlarında özerk/bağımsız olmaları, onların en başta gelen kurumsal kimlikleridir. Bu karakterdeki kurumlara talimat veren kişi en başta anayasayı ılga etmeye başlamış demektir.

Ülke politikalarını oluşturmak ve karar altına alıp yürütmeye görev vermek parlamentonun görevi ise, böyle bir davranış biçimi parlamentoyu/yasama organını yürütme organının altına düşürmek anlamına gelmektedir. Bundan da önce, yürütme organını yönetme konusunda olan siyasi partinin matematik karakterinin oluşumunu kayleye almamak demektir.

Siyasi iradenin, silsilelerin irade toplamı olması gerekirken; tek adam iradesinin ipotek halleri ortaya çıkmış olmaktadır. Bu durumda da seçmenler ve seçilenler siyasi irade yaratma imkanlarından muhrum edilmiş olmaktadırlar.

Seçtiği dosyaların dokunulmazlık karekterini ortadan kaldırmak için palamentoya fezlek hazırlayan/hazırlatan Erdoğan tüm bu halleri yapmışken, ortaya çıkaracağı sonuçlar açısından da facialar yaratacak bir hale gelmiş durumdadır.

Türkiye toplumunun temsiliyet karakterine sahip olduğunu söyleyen/olan AKP; BDP blok milletvekillerinin dokunulmazlıklarını meclise taşımakla, kendisinin Türkiye karakterini hızla ortadan kaldırmaya başlayacaktır.

AKP’li Kürt parlamenterler ya toplumun hassasiyetlerini gözlerine merkez alıp, hem tabanlarından kopmayacaklar ve hem de bu tavırlarından dolayı Kürt seçmenlerin AKP’den kopmasının önüne geçeceklerdir. Ya da genel başkanlarının fütursuz söz ve davranışlarına kendilerini endeksleyip hem kendi seçmenlerinden kopmayı yaşayacaklar ve hem de AKP’de ki Kürt seçmen oranının sona yaklaşmasının yol taşlarını döşeyeceklerdir.

Diğer yandan, parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması kararı çıkarsa: Türkiye toplumuna bir arada yaşamamak için siyasi güvensizlik tohumları serpilmiş olacaktır.

Kendi iradesinin meclis dışına atılmasını gören Kürt toplumu, bir arada yaşamanın zemin anlatımlarından biri olan parlamentonun bu işlevden arındırılmış olduğunu görecek. Dilek ve taleplerini ifade etme zemininden uzaklaştırılan Kürtler ciddi bir şekilde güven sorununu sorgulamak durumunda kalacaklardır.

Cumhuriyetin en önemli korkularından olan Kürtlerin ayrılması sorununu ne yazık ki devlet politikası olarak ortaya çıkarılmış olacaktır.

Sorun çoğaltarak sorunlar çözülemedi. O zaman sorunları çoğaltmadan barış-demokrasi-özgürlük üçlemesinin Türkiye toplumunun varlığının olmazsa olmaz teminatı olduğunu bilince çıkarmak bir zorunluluk olarak önümüzde durmaktadır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO liderler zirvesi sonlanırken

Aylardır gündemde dolaşan, iki günlük toplantı yapılan otuz altıncı...

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Canlı yayın