Kıbrıs iktibasAziz Şah"Varsın gitsinler, burada işsiz kalıp da başımıza bela kesilmeleri daha mı iyi?"...

“Varsın gitsinler, burada işsiz kalıp da başımıza bela kesilmeleri daha mı iyi?” – Aziz Şah

Kategori:

Yedidalgalı bir abimiz ailesini, eşini ve iki kızını da alıp Norveç’e göç etti. 110 bin Kıbrıs Cumhuriyeti yurttaşı Türkçe konuşan Kıbrıslı içerisinde 40-50 bin kişi ya kalmış ya kalmamış bir cemaat için bu büyük bir haberdir…

Yedidalga nire, Norveç nire!

22 Ocak 2018’de Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Türkiyeli yerleşimciler Afrika gazetesini taşlarla sopalarla linç etmeye geldiğinde, karşı kaldırımda durdular, gazete kapatıldıktan sonra da değişmeyen eski “Avrupa” tabelasına baktılar:

-“Avrupa bura da Afrika nire?” dediler…

İşte öyle, Afrika’daki Yedidalga’dan Avrupa’daki Norveç’e göç etti Cemil Şah ve ailesi.

Fotoğrafta gülümseyen küçük kızlarına ve eşine bakıyorum, fotoğrafın üstüne Cemil abinin yazdığına bakıyorum, aklıma Denktaş geliyor:

-“Kurmuş olduğunuz bu torpil ve sistemsizliğin sistem olduğu bozuk düzende bize yer kalmadığını anladık ve artık bizim olmayan güzel ülkemden ailece ayrılıyoruz” dedi Cemil abi göçerkana…

Denktaş’ın sözü geldi aklıma. “Gelen Türk giden Türk, beğenmeyen çeksin gitsin” sözü değil… Başka bir sözü daha var Denktaş’ın pek bilinmeyen:

-“Varsın gitsinler beyim, burada işsiz kalıp da başımıza bela kesilmeleri daha mı iyi?”

Türkiye’de bir döneme damga vuran dergilerden “KİM”de çıktı Denktaş’ın göç eden Kıbrıslı Türkler hakkındaki bu sözü, 20 Temmuz 1960’ta henüz daha Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ilan edilmediği, müzakerelerin ve hazırlıkların sürdüğü günlerde…

1990’larda Girne’de Türkiyeli bir yerleşimci Kıbrıslı bir aileye saldırdıktan sonra “Kimlikle Girişlere Hayır” eylemi yapılınca Denktaş, “Gelen Türk giden Türk, beğenmeyen çeksin gitsin” diye kükremişti. Ancak bu “Gelen Türk giden Türk” meselesi ta 1960 yılına kadar uzanıyor işte…

Kıbrıs Cumhuriyeti bile kurulmamış henüz, “konsesyonal” olarak adlandırılan nüfus dengesine dayalı, nüfusa oranla temsiliyet modelinde üniter Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş hazırlıkları sürerken, Denktaş,

-“Varsın gitsinler beyim, burada işsiz kalıp da başımıza bela kesilmeleri daha mı iyi?” diyor…

“KİM” dergisi Denktaş’ın bu sözüne çok kızıp bir yazı döşedi…

Menderes’e karşı muhalefet eden “Kim”ciler Denktaş ve Doktor Küçük’e de “Küçük Menderes” diyordu. Hatta Denktaş “Kim”i Kıbrıs’taki İngiliz sömürge idaresinde mahkemeye bile vermişti! Ama işte aynı Türk aydınları sonradan Denktaş’ı Atatürk katına çıkardı…

Kontrgerillanın ilk saldırdığı gazetecilerden İlhami Soysal, katledilen Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Cavit Orhan Tütengil ve Mümtaz Soysal, Çetin Altan, Doğan Avcıoğlu, Hüseyin Korkmazgil, Bülent Ecevit gibi isimlerin yazdığı “KİM”de Denktaş’ın göç eden Kıbrıslı Türklerin arkasından söylediği “başımıza bela olacaklarına gitsinler” sözü için şöyle deniyordu:

-“Her ay Kıbrıs’tan hicret edenlerin arkasından Kıbrıs Türklerinin iki numaralı lideri, Rauf Denktaş böyle söylüyordu. Gidenler gitsindi… Ötede Rum Cemaat lideri Ada’da mümkün olduğu kadar yerleşmek ve çoğalmak için bilgili ve müşfik bir idare tesis ederlerken, beri tarafta Türk cemaati liderleri yarattıkları baskı idaresiyle, kendi vatandaşlarını Ada’dan kaçırıyorlar ve arkalarında da bir beladan kurtulduk diye seviniyorlardı. Hani bu gidişle cemaat küçüle küçüle sadece Denktaş’ın ve Doktor Küçük’ün taraftarlarından ibaret kalacaktı. Onların sayısı da pek kalabalık değildi. Doktor Küçük ve Denktaş kendileriyle kader birliği yapmış bir takım sadık adamlarla işlerini yürüteceklerini sanıyorlardı… Muhaliflerini ve korkuttuklarını adadan kaçırmayı marifet sanıyorlardı. Şimdi yetişmiş insan cevherine en fazla ihtiyaç duyulduğu bir sırada dışarıdaki okumuş, meslek sahibi olmuş Türkleri tekrar Ada’ya döndürmek gibi idealist bir cereyanı yaratmak dururken bizim Küçük Menderes mukallitleri kaçırma-sindirme siyasetlerini devam ettiriyorlardı. Ada’da liderlerin etrafında teşekkül etmiş bir menfaatçi zümrenin dışında herkes gayri memnundu. Denktaş’ın arkalarından sevinç çığlıkları kopardığı gidenler, artık eskisi gibi işsiz güçsüz değildi. Artık küçük esnaf ve sanatkârlar kaçıyordu”…

Norveç’e kadar uzandı göç kervanımız… Gençlerden sonra aileler göç ediyor, ama Denktaş’ın anıt mezarı tamamlanmadığı için şikayet de edersiniz değil mi?

(24 Haziran 2023 tarihinde Avrupa gazetesinde yayınlanmıştır)


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kıbrıs Cumhuriyeti’nden yadigar AKPA iskemleleri – Aziz Şah

Türkiye, Kıbrıs’ta “her türlü çözüm”e karşıdır. Bunun için de...

Evrodo değiliz, Kıbrıs Cumhuriyeti var – Aziz Şah

Aynı duvara kaç defa toslayacağız? Badadez, enginar ve narenciye üreticisi...

Türk işgal güçleri BM Barış Gücü’ne neden saldırdı? – Aziz Şah

Herkes dozerlerle BM araçlarına yapılan saldırıyı gördü. Esas saldırı...

Tampon bölgede BM Barış Gücü’ne saldırı – Aziz Şah

Ankara’nın kuklası Tatar’ın emriyle “Kıbrıslı Türklerin Birleşmiş Milletler Barış...

Pile-Arsos yolu: Kaçakçılık ve şenlendirme (yerleşim) politikası – Aziz Şah

TC’nin işgali altındaki Kıbrıs’ın kuzeyinden BM sorumluluğundaki tampon bölge/yeşil...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,900TakipçilerTakip Et
964AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs gerçeklerinden Gröland anlaşması

Yeniden belirtmekte fayda vardır: Her araştırmacı mutlaka bulunduğu coğrafyanın...

Özkan Yıkıcı yazdı: Almanya eyalet seçimleri yapıldı

Bizde hariç, epey dünya kesiminin konuştuğu Almanya eyalet seçimleri...

Kıvanç Eliaçık yazdı: Devlet, sınıflar ve Poulantzas

Hayır, Karl Polanyi değil. Nikos Kazancakis hiç değil. Bahsettiğimiz...

Gıbrızlıca Konuşan Gıbrızlılar Birbirlerini Sever?

“Gıprızlıca gonuşan Gıprızlılar biribirlerni sever?” gibi saşma bir soru...

Fehim Taştekin yazdı: Suudileri kurtarmak!

İran’dan sonra Yemen savaşı, çağın savaş baronlarına ders vermeye...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD demokrasisi ve İran savaşı

Kant “Mutlak monark nedir? ‘Savaş olmalı’ diye emrettiğinde, savaşın...

Emre Demir yazdı: Farklılıklar içinde birlik arayışı: 18. BRICS Zirvesi

Yeni Delhi’de 18. BRICS Zirvesi, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde...

Canlı yayın