yaklaşımlarÖzkan YıkıcıUluslararası fırtına sarmalında Kıbrıs

Uluslararası fırtına sarmalında Kıbrıs

Doğalaşan ilgisiz sesizlikle, kanıtsanan yaşamın kendisiyle sarmaşdolaş yaşayıp arada “marazilerle” ayalanırken ne etrafın gelip çarpan yıkan fırtınalarına takılırız, nede bizdeki olanlarla tam ilintiler kurarız. Kimse kusura bakmasın; Bolca konuşma merakı ve içi boş yenileme olmayınca atılan sözlerin aciteli veya marazi olsada artık iyice yalanlara baş vurarak konuşma diyaloklarını da geliştirdi. Artık doğru bildiğim nice yaşanmış olayı dahi birileri sırf konuşma adına nasıl yalana çevirdiklerine bolca tanık olmaktan sıkıldım. Yine ince eleştiriyle başladım. Halbuki Lefkoşa belediye seçimleri denilen ara seçim süreci yaşanıyor. Ama süreç değil de sanki normal okul kaptanlık yarışmsı gibi algılayan çok. Şuna artık değinmeden edemiyecem: hergün adaylardan birielri durmadan “Sivil örgüt” ziyaret eder. Hakikaten denilen sayıda örgütüyle yapısıyla düşüncesiyle sivil örgüt olsaydı Lefkoşa batmazdı. Anımsayın Lefkoşa tüketilirken bolca örgüt olayı haykırma yerine “ne güzel başkan vardır” övmelerle yağın kıyağını çekiyordu. Tekrar edeyim: hakikaten söylendiği kadar adıyla yapısıyla ve düşüncesiyle öylesi örgütler olsaydı şimdilerde enazından Batan Lefkoşanın sorgusuyla süreçte adını duyurturlardı. Dünyanın hertarafında bu tip örgütlerin rolu budur.

Neyse; Konuyu yine bizim kısır gerçeklerimizle oluşturulan sis perdesinin içinde brakmıyalım. Kıbrıs Lefkoşanın ahalisinin sesizce ve bazıları hala çöken belediye gerçeğine bakmaksızın beklentielrle avanta hesabı yapılan ortamla savrulurken, dünyanın fırtılnaları gelip adamızda kasırga oldu. Güneyde düne kadar “bize dokunmaz” denilen ekonomik kriz öylesine bir geldi ki İMF yeni bir ilacı da tedavüle koydu. Sosyalist olup düşüncelerini savunanlar zaten reçete yazan doktorun adı İMF ismini duyunca zaten mipdesi bulanmaya yeter: içseleştiğiimiz ve ilahkcı talimatcı efendili Türkiyemiz ise oldukça esintilerle kağosla gelecek sıçrama noktasında dolanıyor. Öyle dolanıyor ki Kürt sorunu çok yönlü denklemlerle sarsılma tehlikesinde. Özelikle Bu hafta Nevruz bayramı nedeniyle adeta bazı beklentiler büyütüldü. Dahası poletik açıklamalrla olayı ivme olarak yükselti. Bunlar direk Kıbrısla alakaları çok olacak gibidir. Kapitalist ekonomik krizin AB yelpaze vuruşu ile çökertmeler birer birer domino taşları düşerken Kıbrıs da rüzgarın kısgacına girdi. Kürt konusu ise Türkiyede bizde fazla ses getirmese de bazıları Kürtlere “Kıbrısta olduğu gibi sizi de onutmayacağız” demeleri ve işaret olarak Kuzy Suriye ve ırakı işaret etmesi düşündürücüdür.

Kısa zaman önce Rumlara İMF reçeteleri veya neoliebral anlayışı anlatmakta hep zorlandım. Onlar Karma ekonomik mucizelerine ve girilen AB yapısının dayanağına güvenerek onlara anlatıklarım rüya gibi geliyordu. Ama Kapitalist gerçeği onutanlara sistem Ekonomik krizle kendini yeniden “ben buyum” dedi. Öyle dedi ki şu anda yaşanan Krizin temelinde Kıbrıstaki koşullar değil sistemin yapısal krizinin burayı sarsmasıyla ilintili gelişiyor. Üstelik oluşan Uluslararsılaşma ve rekabet gerçeği ile artık Kıbrısta Karma ekonomi yıkılacak ve güçlü sermayeler rekabetle burayı yeniden dizayin edecektir. Üstelik enerji pastası işdahı hesapları daha bir kabartı.

Kıbrısa gelen reçetede ilk kez Mevduatlardan vergi alma da eklendi. Bankalar yine Uluslar arası kredi kuruluşlarına uyarak ve Yunanistan Anavatancılık ruhuyla yatırım yaptıkları Yunanistan tahvileri elinde bonba oldup patlatıldı. Zaten iş işten geçtikten sora Güneyde bazı ikdisatcılar da olayın nedenini yine tıpkı öteki Akdeniz Avrupa ülkeleri gibi Almanya ve özde Kuzey Avrupa sermayesini işaret ediyorlar. Ancak Kıbrısa İMF reçete sunarken mevduatlara da el atmasının nedenelrinden biri de Rus sermayenin adadaki yeri ve enerji pastasındaki Hamelleri oluyor. Güneyde yaklaşık banka sermayesinin Y.45 Rus olduğu tahmin edilmektedir. Kıbrıs bankacılık sermayesinde olan Avrupa dışı sermaye en büyük ülke olmaktadır. Zaten bunun Rusyanın adadaki gücünü kıramayan rekabetin oluşan krizle borçlar olayı ile geriletilmesi de amaçlanmaktadır.

Ben şunu gördüm: Çoğu arkadaşlar Kıbrısın gerçeğini, Kapitalist nesnesini göremeden sırf AB yeniden paylaşım kriz fırsatcılık sözlerle konuya yaklaşıyorlar. Avrupa merkez bankası, Kredi kuruluşlarının yönlendirmesi ve piyasada tahvilerdeki alman oyunlarını hiç ama hiç göz önüne getirmedi. Helle Kapitalist krizlerde fırsatı kulanma, büyük sermayenin daralan pazarı ele geçirirken ötekini yok etme olaylarını hiç anlamak istemiyorlar. İspanya, İtalya, Portekiz ve Yunanistan aynısını yaşarken sonuçta yine kriz çözülmedi. Çünkü krizin temelinde kapitalizim yapısal öz vardır. Hatta İngiltere dahi borçlar konusunda kriz diye analtılanlardan rakamsal daha iyi değildir. Ama dedik ya; Kıbrısı salt Kıbrıslaştırıp tüm hataları Kamu yapısına koyarak hatta kulandığı paranın özde Avrupa birimi olması nedeniyle karar alamadığını dahi aklımıza getirmedik.

Bir ufak yüzleşme de bizden. Şuanda özelikle Güneyde uygulanan kemer sıkma adıyla alınan kararların daha ağırı bizde uygulanmadımı? Örneğin onlarla bizde düşürtülen geriletilen maaşları ele alın. Şu farkı dahi bulacaksınız; Rumlarda üste önemli kesinti yapılırken bizde elitsel birokrat siaysetci kesime kesinti hiç yapılmadı. Çünkü bizim yaşamda algı başka olmaktadır!

Birkaç söz de Nevruzdan: Daha dün Nevruz adına dahi yasak konulan Türkiye şimdi Nevruz açıklamalrına odaklandı. Türkiye istemesede gelişen Ortadoğu sürecinde oluşan Kürt dinamiği ile karşıkarşıya geldi. Helle Suriye fetihini düşünürken Kuzey Suriyedeki Kürt gerçeği olayları biranda karıştırdı. Bazı Türkiye yetkilileri Kürtlere “Kıbrısı onutmadık sizi de öyle düşüneceğiz” demeye başlamaları düşündürücü değimli: Konuyu iyi izlemek gerekir. Kıbrısın dokunulmaz dava olması nedeniyle Türkiyede algılanma şekli tabudur. Osmanlı geleneksel Suni eksenli yapısal deneğim Ortadoğu porjesiyle hayat buldurma seçeneği de vardır. Kürtlere şu önemli bir göstergeyi anımsatayım: Düne kadar Kuzey ırakta 2 Kürt gurubundan sözediliyordu. Son oyunda medyalar ve resmi eksen Talabani yanlısı Kürt Yurtsever hareketini duydunuzmu? Aslında Barzanili sistem Talabaniyi Bağdata göndererek biranlamda tavsiye yaptı. Şimdi genel Kürt coğrafya oynunda kaygan zeminde siyasal kartlar çok. Türkiyede devlet başkanlıktan Amerikancılık İslam eylimi, Kürtlerin çeşitli beklentilerle bölgesel denklemde herkes örgüsel gücüne göre oynaycaktır. Tek dez avantaj; Sosyalist devrimci kesimelrin çok zayıf olmasıdır. Ayrıca Ortadoğu projesinde mezjepsel, dinsel ve etnik parçalama kartının çok kanlı kulanılmasıdır. Tamda bu rüzgarlar arasında Kuzey Kıbrısta sesiz sedasız bir seçim olayı ile geçip gidiliyor. Ne deyim?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Özkan Yıkıcı yazdı: NATO zirvesi başlarken

Sonunda otuz altıncı NATO zirvesi Ankara'da başladı. Öyle başladı...

Özkan Yıkıcı yazdı: Katledilmenin üzerinden otuz yıl geçerken

Bazı cinayetler vardır ki önce susulur. Bilinenler ayıklanır. Sanki'leştirilir....

Özkan Yıkıcı yazdı: Serinleten pazar gecesinden dünya kısa resmi

Günün kavuran sıcakları artık gecenin gelmesiyle, serin esintiyle rahat...

Özkan Yıkıcı yazdı: Nihayet seçim sonuçları açıklandı

Haftalardır süren Peru devlet başkanlığı ikinci tur seçim sonuçları...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Volkan Yaraşır yazdı: Küba Devrimi ve Barbudos’lar

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri...

Canlı yayın