iktibasMurat ÇakırMurat Çakır yazdı: Krizden çıkış – silahla mı?

Murat Çakır yazdı: Krizden çıkış – silahla mı?

Orjinal yazının kaynağıyeniyasamgazetesi9.com
Kategori:

Başta Almanya olmak üzere Avrupa otomotiv sektörü giderek derinleşen bir kriz içinde. Otomotiv tekelleri yeniden yapılandırmalar, kitlesel işten çıkarmalar, fabrikaların kapatılması ve en önemlisi üretimi askeri teçhizata kaydırarak krizden çıkış yolları arıyorlar. Egemen siyaset tarafından teşvik edilen bu eğilim son iki yılda önemli ölçüde hızlandı. Sonuç itibariyle yüksek yetkinliğe sahip olan Avrupa otomotiv sanayi militarist dönüşümün önemli bir ayağı haline getiriliyor.

Öncelikle bu krizin ne tür bir kriz olduğunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor. Bir kere bu kriz bir kaynak krizi değil, zira otomotiv tekelleri son yıllarda hissedarlarına milyarlarca avro tutarında temettü dağıtabilecek derecede rekor kârlar elde ettiler. Teknolojik bir kader olmayan krizi tetikleyen, otomotiv tekellerinin elektrikli araç üretimine geçişi, kârlarını uzun süre güvence altına alacak eski teknolojiyi sürdürmek için kasıtlı olarak yavaşlatmalarıdır. Yani, kriz teknik bilgi eksikliğinden dolayı çıkmadı. ÇHC’li üreticiler ise bataryalara ve elektrifikasyona devasa yatırımlar yaparak teknolojik üstünlüğü ele geçirdiler ve Avrupalıları geride bıraktılar. Kârlarına dokundurmak istemeyen Avrupalı tekeller krizin faturasını çalışanlarına ve kamu bütçelerine yüklemek istiyorlar.

Fosil yakıta dayanan motor üretiminin uzun vadede çıkmaz sokak olduğu bilinmesine rağmen, yüksek kârlılığı sağlama amacıyla elektrifikasyon yerine askeri üretime yöneliyorlar. Örneğin Mercedes-Benz tekeli savunma sektöründe 2028’e kadar bir milyar avro ciro elde etmek için “Daimler Truck Defence” adlı şirketi kurdu ve son derece pahalı G-serisi ile Sprinter modellerini temel alan İHA önleme sistemleri üretmeyi kararlaştırdı.

İngiltere’de arazi aracı üreten INEOS tekeli, silah tekelleri SMT Defence ve NMS ile ortaklaşa Grenadier araçları temelinde zırhlı araçlar üretmek için “Team Grenadier’i” kurarken, Renault tekeli Thales silah tekeliyle “4 TROOP” adlı taktik askeri araç üretimine başladı. Sivil SUV “Renault Rafale’yi” temel alan araç mobil komuta merkezi, keşif, İHA kontrolü ve birlik koordinasyonu görevlerinde kullanılacak. Renault ayrıca Le Mans’daki fabrikasında Targis Gaillard tekeliyle ortaklaşa silahlı ve silahsız İHA üretimine başlayacağını açıkladı.

Almanya’daki dört fabrikasını kapatacağını ve 100 bin çalışanını işten çıkartacağını açıklayan Volkswagen tekeli ise, sadece askeri araç üretimine geçmekle kalmayacak. Hisse çoğunluğu Alman devletine ait olan Volkswagen tekeli aynı zamanda İsrail’e topraklarında silah üretimi olanağını da verecek. Örneğin Osnabrück’teki fabrikasını bir avro karşılığında, aralarında İsrail devlet tekeli “Rafael Advanced Defence Systems’in” de bulunduğu ve “Iron Dome” füze savunma sistemi için bileşen üretiminde bulunacak yeni bir ortaklık girişimine bırakma müzakerelerine başladı. Volkswagen tekeli 430 bin metrekarelik bir alanı kapsayan ve iki bin işçi çalıştıran Osnabrück tesisini devretme müzakerelerini kolaylaştırmak ve Katarlı hissedarların onayını almak için, Federal Savunma ve Ekonomi bakanlıklarının da desteğiyle, Aşağı Saksonya eyaletinin ortak girişimde 200 milyon avro ile azınlık hissesi satın almasını sağlamak istiyor. Basına sızan bilgiler, ortaklığa aktarılacak kamu fonlarının daha da artabileceğine işaret ediyor.

Görüldüğü gibi, otomotiv tekelleri kendi kararları sonucu oluşan krize silahlanmanın parçası olarak yanıt vermek istiyorlar. Zaten egemen siyaset de silahlanmayı sanayisizleşmenin panzehri olarak propaganda ediyor. Ancak savaş ekonomisi kendi mantığını geliştirir, yani ya savaşa ya da daha derin krizlere yol açar. Çünkü silah üretimi, savaş olmadan kalıcı pazarı olmayan ölü üretimdir. Savaş ise, kamu bütçelerini silahlanmaya ayırarak, sanayinin diğer stratejik yatırımlarını aksatacağından, ekonomik çöküşe yol açar.

Otomotiv sektörünün krizi kapitalist mantığın sonucudur. Krizden çıkış, silahlanma ve savaş hazırlığıyla değil, iş yerlerini, sanayi merkezlerini ve sivil üretim yöntemlerini korumakla olur. Yani mesele, sanayiyi çalışan sınıfların ve halkın hizmetine sokmaktır. Bu ise, ancak sosyalizmle mümkündür.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Murat Çakır yazdı: Kazanamayacağın savaşa kalkışırsan…

Liseye gitmek için 1975’te Almanya’dan Türkiye’ye geldiğimde, hemen Akaretler’deki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
923AboneAbone Ol

Son eklenenler

Ecehan Balta yazdı: Denizi kafeslemek: Kafes balıkçılığı balıkçılık değildir

18 Ağustos sabahı Rize’nin Pazar ilçesindeki Balıkçı Köyü’nde jandarma,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist yeni dizaynda, Suriye gelişmeleri

Tekrar edelim: olayları tümüyle ele almadıkça, net gerçeğe ulaşmak...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Canlı yayın