yaklaşımlarÖzkan YıkıcıUkrayna Kıskacına Takılan Rusya Gerçeği - Özkan Yıkıcı

Ukrayna Kıskacına Takılan Rusya Gerçeği – Özkan Yıkıcı

Dünyamız altüstler dönemini yaşıyor. Tabii ki propaganda aygıtları da işletilmeye hız verildi. Algı operasyonlu propagandalar epey revaçta. Kimisi olağanüstü boyut ekseninde dolaşırken, kimisi de olduğundan fazla abartılarak yapılan hamlelerini haklı algılatma peşindedir. Genel politikada kolayca bir düşman yaratma kolaylığı da oluşturulur. Trump döneminde biraz düşse de Rusya bu role gönderilen ülkelerden biridir. Bazısı da Amerikan karşıtlığında Rusya seçeneğini sık sık kullanmaya uğraşıyor. Ama net olan şu: Rusya birçok yönüyle dünya politikasında rol aldırtılıyor. Bazen gerçek Rusya ve özellikle karşıtları abartılarak Rusya konumlanması yaptırılmaktadır. Fakat Trump döneminde de görüldüğü gibi Rusya, bir anlamda Ukrayna kıskacında sıkıştırıldı. Öyle ki her olay sonrası yapılan yorumlarda Rusya için de Ukrayna pazarlığı olmasa da konumlandırmaktan geri kalınmıyor.

Genel kuraldır: Karşıt bulup her olayda mümkün oldukça kullanmak, politika için önemli bir enstrümandır. Nitekim Sovyetler’in dağılmasına, bir dönem Rusya’nın Batı’nın tüm istediklerini yapmasına karşın, imzalanan tüm anlaşmaları Batı’nın inkâr edip silmesine rağmen, Rusya suçlama algılarıyla yine de karşıt eksen düşmanı olarak kullanıldı. Öyle ki her konuda hâlâ Batı, Rusya’yı önemli düşman kılıp silahlanmadan ekonomik yasaklar koymaya dek tutumlar silsilesini uygulamaktadır. Özellikle Trump’la Amerika biraz sendeler gibi olsa da AB hâlâ Rusya’nın kendini işgal edeceği bahanesiyle Rusya’yı kuşatma hareketlerine ağırlık veriyor. Ukrayna konusu, Ermenistan kartı bunlardan birkaçıdır.

Son Grönland adasında da aynı senaryo sahneye kondu. Koyan Amerika, Avrupa ise şaşkınca davranıyor. Amerika, Grönland’ı işgal etme talebinde Rusya-Çin kartını masaya koydu. Koyduğu kartta Rusya yok ama adı anılarak bahaneleştiriliyor. Hâlbuki tüm gerçek araştırma gözlemcileri Rusya’nın öyle Grönland’la falan alakası olmadığını söylüyor. Çin’in bölgeden gemisi dahi geçmedi. Ama bahane hazır: Grönland tartışılırken Rusya da katıştırılıyor. Bu da genel emperyalist politikanın bir gerçeği hâlinde tekrarlanıyor.

Bu ne ilk ne de sondur. Birçok konuda Venezuela’dan Grönland’a hep Amerika ve Batı, Rusya’yı işaret ederek onun tehdidinden dolayı aldıkları kararları haklı göstermeye uğraşırlar. Doğrusu tutuyor. Çünkü öylesine işlemeye başladılar ki AB, Ukrayna müdahalelerini Rusya’nın Avrupa’yı işgal edeceği paranoyasıyla propagandalaştırdı. Ülkelerinde hakları kısıp militarizme yönelirken de yine Rusya’nın saldıracağı algısını kullanıyorlar. Doğrusu sermayenin de bu alandan kâr yapma gerçeği olması sonucu bu propaganda tutuyor. Hep Rusya’nın Ukrayna müdahalesi sunuluyor. Olayın özünde başta AB müdahalelerine haklılık kazandırma, abartılı Rusya müdahalesi ile askerî silah sanayisinin artırılıp kârına kâr katmanın enstrümanı olmaktadır.

Şimdi de Grönland’da Rusya adı duyuldu. Konuyu biraz bilenler Rusya’nın Grönland’la alakası olmadığını anlatır. Hatta istese de uluslararası böyle bir girme olanağının olmadığı da biliniyor. Ama hem de Rusya’ya karşın daha yumuşak davranan Trump, sırf Grönland-Kanada politikalarının ilhakî bölümünü haklı çıkarma adına bunu kullanıma sunuyor.

Rusya ise kapasitesinin belli olduğunu en iyi bilen bir konumdadır. Ukrayna kartındaki tahmininin de gerçekleşmemesi, onlarda gösterilmese de ders alıcı bir durum yarattı. Batı, Rusya’yı Ukrayna kıskacından kapana almak istiyor. Rusya ise eldeki kartları resmen Ukrayna lehine kullanma peşinde. Başta Amerikan çevreleri de propaganda psikolojik algılarında sanki pazarlıklar onların yaptığı ve Rusya’ya Ukrayna’da verilecek taviz noktasında yoğunlaştı. Şimdi Grönland konusunda da Rusya’nın Ukrayna hesabı birlikte yorumlanıyor. Ama AB çevreleri bu konuda daha tutucu. Örneğin sırf militaristleşme ile askerî sanayideki sermaye gücünü güçlendirme adına hep Rusya karşıtlığını baş yere koydular. Rusların Avrupa’yı işgal etme olasılığından tutun, rekabette ekonomik kazancın ivmesi vurgulanmaktadır. Uluslararası ilkeleri dahi yerle bir ettiler. Rusya mal varlığına el koyup Ukrayna’da kullanmayı dahi karara aldılar.

Tekrar özetleyelim: Rusya uluslararası bir güç değildir. Hele uluslararası kapitalist yapıda sermaye ekonomisi bakımından ilklerde değildir. Bölgesel askerî güçtür. Tüm çabası da emperyalist stratejinin Rusya’yı kuşatma planını engellemektir. Nitekim müdahale ettiği ülkeler çevresindeydi. İran’a dahi yardım etmedi. İlişkileri ise devletler düzeyindedir. Rusya’nın arkasında bir ittifak bloku yoktur. İkili devlet ilişkileri vardır. Bunlar dahi Rusya’nın süper güç değil, bölgesel güç olduğunu anlatmaya yetiyor. Hele ekonomik rekabet konusunda söylenenler tersinedir. Ama şu gerçek de var: İmzalanan karmaşık anlaşmalardan Rusya değil, AB ve Amerika çekildi. Nükleer silahlar dâhil.

Şimdi tüm anlatılanlardan sonra, Grönland krizi de karşımızdayken, gözlemcilerin Rusya’nın alakası dahi olmadığı hâlde neden “Rusya tehlikesi” denildiğini sanırım biraz olsun anladınız. Hele buna bir ek olarak Amerikanın Ukrayna konusunda Rusya’ya taviz kelimeleri de başka bir anlamda değerlendirilmelidir. Ukrayna krizi, Rusya’nın elini kolunu bağlayıp kapasitesinin sınırını da gösterdi. Onun için Kafkaslara dahi müdahale edemediği, Suriye’den çekildiği örneklerini kafanızın bir yerine koyun.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Özkan Yıkıcı yazdı: 20 Temmuz benim için hatırlattıklarından seçkiler

Her 20 Temmuz sabahı uyandığımda, birçok günü bir anda...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,918TakipçilerTakip Et
911AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Nefes alır gibi ile beklenti umma arasında sıkışırken

Sıcak havada hele de savaş koşulları ve ekonomik yakış...

Kerim M. Munir yazdı: Adapte Edilebilir Federalizm: Kıbrıs İçin Yeni Bir Anayasal Tasarım

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs ziyaretine hazırlanırken, belki de...

Marios Epaminondas yazdı: Kıbrıs Sorununda Beklenmedik Bir Gelişme

Kıbrıs sorunuyla karşı karşıya gelen ilk Birleşmiş Milletler Genel...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan, Suudi Arabistan ve Yemen gündeminden

Daha kısa zaman önce yazdım. Hindistan'da başlayan ve Hamam...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Kimse Guterres’ten Mucize Beklemesin!

Kıbrıs’ın hem uzun müzakere tarihinde hem de BM’den beklentiler...

Canlı yayın