Kıbrıs iktibasNiyazi KızılyürekTrump’lı yenidünya düzensizliği: Doğa tahribatı, ticaret savaşı, kültür savaşı - Niyazi Kızılyürek

Trump’lı yenidünya düzensizliği: Doğa tahribatı, ticaret savaşı, kültür savaşı – Niyazi Kızılyürek

Orjinal yazının kaynağıyeniduzen.com

Bütün dünya nefesini tutmuş, Donald Trump’ın ne gibi adımlar atacağını merakla beklerken,

ABD başkanı daha ilk adımlarında bir tür ortaçağ hükümdarı gibi davrandığını gösteriyor.

Etrafına bakınıp “orayı beğendim, gidip alalım” diyen hükümdarlar gibi, Trump da etrafına bakınıp, Panama Kanalı, Kanada ve Grönland’a el atalım diyor. Filistin halkının Gazze’yi boşaltmasından söz ediyor.

Sadece “erkek ve kadın var” diyerek toplumsal cinsiyet üzerine yapılan bütün çalışmaların öğretilerini, verilen mücadeleler sonucunda elde edilen kazanımları bir kalemde siliyor.

Eşitlikçi değerlere karşı tam bir kültür savaşı ilan etmiş durumdadır.   

Göçmenlere ve mültecilere karşı sert önlemeler alacağı biliniyordu. Bunu defalarca açıklamıştı. Fakat onları elleri-kolları zincirlenmiş bir şeklide uçaklarla taşıyacağı ve yolculuk esnasında bu bedbaht insanlara su bile vermeyeceği kimsenin aklına gelmiyordu.

Yaşadığımız iklim krizi ve çevre felaketine rağmen, Yeşil Dönüşüm projeleriyle dalga geçiyor ve petrol ve gaz üretiminde ısrar ediyor.

Oysa karbondioksit, metan gibi sera gazları, dünyayı sararak ısının dışarı kaçmasını önlüyor ve bu durum atmosferin dengesini bozarak iklim değişikliğine yol açıyor. Sera gazlarının sürekli artması, doğayı gözetmeyen sanayi faaliyetleri, yenilenebilir kaynakların tercih edilmemesi ve doğal kaynakların geri dönülmez şekilde tahrip edilmesi, günümüzde iklim krizine karşı ülkelerin global ölçekte çözüm planı yapmalarını gerektirecek kadar kritik bir noktaya gelmişken, Trump kendi bildiğini okuyor.

Batı kapitalizmi ve kapitalistleri liberal globalleşmenin lokomotifi olagelmişlerken, gelişen ülkelerin dünya ekonomisinde artan payları karşısında Trump korumacılıktan ve yüksek gümrük vergilerinden söz ediyor.

Birinci başkanlık dönemi esnasında, 2018’yılında BM’de yaptığı konuşmada, “biz küreselleşme doktrinine karşıyız, tüm dünya ülkeleri kendi ülkelerini korumalıdır” diyordu. Şimdilerde daha da ileriye gidiyor. Korumacı politikalar uygulamak, küresel normları reddetmek ve liberal değerleri hiçe saymak, yeni başkanlık döneminin en temel özellikleri arasında yer alıyor.

 Öyle bir noktaya geldik ki, Çin Halk Cumhuriyeti’nin yöneten Çin Komünist Partisi serbest ticareti ve globalleşmeyi savururken, Kapitalist Amerika ve kapitalist Amerikalılar, 19.yüzyılda milli ekonomiyi korumayı öngören proteksiyonizmi benimsemiş görünüyorlar.

Anti-Liberal Zenginler Kulübü

Amerika Birleşik Devletleri’nde zenginler kulübünün siyaset erbabı üstünde her zaman büyük etkisi olmuştur. Fakat siyaseti ve siyasetçileri yönlendiren zenginlerin yüzünü gören olmazdı. Onlar perde arkasında kalmaya büyük özen gösterirlerdi. 

Donald Trump’ın yeniden başkan seçilmesinden sonra Amerikalı oligarklar kendilerini pervasızca sahneye atıyorlar.

Başta Elon Musk olmak üzere, bol bol nutuk atıyorlar. Ekonomiden siyasete, teknolojiden toplumsal cinsiyete kadar her konuda ahkam kesiyorlar.

Özellikle Elon Musk, ABD sınırları dışına taşarak, dünyaya ayar vermeye çalışıyor. Bir yandan, Britanya başbakanına dil uzatıyor, diğer yandan Almanlara siyasi akıl veriyor ve aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisine (AFD) oy vermelerini istiyor.

Alman demokrasisinin Almanların geçmişlerine karşı duydukları utanç üzerine kurulduğundan habersiz olduğunu söyleyeceğim ama, her halde tam da bunu bildiği için ve demokrasiden hazzetmediği içindir ki, Almanlara geçmişlerinden utanmamaları gerektiğini söylüyor.

AB ülkeleri içinde AB karşıtı aşırı sağcı hareketlere gaz veriyor, koordinatörlüğe soyunuyor.

Evet, içinde yaşadığımız Yeni Dünya Düzensizliğinde Trump gibi birinin yeniden başkan seçilmesi, insanlığın ve insani değerlerin irtifa kaybetmeye devam edeceğini gösteriyor…

Umarım, bu tuhaf dönemi büyük felaketler yaşamadan atlatırız…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Niyazi Kızılyürek yazdı: “Hafıza savaşı” ve geçmişin çarmıhına çakılmak!

Bir “Hafıza Savaşının” içindeyiz. Savaşçı neferler her gün her...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaşın Elli İkinci Yılında Barış Hala Yok!

Adanın çanak gibi ikiye bölündüğü 1974 Yazının üstünden elli...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Ayırımcılığa Son Vermek İyi Bir Güven Artırıcı Önlemdir!

Kıbrıs Rum makamları ve kurumları tarafından ayırımcılığa uğrayan Kıbrıslı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Guterres Ziyaretinin Düşündürdükleri

Geçen Pazar Yenidüzen’de kimsenin Guterres’ten mucize beklememesini yazmıştım. Guterres...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,905TakipçilerTakip Et
955AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Bu ne biçim dünya hale geldi

Ufak bir normal ilgiyle başlamak, yeterli gelecek. Nasıl bir...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: “Gipriz Cumhuriyeti’ndeki Haglarımız” Söylemi Üzerine

Gıprızlıca gonuşan Gıprızlıların genelde üş tip vatandaşlıgları vardır. Bunnardan...

Neşe Yaşın yazdı: Yaslı Deniz Manzarası

1964-1967 yılları arasında Lefkoşa enklavında büyümekte olan bir çocukken...

Fehim Taştekin yazdı: Yalınayak kamalılar, biçare ağalar

İran’ın müttefiki Ensarullah hareketinin liderliğindeki Yemen Silahlı Kuvvetleri karşı...

İ. Uğur Toprak yazdı: Gıdanın Dünü, Bugünü ve Geleceği

Başlığa bakınca ister istemez düşünüyor insan. Gıdanın dünü neydi,...

Vijay Prashad yazdı: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Bugün dünyanın neresine gidersek gidelim, Küresel Kuzey'den Küresel Güney'e,...

Aras Coşkuntuncel yazdı: Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm

25 yıl önce uçaklar ikiz kulelere çarpınca hemen anlaşılan...

Canlı yayın