“Thucydides Tuzağı” kavramı, yükselen bir gücün egemen gücü (Sparta gibi) yerinden etme tehdidinin yarattığı dinamiği tanımlar. Kıbrıs boyutunda ise tuzak kendine özgü bir biçimde tezahür ediyor: Kıbrıs’ın bir “yükselen güç” olduğu ve diplomatik turlarla güç dengelerini değiştirip kendi koşullarını dayatabildiği yanılsaması. Böylece Kıbrıslı Rum toplum bu “tuzağın” esiri olarak ağırlığını kınamalara, dış izlenimlere ve kamuoyunun bir bölümünün gerçek sandığı görüntülere veriyor.
“Thucydides Tuzağı”: Özgürlük Siyaseti, Kınama Tekniğiyle İkame Ediliyor
Adaletin otomatik olarak olumlu sonuçlar doğurduğuna duyulan inanç, uluslararası sistemin işleyişi konusundaki tam bir bilgisizlikten kaynaklanıyordu — adanın “din adamları okullarında” bu konunun hiç öğretilmemiş olması göz önüne alındığında, büyük ölçüde anlaşılabilir bir bilgisizlik. Düşmanları söylemsel olarak yerle bir etmemize karşın — AB üyeliği hariç — oynuyoruz ve kaybediyoruz. Ormanı görmezden gelip ağaçla mahalle oyunları oynuyoruz.
Kınama sorumluluğun, sorunun tanımlanması ise önderliğin yerini alıyor.
“Thucydides Tuzağı” bizi gerçeklikle temasımızdan uzaklaştırıyor. Böylece herkesin azizler adasına karşı bir sorumluluğu olduğunu, adanın ise kendisine karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını sanıyoruz. Bu nedenle, ortak bir zemine ulaşmak için birden fazla oyuncunun uzlaşması gerektiği gerçeğini de göz ardı ediyoruz.
AB’nin Sunduğu Fırsatlara Sırt Çevirmek
AB üyeliği; güvenlik, ekonomi, altyapı, uzlaşma programları, yeni nesle daha fazla ufuk gibi konularda çözüm olanakları ve araçlar sundu. Tek avantajlarımıza sırt çeviriyoruz; çünkü liderliğin bir bölümü tek “imtiyazını” yitirecekti: Her Pazar Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bayramlarda, kiliselerde ve törenlerde “kurtarma” imtiyazını.
Açıkçası liderliğin bu kesimi, farklı koşullar altında adanın daha geniş çaplı siyasetçiler arayacağını biliyor — diyelim ki bir Vasiliu ya da bir Akıncı gibi.
“Thucydides Tuzağı”nın Kıbrıs boyutunun özü:
“Duvara kafamı vuruyorum ve duvar kıpırdamıyorsa, sorumluluk duvara aittir — çünkü bizim ‘çekil git’ emrimize uymadı!”
Türkçeye çeviren: Yeniçağ Kıbrıs / Yapay Zeka Claude



