iktibasGözde BedeloğluKamu yararı yargılanırken - Gözde Bedeloğlu

Kamu yararı yargılanırken – Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Bu ülkede kamunun yararını gözetmek, halkın sağlığını ve hakkını savunmak, ne yazık ki yargılanma gerekçesi haline geldi. Biri gazeteci, diğeri bilim insanı; İsmail Arı ve Dr. Bülent Şık, mesleki sorumlulukları gereği toplumu bilgilendirmek ve saklanan gerçekleri açığa çıkarmak için çalışan iki isim. Ancak bugün ikisine de kamu yararına yaptıkları işlerin bedelini mahkeme salonlarında ödetmek istiyorlar.

BirGün muhabiri arkadaşımız İsmail Arı, yazdığı haberler nedeniyle 56 gündür hapiste ve 5 Haziran’da hâkim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Dr. Bülent Şık ise halk sağlığına yönelik uyarıları nedeniyle açılan davada, ticari çıkarları zedelediği gerekçesiyle tazminata ve yazılarının kaldırılmasına mahkûm ediliyor. Tablo çok açık; hakikati savunmak cezalandırılıyor ve dahası toplumun gerçekleri bilme hakkı yargılanıyor.

***

Gazeteci İsmail Arı’nın hakkında 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası istenmesine gerekçe gösterilen iddialar, tam olarak kamunun bilmesi gereken gerçeklerden oluşuyor. Savcılık, İsmail’in BirGün TV’deki açıklamaları ile sosyal medya paylaşımlarını suç unsuru saydı. İddianamede, Erdoğan ailesinin yönetiminde yer aldığı vakıflara aktarılan kamu kaynaklarına dair ifadeler “yanıltıcı bilgi” olarak nitelendirilirken; Yunus Emre Vakfı’ndaki yolsuzluk iddiaları, hakim-savcı atamalarındaki usulsüzlükler ve tarihi yapıların gözden çıkarılmasına dair haber paylaşımları da suçlamalara dayanak yapıldı. Oysa suçlama konusu yapılan o Yunus Emre Vakfı haberi, asılsız olmak bir yana, aralarında Avrupa Birliği Araştırmacı Gazetecilik Ödülü ile ÇGD Uğur Mumcu Ödülü’nün de bulunduğu üç farklı kurum tarafından ödüle değer görülmüş, adli operasyonları tetiklemiş gerçek bir gazetecilik başarısıydı. Özetle, bir muhabirin, kamu kaynaklarının nereye ve nasıl harcandığını sorgulaması, yürütme ve yargıdaki aksaklıkları deşifre etmesi doğrudan suçlama konusu haline getirildi.

Benzer bir “kamu yararını cezalandırma” refleksi, bilim insanı Bülent Şık’ın yargılandığı davada da karşımıza çıkıyor. İsmail Arı kamu kaynaklarını ve adaleti savunurken, Bülent Şık da bebeklerin ve çocukların sağlığını korumaya çalışıyor. BEE’O firmasının, Dr. Şık’ın bilimsel uyarılarına karşı açtığı davada mahkemenin “haksız rekabet” gerekçesiyle tazminat ve yazılarına sansür kararı vermesi, ortadaki çelişkiyi net bir şekilde ortaya çıkarıyor. Davaya konu olan yazısında Şık, uluslararası gıda güvenliği otoritelerinin verilerine dayanarak, polen ve arıcılık ürünlerinde bulunabilen toksik kimyasalların (pirolizidin alkaloidleri) özellikle çocuklar, hamileler, yaşlılar, kronik hastalar ve karaciğer hastaları üzerinde yaratabileceği risklere dikkat çekiyordu. Bakanlıkları denetim yapmaya, ebeveynleri ise çocuklara her gün bu ürünleri yediren “sorumsuz” ticari reklamlara karşı dikkatli olmaya çağırıyordu. Ancak yargı, halk sağlığını ve bilimsel uyarıları değil; bir markanın ticari çıkarlarını korumayı tercih etti.

***

Aslında karşımızda duran tablo, birbirinden bağımsız iki ayrı dava değil, aynı anlayışın sonucudur. Gazeteci İsmail Arı kamu kaynaklarının nereye harcandığını sorguladığı için hapsedilirken, bilim insanı Bülent Şık çocuklarımızın ne yediğini sorguladığı için sansürleniyor. Güç odakları ve şirketler, usulsüzlüklerinin ya da kâr hırslarının gizli kalmasını istiyor; yargı ise kamunun çıkarını korumak yerine bu gizliliğe zemin hazırlıyor. Hakikati yazanların hapisle, bilimi savunanların ise tazminatla susturulmak istendiği bu düzende, asıl cezalandırılanlar sadece İsmail ya da Bülent değildir. Cezalandırılan; halkın kendi parasının hesabını sorma hakkı, çocuğunun sağlığını koruma hakkı ve en temelde gerçekleri bilme özgürlüğüdür. Tam da bu yüzden, her iki ismin mücadelesi sadece mesleki bir sorumluluk değil, bu toplumun nefes alma hakkını savunma mücadelesidir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: Sağlıkta bütçenin %15,2’si sevklere gidiyor

Kuzey Kıbrıs’ta kamu sağlığına ilişkin yapılan iddialı açıklamalarla sahadaki...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Guterres görüşmesi gerekçe gösterildi: Sendikacı Selma Eylem’e siyasi gözdağı!

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adayı ziyareti sırasında sivil...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Atı Üsküdar’dan geçirmeyen kadın

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde yaklaşık her iki Üsküdarlı’dan...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kim bu eşit egemen?

Hayal edin. Bir gün, Alman Federal Meclisi toplanıyor ve...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
966AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın