iktibasSerdar M. DeğirmencioğluTek adam ve nükleer silahlar - Serdar M. Değirmencioğlu

Tek adam ve nükleer silahlar – Serdar M. Değirmencioğlu

Orjinal yazının kaynağıevrensel.net

Nükleer silahların yarattığı büyük tehlikeyi ciddiye alanlar geçtiğimiz hafta bir kabusla karşı karşıya kaldılar. Bütün dünyanın sürekli olarak kendisini konuşmasını isteyen ABD Başkanı, bir kez daha sosyal medya aracılığıyla konuştu ve nükleer silahların yeniden bir koz olarak kullanılacağını duyurdu.

Söyledikleri şöyle özetlenebilir: ABD, diğer tüm ülkelerden daha fazla nükleer silaha sahip. Rusya ikinci sırada. Çin ise gayet geriden gelen üçüncü ülke ama arayı kapatıyor. Bir at yarışı anlatısını çağrıştıran bu sözlerin ardından gelen sözler asıl tehlikeyi içeriyor: “Diğer ülkelerin test programları nedeniyle, Savaş Bakanlığına nükleer silahlarımızı eşit şartlarda test etmeye başlaması talimatını verdim. Bu süreç hemen başlayacak.”

Nükleer denemelerin başlatılması olasılığı büyük bir tehlike. Yaklaşık 30 yıldır ABD, Rusya ve Çin nükleer denemeler yapmıyor. ABD tarafından gerçekleştirilen son denemenin 1992 yılında olduğu göz önünde tutulduğunda bu sözler, yeni bir kabus döneminin habercisi gibi görünüyor.

Tam olarak ne anlam taşıdığını kestirmek çok zor olsa da, ABD Başkanının birkaç cümleden oluşan duyurusunu dikkatle incelemek gerekiyor. Zamanlamasına bakıldığında, bu sözlerin özellikle Çin’e yönelik olduğu anlaşılıyor çünkü bu duyuru geçtiğimiz hafta Güney Kore’de gerçekleştirilen Trump-Xi Jinping görüşmesi öncesi devreye sokuldu. Görüşme öncesi büyük medya kuruluşları “büyük pazarlık”, “ya hep, ya hiç” gibi kalıplar kullandılar ve yıllardır ABD tarafından sürdürülen “yeni büyük tehlike Çin” kara propagandasına hiç değinmediler.

Söz konusu olan nükleer silahlar olduğu için söylenen sözlerin tam olarak hangi silahlara veya hangi sistemlere denk geldiği büyük önem taşıyor. ABD Başkanının sosyal medya üzerinden yaptığı duyurular ise bu tür bilgileri içermiyor. Bu bir rastlantı değil. Yeri gelmişken üzerinde durmakta yarar var. Bütün ipleri elinde tutan, herkesten güçlü “tek adam” imgesi tüm önemli açıklamaların tek ağızdan yapılmasını gerektiriyor. Bunu Türkiye’deki örneğinden biliyoruz. ABD’de uygulamada olan strateji ise daha büyük çaplı. Bütün dünyanın ilgi odağı olmak isteyen, dünyanın her yerinde ve her gün kendisinin konuşulmasını isteyen tek adam, eski usül resmi açıklamaların işine yaramadığını biliyor. Eksik bilgi vermenin, “Acaba ne demek istedi?” sorusunu getireceğini de. Eksik veya yanıltıcı bilgi içeren çarpıcı bir duyuru, ekranlarda boy gösterecek uzmanların saatlerce konuşması demek. Bilgi içeren ve diplomatik çerçeveye uygun açıklamalar yerine kaba ve iddialı bir söylem kullanmak tek adamın çok işine yarıyor.

Sözlerin içeriğine dönelim. “Nükleer denemeler yapacağız!” tehditinin nükleer patlamalar anlamına gelmeyebileceği söyleniyor. Örneğin, nükleer silahlardan sorumlu komutan görevine aday gösterilen Amiral Richard Correll’in sözlerine dikkat çekiliyor. Correll, tehditin hemen ertesi günü ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi karşısında, “Başkanın sözlerinin nükleer testleri kastettiğini düşünmüyorum,” dedi. Correll, “Nükleer silahlarımızı eşit şartlarda test etmeye başlayın,” emrinin özel bir anlam taşımadığını, çünkü Çin ve Rusya’nın nükleer silah denemesi yapmadıklarını da ekledi.

Correll’in sözlerine ve nükleer silah denemelerinin aylar, hatta 1-2 yıl süren hazırlık gerektirdiğine dikkat çekenler haklı olabilirler. Ancak tehlike sürüyor. “Büyük ABD” veya “ABD yeniden büyük olacak” sloganları ile şahlanan ırkçı-dinci-milliyetçi akım, dünyayı fetheden cesur sert erkek imgesini tapınır düzeyde seviyor. Bu akım, bir kral kadar güçlü “tek adam demokrasisi” ile ABD’yi en az bir yüzyıl geri götürmeyi hedefliyor. Bunun gerçekleştirilmesi için şiddetin kullanılması ve ordunun sokakları zaptetmesi gerektiğini de artık açık açık söylüyorlar.

“Büyük güç” ve “dünyanın fethi” saplantılarının emperyalizm ve militarizm anlamına geldiği biliniyor. Ordularıyla sokakları kuşatan, kendisine sadık ayrı bir polis gücü kuran “tek adam” rejiminin faşizm olduğu da açık. Nükleer silahlar en başından beri varoluşsal bir tehlikeydi. Nükleer silahlarla donanmış faşizm ise yeni bir tehlike. Nükleer silahların “nükleer caydırıcılık” kozu olduğunu savunan militarist kafalar, bu büyük tehlike karşısında açmazdalar. Nükleer silahlarla donanmış faşizm dünyanın sonunu getirebilir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Minab’da kıyamet yaşandı

Geçtiğimiz hafta, ABD’de bağımsız gazetecilik adına ciddi işler yapan...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Nükleer denizaltılara hayır!

Japonya’da hükümet ve sağdaki partilerin çoğu, dünyayı kasıp kavuran...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Filistinli çocuklar ve soykırım siyaseti

Bu yıl Avrupa Basın Ödülü, Hollanda’da yayımlanan De Volkskrant gazetesinden Maud Effting ve Willem Feenstra’nın...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Savaş üniversiteleri kampanyası

Mart 2003’te Irak’a savaş açanlar ABD ve Britanya hükümetleriydi....
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,210AboneAbone Ol

Son eklenenler

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Hediye Levent yazdı: İran, Mekke anlaşmasına neden katılmak istiyor?

Bu yazıyı yazdığım saatlerde Katar, ABD-İran savaşının durdurulması için...

Ceren Ergenç yazdı: ‘Avrupa malı’ duvarı ve Türkiye otomotiv sanayi

Fransa ve Almanya, geçen hafta AB otomotiv politikasındaki uzun...

Kansu Yıldırım yazdı: Brezilya’da sınıf ittifakları, devlet ve sol

Lula da Silva, 25 Ekim 2026'daki ikinci turda Flávio...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Önemli kuramla İsrail tartışılmamalıdır

Bugün İsrail sandık başında. Ben yazıyı yazarken seçim hâlâ...

Canlı yayın