yaklaşımlarHalil PaşaTC-KC Adanın “Taksim”ini kalıcılaştırırken… 1- Halil Paşa

TC-KC Adanın “Taksim”ini kalıcılaştırırken… 1- Halil Paşa

Kategori:

halilpasaGündelik hayatımızın akışına biraz daha yakından baktığımız zaman, Kıbrıs Sorunun her geçen gün, mevcut statükoyu, yani adanın bölünmüşlüğünü, Türkçesi Taksim’i, biraz daha içselleştirildiğine şahit oluruz.

Öte yandan Türkiye, elinden geldiğince resmi olarak görüşmediğini söylüyor ve bundan kaçınıyor gibi görünse de, pek çok olay Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti devletleri arasında, bazen uluslararası antlaşmalar gereği, bezen de dolaylı yollardan bir siyasi, sosyal ve ekonomik “al-ver” sürecinin yaşandığını gösteriyor.

Görünen o ki; Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyetini tanımadığı ve ile resmi olarak temas kurmadığını söylediği bu ilişkiyi, özellikle Kıbrıs Sorunu konusuyla ilgili müzakerelerde, Kıbrıslıtürk politikacılar üzerinden kuruyor. Şöyle ki Türkiye hükümetleri, asker ve bürokrasisi, Kıbrıs’ın kuzeyinde seçilerek iş başına gelmiş hükümetlere, siyasal parti ve liderlerine, üzerine basmamaları, aşmamaları gereken kırmızı çizgileri görebilmelerinde “yardımcı” oluyor. Bu nedenle

önemli ve kritik gördükleri hallerde, andaki KKTC hükümetine…

Çok önemli ve çok kritik zamanlarda ise yalnızca mevcut hükümete değil ama toplum lideri ve mecliste vekili bulunan siyasal partilere…

Ve sonra da etkileri altındaki kurum ve kuruluşlara…

Külliyen “milli birlik ve beraberlik ruhu” içerisinde hareket etmeyi vaaz ediyor.

Önemli ve kritik olmayan diğer hallerde, yani kimyasal bir betimlemeyle, oda sıcaklığının çok düşük ya da çok sıcak olmadığı NŞA’da(1) ise KKTC’nin hükümetleri, bakanlıkları, vekilleri ve mecliste vekili bulunan siyasal partileri serbesttir ve özgürce tartışıp birbirlerini kıyasıya eleştirebilirler.

Hatta Kıbrıs Sorunu gibi, adanın makus talihini değiştirecek önemli bir sorunu, (elbette kırmızı çizgilerin üzerine basmadan) komşuları Kıbrıslırumlarla görüşebilirler.

Değil mi ki Türkiye devletlularının söyleminde, KKTC , “özgür ve demokratik bir hukuk” devletidir.

Ama işin ilginç yanı, Türkiye gibi Kıbrıslırumların da sorunun çözümünde “Kıbrıslıtürkleri bir aktör olarak görmeme” tavrını içselleştirmiş olduklarıdır.

Dahası, dünya kojoktüründe siyasi ve ekonomik güçsüzlükleriyle, ezilen ve küçümsenen cemaatlere has milliyetçi reflekslere bürünüp, Makarios’tan hatıra maximalist politikalarla, Kıbrıs Sorununda çoğu zaman “haklı iken haksız olmayı becerebilme”leridir.

20 Temmuz ve 15 Ağustos askeri müdahalesinin rövanşını, ya da etnik düşmanlığı çoğaltan işgalin tedavisini, politika ve hukuk yoluyla, üstelik de Kıbrıslıtürklerle cebelleşerek gerçekleştirebileceğini sanmanın, Kıbrıs Sorununda çözümsüzlüğün derinleşerek kalıcılaşmasından başka bir işe yaramayacağını AKEL ve DİSİ gibi siyasal parti ve yöneticileri ne zaman fark edecekler?

Yarınki yazımızda, adanın aslında Türkiye’nin Kıbrıslıtürkseçilmişler üzerinden Kıbrıs Cumhuriyet’i (Kıbrıslırum politikacılar-hp) ile “al-ver”ine dayanan bir rotada nasıl ilerlediğini ve bunun da Kıbrıs’ı Taksim’in kalıcılaşmasına doğru nasıl götürdüğünü tartışacağız.

……………………………………………………

(1) NŞA… Normal Şartlar Altında.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 3 – Halil Paşa

15 KASIM 1983, ADANIN OBJEKTİF KOŞULLARI Bir gün öncesine kadar...

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 2 – Halil Paşa

DENKTAŞ’IN SARAY TEHDİDİNE TC BÜYÜKELÇİSİ ARKA ÇIKIYOR 14 Kasım günü...

KİTAP ELEŞTİRİSİ: YAŞANDIĞI GİBİ-Mustafa Akıncı (1983)… 1 – Halil Paşa

Mustafa Akıncı’nın yazıya döktüğü ve ‘Söylem yayınları’ tarafından Şubat-2024’de...

Kayıp Ağaçlar Adası – Halil Paşa

Elif Şafak’ın İngilizce kaleme aldığı “The Island of Missing...

Öksüz Atlar Ülkesinde 2 – Halil Paşa

Gelelim romanda okuru bekleyen bilgi, belge tadındaki anlatı ve...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,898TakipçilerTakip Et
965AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeni döneme açılan yelkenleri ile Irak

Ortadoğu'nun siyasal tarihinde Irak, kavşak dönemlerde dahi önemli sıçramalar...

Hediye Levent yazdı: Irak’ta işgal bitti! Peki şimdi ne olacak?

30 Eylül 2026 Irak için tarihi bir gün. Yaklaşık...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sabahın seherinde ekim ayına başlarken ki Türkiye

Sabahleyin klasik altı buçuk yataktan kalkma dönemim başladı. Önce...

Ceren Ergenç yazdı: ABD-Çin zirvesinden çıkan geçici barış kime yarayacak?

Xi Jinping geçen hafta üç günlük bir devlet ziyareti...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sıra geldi Brezilya seçimlerine

Bu yıl özellikle Latin Amerika seçimleri önemliydi. Öyle önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Yeniden tekrarlama ihtiyacı

Sonunda New York şovları sonlandı. Tabii ki oraya gidip...

Volkan Yaraşır yazdı: 14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla...

Canlı yayın