yazılariktibasTarımda sınıfsal ayrışmanın yeni cephesi - Özge Güneş

Tarımda sınıfsal ayrışmanın yeni cephesi – Özge Güneş

alıntı yapılan kaynakbirgun.net
Kategori:

Avrupa Birliği ile Güney Amerika Ortak Pazarı (AB-MERCOSUR), 25 yıldır müzakere edilen serbest ticaret anlaşması önceki gün Paraguay’da imzalandı. Böylece sadece dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından biri kuruldu ve aynı zamanda küresel tarım siyasetinde, özellikle küçük çiftçiler aleyhine bir sınıfsal çatlağın pimi çekildi.

Zira anlaşmanın teknik detayları gibi görünen kotalar (99 bin ton sığır eti, 180 bin ton kanatlı eti, 60 bin ton pirinç vb.), aslında tarımsal üretimin sınıfsal yapısını yeniden şekillendiren maddi birer zemin oluşturuyor. Ve burada temel mesele, sadece ucuz ithalat değil, bu ithalatın hangi üretici tipini tasfiye edeceği.

Finansmana erişimi olan, büyük ölçekli üretim yapan ve küresel tedarik zincirlerine entegre olmuş tarım-sanayi devleri için bu anlaşma, maliyetleri optimize edebilir. Ancak toprağı bir yaşam biçimi olarak gören küçük ve orta ölçekli aile işletmeleri için durum farklı.

AVRUPA CEPHESİ NE DİYOR?

Daha önceki yazılarda da vurguladığım gibi Avrupa’daki çiftçi protestoları incelendiğinde iki farklı itiraz hattı belirginleşiyor. Bir yanda sistemle uyumlu (FNSEA, Copa Cogeca); çözümü daha fazla sübvansiyon ve teknik denetimde arayan hat yer alıyor. Diğer yanda yapısal eleştirilerde temellenen (Confédération Paysanne, La Via Campesina); serbest ticaret rejiminin bizzat kendisine karşı çıkan, gıda egemenliğini, agro-ekolojiyi ve maliyet altı satışın yasaklanmasını savunan hat. Bu kesim için MERCOSUR anlaşması “dışarıdan gelen bir tehdit”ten ibaret değil. Aynı zamanda içerdeki büyük tarım lobilerinin küçük köylüyü yutma projesini besleyecektir.

MERCOSUR CEPHESİ NE DİYOR?

Güney Amerika tarafında özellikle Brezilya Devlet Başkanı Lula’nın coşkusu dikkat çekiyor. Bu coşku, anlaşmayı Trump’ın korumacı politikalarına karşı bir dengeleyici olarak görmesinden kaynaklanıyor. Arjantin Devlet Başkanı Milei de bunu “Mercosur tarihinin en büyük başarısı” olarak görüyor.
Ancak La Via Campesina gibi toplumsal hareketler, bu coşkuyu paylaşmıyor. Bu anlaşmanın hem Avrupa’da hem Güney Amerika’da küçük çiftçiyi ezeceğini söylüyor. Örneğin Brezilya özelinde eleştirilerin odağında, anlaşmanın Amazon ve Cerrado bölgelerindeki tarımsal yayılmayı ve bununla bağlantılı olarak ormansızlaşmayı tetikleyeceği ve yerel toplulukları topraklarından ederek agro-ihracat modelini; hammadde bağımlılığını kalıcı hale getireceği endişesi var.

Yani sınıfsal yarılma sadece Avrupa’ya özgü değil. Güney Amerika’da da küçük üreticinin sermaye karşısındaki mevzisi daralıyor. Bu nedenle küçük çiftçiler anlaşmayı MERCOSUR ülkeleri için sosyo-ekonomik kalkınma açısından bir gerileme ve egemenliğe yönelik bir saldırı olarak görüyor.

Dahası, anlaşmanın hem çevre hem de sağlık üzerinde olumsuz etkileri olacağına dair raporlar da bulunuyor. Özellikle Mercosur’da kirliliğin, antibiyotik ve pestisit kullanımının artmasının hem Mercosur vatandaşlarının hem de Avrupalı tüketicilerin sağlığı üzerindeki etkileri olacağı öngörülüyor.

ADİL TİCARET ACİL BİR SINIF MESELESİDİR

Seattle’da “Başka bir dünya mümkün” diyenler de, Cancun’da “WTO çiftçileri öldürüyor” diyerek can veren Lee Kyung Hae de aslında aynı şeyi söylüyordu: Gıda, şirketlerin kâr hırsına bırakılamayacak kadar hayati bir haktır.

Bu anlaşmayla bir kez daha hatırlanması gereken adil ticaretin teknik standartların uyumuyla sağlanamayacağını göstermesi. Üreticinin maliyetinin altında satış yapmaya zorlandığı, artı değerin üretenden çalınıp lojistik düğüm noktalarında (limanlar, dev market zincirleri) biriktiği bir düzende, tarımdaki kriz siyasetin merkezinde durmaya devam edecektir.

Türkiye masada yoktu ancak Gümrük Birliği’nin asimetrik yapısı nedeniyle sonuçlarından en çok etkilenecek ülkelerin başında sayılıyor. AB, MERCOSUR ülkelerinden gümrüksüz veya düşük vergili tarım ürünü almaya başladığında, Türkiye’nin ihraç ettiği ürünler için avantajlı konumunun sarsılması bekleniyor. Bu bağlamda Türkiye’deki üretici örgütlerine, kır mücadelesine düşen küçük çiftçileri küresel tarım tekellerine karşı koruyacak gıda egemenliği odaklı bir tarım politikasını hayata geçirmenin yollarını aramaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Ertan Erol yazdı: ABD’nin yeni askeri stratejisi

ABD’nin eski adıyla savunma yeni adıyla Savaş Bakanı Pete...

Mahir Ulutaş yazdı: Lojistik boğum noktaları ve enerji şokları

Modern dünya ekonomisi, sermaye birikiminin yapısal sınırlarına dayandığı, devletlerin...

Nafiz Özbek yazdı: Alman militarizmi ve sermaye: Almanya’nın yeniden askerileşmesinin politik ekonomisi

İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntılarından doğan modern Almanya, kısmen Hitler faşizmini...

Federico Pita yazdı: Latin Amerika tekno-faşizmin yeni laboratuvarı

Latin Amerika, teknoloji-üstüncülüğünün siyasi ve ideolojik laboratuvarına dönüşüyor. Silicon Valley milyarderi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
923AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Serdar Değirmencioğlu yazdı: Nükleer silahlanma varoluşsal tehlike

Günümüzde dünyada olan bitenleri anlamak zor. Olan bitenler akla...

Hediye Levent yazdı: Suriye’de bir küçük üs ve bölgesel yeni düzen

İsrail Suriye’de Türkiye sınırına yaklaşık 70 km mesafedeki Ebu...

Ceren Ergenç yazdı: Çin kültürel hegemonyayı öğrenirken

Türkiye’nin bu yılki Oscar adayı açıklandığında tartışma filmin niteliğinden...

Özkan Yıkıcı yazdı: Emperyalist yeni dizaynda, Suriye gelişmeleri

Tekrar edelim: olayları tümüyle ele almadıkça, net gerçeğe ulaşmak...

Bulut Ünvan yazdı: Neşe Yaşın: Tarihin Çatlağındaki Üzgün Kız

"İnsan, sınırları aşarak konuşmak zorundadır, her kelimenin içinden sınırlar...

Özge Güneş yazdı: Siyasal özne: Mücadele içinde, mücadeleler arasında

Siyasetin öznesi üzerine tartışmalar bugün yeniden yoğunlaşıyor. Türkiye’de siyaset, 12...

Özkan Yıkıcı yazdı: Karışık işler, vesselam!

Yazıyı yazdığım an, 18 Ağustos günüydü. Siz ne zaman...

Canlı yayın