yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSuriye, Irak kırılganlığından – Özkan Yıkıcı

Suriye, Irak kırılganlığından – Özkan Yıkıcı

Gelenekseleşen merkezi dünya haber gerçeğini yeniden yaşıyoruz. Algı operasyonlu amaçlı habercilik epey yaygındır. Politik çıkar ile kamuoyu oluşturma hamleleri sonucu oluşan gündem, aksine işlemeğe veya gerçekler artık gizlenemez hale gelince, bu gündem ikincileşir! Bunu en net son Ortadoğu olaylarında yaşadık. Yalanlarla örülen probagandayla yapılan hamleler, sonuçta yanlış ve tam tersi çıkınca, hiçbirşey olmamışcasına ayni kesimler oynamakla meşkuluktan kurtulamıyor.

Anımsarsınız; Ortadoğu yeni projesi gündeme gelirken, oldukça abartılı probagandalar yapıldı. Yalanlar uçuştu ve neden olarak işkaller yapıldı. Irak bunun en net kanıtı olarak tarihe çoktan yazıldı. Yine bolca yalanlar gelecek için sıralandı. Karşıtlar en acımasızca suçlanırken, kendielrinin “özgürlük” taşıyacaklarını söylüyorlardı. Buda yalan çıktı. Hat ta ırak veya Lipya örnekleri ile daha kağoslu açmazlar yaratılar.

Algıların medyatik gücü ile siyasal faydacılık, yalanlarla süslenince, de zamanla bunlar gerçeğin keskin yaşanışı ile biçilirler. Şimdi herhalde kimse Irakta özgürlüğün geldiğini söyleyemiyor! Daha acısı şu: yeni gelecek denilirken, müdahaleler bunun üstüne konulurken, sonuçta daha tehlikeli örgütler yaratıldı. Üstelik, başta ABD destekli kesimin bu hale geldiğine de tanık olduk. Elkayde, IŞİD veya Elnusra sadece birkaçı!

Bu yaratılan ve gelecek denilen bölge, şimdilerde yeniden yeni sıçrama ile kağoslara doğru başka rotaya girme koşullarını güçlendiriyor. Dost denilenin bugün en tehlikeli yapı oluşunu başta Suriye ve ırakta yaşıyoruz. Belli olan; Bölge ne barış nede özgürleşti! Sistemin müdahalesi ile yeni bir kağosla kabulslarla yaşamak zorunda kalıyor.***

Kıbrısın doğusuna doğru açılalım: Suriye ve ırakla yeniden yüzleşelim. Dün denilenleri anımsayarak, şimdi olanları kıyaslama zahmetine girelim. Göreceğiz ki ne özgürlük, nede demokrasi geldi. Hat ta, her yenilgi veya kırılganlık yeni kriz ile savaş doğurarak meyvesini büyütüyor. Olmayan gerçek, yaşananların yüzleşmesi veveya söylenen yalanların hesabının sorulmadığı ve yenilerinin eklenerek sürdüğü düzlemle karşılaşıyoruz. Fakat, Suriye önemli! Çünkü, Bop olayında ABD hegemonyasını sorgulatan ülke Suriye oldu. Esat gidip de iran gelme adımı bataklığa saplandı. Bundandır ki gerileğen ABD nedeniyle bölge gelişmeleri eskisi gibi gündem olmuyor….

Esat “ha gitti, ha gidiyordan” şimdi yenidenm ülkede hakimiyet sağlayacak duruma geldi. Özellikle,son Dera başarısıyla resmen IŞİD Suriye cepesindeki denklemi, iyice Esat lehine çevirdi. Ama, öylesi önemli kazanımı, nedense uydurma haber kadar, medya yer vermedi. Deranın önemli petrol kaynaklı yer oluşu kadar, ABD nin istemediği ırak Suriye bütünleşmesi de bir anlamda tamamlanıyordu. Üstelik, dün desteklenip, bügün düşman görülen IŞİD de önemli bir yenilgi yaşadı.

Burada pek konuşulmayan önemli bir ayrıntı da kaçınılmaz olarak açıklama ile ortaya serildi. Nedense yorumcular buna da değinmediler. Derada IŞİD yenilmesine tepki israilden geldi! Nedense IŞİD dün dost bugün düşman denilirken, Derada da IŞİD yenilgisine sevinç duyma yerine, tepki göstermenin önemli mesajı vardır. Çünkü, Emperyalizim ve onun ABD merkezlileri Suriyenin toprak bütünlüğü ile kazanarak çıkmasını istemiyordu. Zaten, müdahale de bundan dolayı yapıldıydı!

Şimdi, IŞİD düşman ilan edilip, yenilirken böylesi tepki gelmesi, belli ki bölgede sular durulmayacak! İsrail Suriye ile olan düşmanlığı nedeniyle kendi sınırında IŞİD tipi yapıların olmasından da memnundu. Bu denklem dahi, Ortadoğuda nedenli işlerin karışık olduğunun kanıtıdır. IŞİD nasıl ki ırakta yenilirken, yeni krziler şimdiden ortaya çıkıyorken, Suriyede de IŞİD kaybettikçe yeni krizlerin de işaretleri görülüyor! Oysa Dera olayı, bence önemli bir askeri siyasal kazançtı! Bunu yorumlamak da önemliydi! Oysa, kazanan Suriye olunca, batı medya sanki bunlar olmamışcasına başka tellerden çalıyorlar.*****

Suriyede belli ki işler içte Esat lehine giderken, öyle kolay kolay durulmayacağı da öteki netlik hakim. Aynen, ırakta olduğu gibi. Irakta IŞİD ilerleğişi olurken, herkes bu yapının yenilmesi merekzinde buluştu. Fakat, görüldü ki ırakta konu salt IŞİD değildi! Hem içsel hem dış müdahale bakımından önemli fay hatları vardı. Nitekim, IŞİD yenilgisini ıraklılar rahat rahat kutlayamadı! Şimdi, Barzaninin yeni siyasal hamlesi ile Kürdistan bağımsız referandümü gündeme düştü! Bazı ırak kentlerinin kimin denetimine gireceği tartışması krizle sürüyor….

Başta ABD ve bölgesel bazı güçelr ırakta seçimle gelen yönetimleri pek sevmiyor! Bunlar ırakta yeni krizlere ve hat ta, bölünme hamlelerine açıktır.Yerel, ülkesel, bölgesel ve sistemsel karmaşa, ırakı altüst yaptı. İşkal eden ve özgürlük getireceğini söyleyen ABD şimdielrde ülkedeki gelişmelerden memnun değildir. Öyle ki Barzani bunları da hesaplayarak, kendinin de iktidarda kalma adına bu oyunu oynuyor. Irak rejimini mezhepsel eleştirenlerin, kendinin öteki mezhepten dolayı destek vereceğini de zanediyor. Zaten, Barzaninin yasal olarak başkanlık dönemi doldu. Fakat, Barzani parlementoyu çalıştırmayarak, meclis başkanını Erbilden kovarak, kendine has iktidar kalıcılaşmasını oluşturdu. Bundandır ki Kürtler bağımsızlık isterken, bazı kesimler, Barzaninin siyasal hesapları nedeniyle de kuşkular içindedir.

Suriyede Dera hamlesi ve ırakta Kürdistan referandumu, belli ki IŞİD sonrası bölge yeni sorunalrla boğuşmaya doğru gidiyor. Şimdilik ABD kaybetmenin durumu ve yeniden hamle ikileminde nasıl politika geliştireceği de net değildir. İran, Türkiye gibi merkezi ülkeler veya bölgesel İsrail ile Sudi şehlerinin de bu bataklıktaki hesapları bölgeye yeni yangın alevlendirmeğe yeten etkenlerdir. Görüyorsunuz ki durmadan sanki bitecekmiş gibi olan işler, daha tehlikelerle dolu yola girmiş oluyor. Irak işkaliyle başlanan Ortadoğu macerası, şimdielrde banbaşka yönlerde derinlere doğru dalıp dalıp çıkıyor.

Diğer yazıları

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...
4,446BeğenenlerBeğen
1,532TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın