yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSuikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak - Özkan Yıkıcı

Suikastlerle Amerikan gerçeği civarında dolaşmak – Özkan Yıkıcı

Tartışılmaz şekliyle Amerika, sistemin süper gücüdür. Gerilemekte olan son hegemonya gerçeğine rağmen hâlâ emperyalist yapının merkezi hâlini koruyor. Koruyor da iş, basit sonuçtan biraz daha genişliğe açılınca farklılaşma da olur. Kimine göre Amerika, sistemin en iyi devletidir. Öyle ki birçok sorunun çözümü için de Amerika’nın ne diyeceğine bakılır. Ölçü Amerika’dır. Öteki kesim ise Amerika’yı emperyalist sistemin merkezi olarak anlar. Bunun, sistemin tüm olumsuzluklarını da etkilediğini söyler. Bir anlamda Amerika emperyalist olup daha iyi bir dünya için anti-Amerikancı olma ilkesini dahi koymaktadır.

İkili bir Amerika gerçeği vardır. Sistemi savunanlar ve ondan çözüm ile gelecek bekleyenler ile tam aksi, sömürgeciliğin merkezi olarak kabul edip ona karşı mücadele etmeyi önüne koyan siyasal çevreler olarak oluşur. Nitekim her sorunda karşımıza Amerika gelir. Örneğin sık sık kullanılıp da çevre kirliliği veya iklimlerin bozulması olayında bile karşınızda aynı devlet var: hem kirletip bozan hem de alınan tedbirlere uymama tutumlarıyla herkesi “nasıl Amerika?” sorusuna yanıt vermeye itip artırıyor.

Yine de Amerika, sistemin en güçlü devleti; uluslararası tekellerin, kuruluşların da sermaye eksenli olanlarının karar verici durumudur. NATO’dan IMF’ye yelpazesinde temel karar verici Amerika’dır. Onun stratejileri dünyayı etkiler. Hiç uzağa gitmeyelim: Bugün yaşanmakta olan Ukrayna savaşında Amerika’nın seneler öncesi yaptığı Rusya’yı kuşatma stratejisinin son gelinen uygulama alanıdır. İran saldırıları ise yine doksanların Orta Doğu projesinin son halkası olarak ilerleyen planın aşamasıdır.

Konuyu fazla geliştirmeden gelelim son suikast sorununa. Amerika’nın yeni başkanı Trump, üç yıl içinde dört kez suikast denilen uygulama ile karşılaştı. Üstelik ikisi kitlelerle olan toplantıda girişildi. Kazasız belasız çıktı. En sonuncusu hafta sonu oldu. Basın mensuplarının olduğu bir toplantıya katılır. Onca güvenlik tedbirine karşın salona, hem de epey silahlı bir kişi girip ateş açar. Bu defa canlı tutuklanır. Hemen sorular başlar: Onca tedbire karşın neden girme şansı oldu? Koşullar da yan yana konulunca kurgular, komplolar da eklenir. Bu arada görevden alacağı söylenen FBI başkanı da olay yerinde vardı. Buna dahi methiyeler dizildi. Ama en önemlisi İran saldırısındaki açmaz ile gelgit açıklamalarla belirsizliğe oynama siyasetine bağlı birçok komplo görüşü de sıralandı.

Tabii Amerika’daki bireysel silahlanma kolaylığı da eklenmeden olmazdı. Akla daha fazla soğumayan öteki suikastlar da getirilerek ortak değerlendirme de yapılmaya uğraşıldı. Muhalif kesimler, Trump’ın bu olayları kullanıp yitirdiği itibarı geri almasına bağlıyorlar. Nitekim seçilmeden önce uğradığı saldırıyla bir anda kullanım ile birlikte Trump’ın seçim kamuoyu endeksini lehine çevirdiği de bir gerçek.

Şimdi İran krizindeki belirsizlik, İsrail’e fazla teslim olma duygusu ile yaklaşan ara seçimdeki geride kalma kamuoyu rakamları, bu suikastın altında var mı sorusunu da sorduruyor. Ama gerçek olan, Trump’ın alışılmamış şekilde bolca suikast girişimine uğrayan başkan olarak tarihe geçtiğidir. Bazı ekonomistler de bu olay eğer komplo veya bilinçli yapıldıysa servetine servet katanların da araya eklenmesini belirtiyor. Öyle ya, suikaste uğrayan bir süper güç başkanı sonrası senetlerden dolara kadar para piyasalarında anlık sert etkilenmeler de yaşanma potansiyeline sahiptir.

Son suikastta Trump yara almadı. Bazı tanıklar, ona kurşun sıkılmadığı izleniminde olduklarını dahi belirttiler. Bir karışıklıktır vesselam. Hele de dünyanın öteki kesimine dek gözleme gücü olan Amerika’da, kendi başkanı onca tedbire karşın neden silahlı kişiler salona girebiliyor soruları hep yanıtsız kalıyor. Bu da komplodan kurguya birçok senaryonun gelişmesini tetikliyor.

Kısaca konuştuğumuz ülke Amerika: süper güç. Önemli güvenlik tedbirleri alıyor. Dünyanın öteki yerine de izleme şansı var. Ama onca tedbire karşın da kendi başkanları saldırılara uğruyor. Bunlar eklendikçe büyüdükçe soruların da artması mümkün. Hele de basit görünecek tedbirin olmaması ile suikast girişimindeki başarısızlıklar da konulunca politikanın cilveli sorgulamaları da başlar. Kolay değil: Konuşulan lider Trump. Kendi açıklamaları dahi birbirini tutmazken suikast konusunda da karışık duygular olması normal. Ancak tarihin keskin gerçeği vardır: Ne kadar örtülse de bir gün gerçekler açığa çıkar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Özkan Yıkıcı yazdı: Cumhuriyet bayramlı bir gün yaşadım

Perşembe gününü resmî tatil olarak geçirdim. Doğrusu, havada yağmurun...

Özkan Yıkıcı yazdı: İsrail seçimlerinden Brezilya sonuçlarından bir demet

Hafta sonu Brezilya'da yapılan genel seçimler ve dün gerçekleşen...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sarsıntılarla K. Kıbrıs seçim süreci ilerlerken

Ufak ayrıntıyla başlayalım: K. Kıbrıs koşulları siyasal süreçte iki...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,268TakipçilerTakip Et
1,270AboneAbone Ol

Son eklenenler

Nevzat Hami yazdı: İki Nene, İki Kitap, Bir Sofra

Bir sofranın etrafında toplanan insanlar yalnızca yemek mi yer?...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Savaş düzenine hayır

Cuma günü başta Roma, Milano, Torino, Bologna, Napoli ve...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Redif Nurel ve “Dreams come true in Northern Cyprus!”

Rumun bayra'ını sallayacaglarsa Rum tarafı o tarafdadır. Ezan sesine...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kalınan yerden Azerbaycan konusuna aralanırken

Dünkü yazımda Azerbaycan-Türkiye sorunu üzerine birkaç söz yazdım. Sabahleyin...

Miquel Pellicer yazdı: Lula’nın dijital zaferinin anatomisi

Brezilya’da Luiz Inácio Lula da Silva’nın 25 Ekim 2026’da...

Fikret Başkaya yazdı: Araba çılgınlığına dair…

‘Eğer hem insanlarla ve hem de doğayla kaybettiğimiz ilişkiyi...

Özkan Yıkıcı yazdı: Hamasi sarhoşluktan Azerbaycan gerçeğine aralanırken

Ankara'da Türk devletleri zirvesi toplandı. Tabii kimisi de Türk...

Erkan Çavuş yazdı: Sonumuzun gelmesini mi bekleyeceğiz, ayağa kalkarak kendi kaderimizi ellerimize mi alacağız?

80’li yıllardan itibaren reel sosyalizmin yenilgisiyle birlikte dünyada sağ...

Canlı yayın