yaklaşımlarÖzkan YıkıcıSpor; dostluk ve kardeşlik mi? – Özkan Yıkıcı

Spor; dostluk ve kardeşlik mi? – Özkan Yıkıcı

Her an karşımıza ister dinleyerek, ister katılarak, birilerinin bet oynayarak, sesler yükselip kavga eder gibi konuşularak, katılarak katılımcı olma gibi nice olgu ile spor kavramını gündelik yaşamımızın bir parçası haline geldi. Seyrederek, taraftar olarak, sağlık için yaparak, zevk için kulanarak ve arkadaşılık çizgisini oluşturma, konuşma alanı bulma gibi nice konuda spor önemli bir mavzemedir. Kitlesel olgudan endüsri sektörüne dek sporun belirli daları artık yaşamın olmaz sa olmazlarıdır. Artık kimseğe “spor barış ve kardeşliktir” demenizin anlamsaz hiçbir ifadesi kalmadı. Taraftar olmaktan rant sağlamaya dek geniş yelpazesi ile spor artık Kapitalizmin önemli bir işletilen kural haline sokulan objedir. Rekabet, endürsrileşme gibi kuralar zaten artık sporu spor olmaktan çıkarıp adeta sistemin işleyen ve kar sağlanan, kitleleri dentim altına alan sosyal bir kuram halaine getirdi. Eskiden beri boşuna “Salazar ve Frankonun faşist diktatörlük aracı olarak futbolu” hep örnek göstermiyormuyuz! “Biz diktatörlüğümüzü futbola borçluğuz; kitleleri uyutan bir tulum la futbol ile idare ettik” demişler di! Zaten taraftarlık kısgacında nice çirkinlikler kirlilikler spor ile örtüldü. Başarı ve rekabetin taraftarlık la ötekine küçümseme davranışları çoktan yerleşti. Siz bir Fenerbahce veya Beşiktaş taraftarına futbolun kuralalrı ile oynanıp sonuçlandığını artık iandıramazsınız! Başkasının başarısızlığı ile övülen, ötekine saldıracak kadar yoğunlaşan bir kitlesel kültür de spor oluşturmuş oldu. Artık spor kitlesel seyretme veya yaparak bedensel rahatlama olayında çoktan çıkıp, kapitalist rekabetin ve sermayenin kar endeksi ile doldurularak sistemleşen bir argüman haline getirildi. Sistemin kendisini spor olarak incelemek mümkündür. Bir farkla; kitlelere “spor kardeşliktir” ezberi çok güzel yuturuldu!

Fazla soyutlamaya dalmadan, yaşamdan örnekler le konuyu deşelim. Hiç uzağa gitmeden kendimizin ekrana nasıl esir olup maç veya spor prokramlarını izlediğimizi bir sorgulayalım. İzlerken taraf olmanın sevinci veya öfkesini duyarız. Bazen takımdaş, bireysel alanda bireyci, ulusal ölçekde milli olunur. Hatta bize çok ters gelen ve normal yaşamda duysak “faşist” simgesi ile nefret edeceğimiz sloganları sporda kolayca kabulenip söyleriz. Ama biraz daha sporun sistemsel sonuçlarına girelim. Hemen dibimizdeki ilhakcı efendimiz Türkiye olayına bakalım….

Son yapılan açıklamada atletlerin dopink yapma listesinin lideri Türkiye! Hani çoğu kazanınca insanalrın sevinip övündüğü ve seyretiği birçok atlet soradan dopink yapıp tüm oluşan sevinç yumağının sahte olma baaşrısının açığa çıkan lider listesi! Başka ironi de şu; Türkiye maçlar la katılamadığı dünya basketbol şanpiyonasına ödediği para ile katılıyor. Basketbol Uluslararsı federasyon yeni bir karar ile “yapılacak katgı ile bazı takımlar da şanpiyonaya alınacak”! Böylelik le “parayı verin siz de katılın” kapitalist ilke de uygulanır oldu. İsterseniz bir de futboldan örneklem sunayım: Biliyorsunuz futbol şanpiyonasının biri de Katar da yapılacak. Yapılan oylamada oyların resmen satın alındığı ortaya çıkmasına rağmen, Katardan müsabakalar geri alınmadı!Kapitalistleşmenin daha açık kanıtına gelelim: Sadece futbol ekonomik endüsri alanında dördüncü güç olarak kaydedildi. Futbol endüsrisi çoğu törösü tekeli geride  brakıyor. Ayrıca son tahminlere göre 60 milyaar dolar senede kara para aklanan yer olarak Futbol işaret ediliyor. Boks, atletizim veya öteki alanlar hesapta yoktur…..

Biraz tarafsız olanlar ise Türkiyede son Şike olayında aslında konu şikeden çok Erdoğanın intikam davranışı olduğunu kabulenir. Bundan dolayı özelikle Beşiktaş Çarşı gurubunun sosyal muhalefet katılımcı oluşu veya Fenerbahcenin AKP karşıtı duruşu nedeni ile resmen  şike olayı ile cezalandırma olduğu da kabulenilir. Şikenin Türkiyede en doğal kural olduğu kabulenilir. Hatta şike ile olsada başarı önüne gelemeyeceği de doğalaşan duruş oldu. Fakat fenerbahce veya Beşiktaş olayında en garip olan; Şikenin yapan ve yaptıran ikileminin dahi olmamasıdır. Hele de “özel mahkeme yargısı ve siyasal ayraçlı” oluşu futbolun içine nelerin sokulduğu da bellidir.

Son günlerde sporun önemli evernsel iki tartışması vardır. Yapılacak Şusa kış olimpiyatları ile Rus çarlığının Çerkez katliyamı da tartışılır hale geldi. Örtülen tarih kış olimpiyatları ile yeniden canlandı. Buna batılı emperyalistlerin Rusyadan Suriye rovanşı alma eylimi de eklerseniz, kış olimpiyatlarının nereye dek uzanacağının sınırı olmadığını da anlarız…

Öteki spor konusu iseBrezilyada yapılacak dünya futbol şanpiyonasıdır. Brezilya halkı futbol şanpiyonası için yapılan milyarlarca dolar harcamların yanlış olduğunu; bu kaynağın insana yönelik yatırımlara yapılmasını savunarak protestoalr yapıyor.Böylesi gelişmeler sonuçta sporun sistemin işleyen kar makinesi haline sokulan bir rant alanı haline geldiğini bize anlatıyor.

Diğer yazıları

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Büyük Felaket’in yıl dönümünden – Özkan Yıkıcı

Bugün 15 Mayıs. Çoğumuzun bilip de unutturulan önemli yakın...

Çin konusu sessizce ama yükselen yel gibi – Özkan Yıkıcı

Dünyada hissedilirken Orta Doğu kaynıyor. Bazen sıcak savaşlar, bazen...

Lübnan saldırıları ve sessiz dünya ikilemi – Özkan Yıkıcı

Herkes daha çok İran’la olan savaşa odaklandı. Şimdi de...

İki örnekle genele gidiş – Özkan Yıkıcı

Son günlerde gündem istemese de K. Kıbrıs’ta ilgili konuda...
4,446BeğenenlerBeğen
1,532TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
835AboneAbone Ol

Son eklenenler

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Seleflerinden Çok Farklı Bir Post-Faşizm – Enzo Traverso

2026 yılında artık hiç kimse faşizmi yalnızca tarihyazımına ait...

Trump Xi’nin Rahle-i Tedrisatından Geçiyor — Cevdet Kadri Kırımlı

Ne nadir toprak elementleri konusunda ne de Trump’ın damardan...

Borcu Borçla Kapatma Ekonomisi – Şener Elcil

İngiltere, Amerika ve Kore’de çalışmış dünyaca ünlü Kıbrıslı ekonomi profesörü arkadaşım George Theoharidis, Türkiye...

Kolombiya’da seçimler – Ertan Erol

Kolombiya 31 Mayıs’ta başkanlık seçimlerinin ilk turuna hazırlanırken adayların...

Mustafa Akıncı Gara Lisdadadır? – Halil Karapaşaoğlu

Gıprızlıların Türkiya’ya girişinin Türkiya tarafından yasaglanmasına, onnarın “terörisd” ilan...

1912 Mayısında Limasol’da Etnik Çatışma ve İlk Ölümler – Niyazi Kızılyürek

1912 yılının Mayıs ayında Limasol’da yaşanan olaylar Kıbrıs tarihinde...

İnsan Kalmakta Direnmek Şiarıyla, 22. Kıbrıs Tiyatro Festivali Başlıyor… – Yaşar Ersoy

En ışıksız, karanlık durumlarda, karamsarlığa düşmeden, “bu toplumdan bir...

Canlı yayın