yazılariktibasSavaş pornografisi - Selçuk Candansayar

Savaş pornografisi – Selçuk Candansayar

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net
Kategori:

Medyada günlerdir B2 bombardıman uçağı ve GBU57 A/B bombasının becerilerine maruz bırakıldık. Uçak ve bombasının hedefi olan İran’daki Fordo nükleer tesisinin “derinliği” ve “korunaklılığı” da uzun uzun anlatıldı.

Haber programlarında bir yandan “uçak”, “bomba” ve “tesis” in yapısal özellikleri ve performansları durmaksızın anlatılırken, yorumcular “fal açıp durdular”: Vurur mu vur(a)maz mı, bu gece mi vurur, mümkün değil ancak on güne vurabilir, yorumlarıyla hipnotize olarak ekranlara kilitlendik.

Pazar sabahı sosyal medya yıkılıyordu ve tüm televizyon kanallarında bu kez “gerçekten vurdu” ve “vurdu ama nasıl vurdu” yorumları akıyordu. ABD- İsrail savaş makinası göstere göstere vurmuştu.

İran, İsrail saldırısından bu yana yüzlerce “füze” atıyor, Demir Kubbe ve savunma sistemleri büyük çoğunluğunu havada imha ediyor, tek tük düşen İran füzelerinin neden olduğu hasar ise “önemsiz” görülüyor.

Sömürgecinin zihninde inşa ettiği “hayali doğu” dişi bir imgedir. Doğu, uygarlık öncesi, doğayla bütünleşik, vahşi, çocuksu ve sahip olma arzusunu kışkırtan bir “doğurgan kadın” olarak tasavvur edilir. İri memeli ve geniş kalçalı doğulu kadın yarı vahşidir ve sömürgeci erkek o kadına (doğuya) tecavüz etme hakkına sahiptir. Hotanto Venüsü olarak bilinen Afrikalı köle Saartjie’nin hikayesi bu hayali imgenin bedenlenmiş halidir.

Savaşlar her zaman bir erkeklik performansı olarak icra edilir. Savaş terminolojisi aynı zamanda tecavüz terminolojisidir. Tersi de doğrudur. Vurmak, girmek, ele geçirmek, sınıra tecavüz etmek vb. çok sayıda fiil ortaklaşa kullanılır. Silahlar erkeklik organıdır. Tank namluları havaya doğru “kaldırılır”; füzeler “dikleşir” ve sınırı geçip, “vurur”.

Günlerdir İran füzeleri hedeflerini vuramadan havada imha (hadım) ediliyor. İsrail, yeterince bitirici “vuramadığından”, daha güçlü, iri vurucu ABD’yi yardıma çağırıyor ve ABD’de öyle vurulmaz böyle vurulur diyerek canı istediği zaman kendi bildiği şekilde “vuruyor”.

Trump, ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen, hiçbir kurala bağlı olmadan istediğini istediği şekilde vurabilen “beyaz erkeklik organı” olarak ortalıkta salınıyor. Seyirci dünya, edilgenleşerek tecavüze tanıklık ediyor. Tecavüzün insanlıkdışılığı üzerine konuşmaktansa, Trump’ın “delişmenliğini”, B2’leri GBU57A/B’lerin vurucu güçlerini tartışıyor.

ARZU NESNESİ

Böylece giderek Trump bir “arzu nesnesi” işlevi görmeye başlıyor. Ona sahip olmakla, onun tarafından sahip olunmak arzusu arasında salınıyor tanıklar. Trump gibi vurucu olmak ve Trump tarafından vurulmak arasında. Tıpkı pornografide olduğu gibi. Pornografi, seyircileri bir süre sonra edilgenleşir ve görüntüdeki hemcinsiyle değil de karşı cinsle özdeşim kurmaya başlar. Görüntüdeki erkek gibi “yaptığını” hayal ederken bilinçsizce o erkek tarafından “yapıldığı” hissi de oluşmaya başlar. Nasıl yapıyor sorusu, yapılan ne hissediyor acabaya, oradan da beni yapsa ne hissederime doğru evrilmeye başlar.

Pornografi bağımlılık yapar. Uçakların, bombaların, emperyalist savaş makinasının gücünün boyutlarını konuşmayı bırakıp, savaşa, sömürgecinin hayaline karşı çıkmaktan başka yol yok.

Televizyonları kapatıp, sosyal medyadaki savaş akışını bırakıp sokağa çıkmalıyız. Sokakta hayat var ve bizi bekleyenler giderek çoğalıyorlar.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özge Güneş yazdı: Kapıdaki tehlike El Niño

İstanbul’da geçen hafta evleri, işyerlerini ve yolları su altında...

Ertan Erol yazdı: Brezilya’da ‘beklenmedik’ sonuç

Brezilya’da genel seçimler ve başkanlık seçimlerinin ilk turu tamamlandı....

Önder İşleyen yazdı: Sokakların çağrısı

Büyük kriz sonrası uzun bir çalkantı döneminden geçiyoruz. Eski...

Dr. Cengiz Başkaya yazdı: Çağımızın insanı; homo plasticus

İnsan soyu tarih boyunca birçok aşamadan geçti. İlk aşama...

Ümit Akçay yazdı: COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2026 Küresel Riskler Raporu, çarpıcı bir çelişkiye...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
4,170TakipçilerTakip Et
1,020AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Türkiye’ye şöyle bir bakalım mı?

Kuzey Kıbrıs, kendi kuralıyla Türkiyeleşen gerçeği içinde seçimler sürecine...

Aykut Bektaşoğlu yazdı: Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor

Sorunlardan Kapitalizm sorumlu tutulmuyor. Sermaye büyütmeye yarayan her şey...

Halil Paşa yazdı: Matematik değil, siyasal irade

Önümüzdeki seçim sonunda hükümet olması en muhtemel olan iki...

Özkan Yıkıcı yazdı: Mekke İttifakı ve Ortadoğu’da yeni emperyalist hesaplar

Arap ülkeleriyle yakınlaşıp ortak tavra sokuldu. Tabii önemli siyasal...

Yonca Özdemir yazdı: Dünyada Z Kuşağı Protestoları, Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim Talebi

Dünyada Z Kuşağı Protestoları: Gençlerin Büyüyen Hoşnutsuzluğu ve Değişim...

Özkan Yıkıcı yazdı: Libya’dan gelen haber üzerine

Libya'da aslında Kaddafi sonrası kaosla yaşam şekli sürmektedir. İki...

Evren Balta yazdı: Avrupa’nın bekleme odası

Uzun zamandır televizyon izlemiyorum. Ama günlerdir okuduğum gazetelerin ve...

Canlı yayın