Kıbrıs iktibasLevent AtikoğluSanatta karar mekanizması - Levent Atikoğlu

Sanatta karar mekanizması – Levent Atikoğlu

Tüketim kültürü; üretmeye ve entelektüel mal kavramına verilen incelikli değer bağlamında sorunlu olarak belirir: İnsan doğası değişmeye ve gelişmeye adapte olabildiği sürece hayatta kalabiliyor. Stres kontrolü, endişe ile mücadele edebilme yeteneği, özellikle de travma sonrası toplumlarda ortaya çıkar. Etkilerini hafifletme konusunda çok işe yarayan en iyi stratejilerle stresin minimum seviyeye indirgenebilir. Birçok yöntem sunulur profesyoneller tarafından. Fiziksel sağlığını maddi hırslarının önünde tutmak isteyen genç yeni kuşak beliriyor: kariyer planlama ve değerlendirme sürecinde yer alan birçok tahribat kişiyi büyük bir umutsuzluk ve kısır döngü içerisine koyar. Ezberledikleri dışında hiçbir şey söyleyemeyen, konfor alanının dışına çıkmamış, üniversiteye özel olarak talimatla yerleştirilmiş, mezun olduğunda işi hazır olan bir bireyle, önü engellenmiş ve yeteneklerini ortaya çıkarmasına izin verilmemiş bir genci aynı kefeye koyamayız elbette.

Özellikle kültürel, sanatsal ve yaratıcı alanlarda bu ambargo barizdir diğer alanlarda da olduğu gibi. Kişisel ifade özgürlüğünü sorgularken, kimsenin dillendiremediklerini konuşup yazabilenleri takdir etmek yerine, kendisini karar mekanizması tekelinin başında konumlandıranlar ve zorbalıkların maksimum seviyede yaşandığı dönemlerden geçtik ve hala daha da geçiyoruz.

Çok zorlayıcıdır bu. Belki bir süre bunun ekmeğini yersiniz ama uzun vadede gelişen ve değişen dünyada bunu idame ettirmek zordur. Bu döngüden kurtulmak mı yoksa o karar mekanizmasının istediği şekilde olmak mıdır sorunsalı çıkar ortaya…

Kendilerine benzemeyenin önünü kesmekle ünlü olduğumuz bu kültürde, dijital ve evrenselleşmenin etkisiyle, farklılıklara saygı gösterme konusunda özenli olmaya başlayanlar var.

Pedagojik olarak bir çocuğa neyi yapabileceğini, neye yeteneği olup olmadığı, kişisel gelişimini olumsuz anlamda etkileme riskini düşünmeden hareket edilmiştir geçmişte. İşte bu karar mekanizmasının uygulamalarını birileri çıkıp dillendirdiği zaman anlamaya başlıyoruz yarattıkları tahribatı…

Sahip oldukları büyük ego ve itibarın zedelenebilme korkusu yıllar sonra siber güvenlik, yapay zeka, farklı kültürlerle etkileşimler ve yeni savaş stratejileri gündeme gelince, karar mekanizması olduğunu düşünenler de kendilerini ve yaklaşımlarını gözden geçirmenin gerekliliğini düşünmeye başladılar. Bu aslında, geçmişteki sanat karar mekanizması politikalarının ne kadar da sanatın doğasına aykırı olduğunu, zorbalıkları kapatma psikolojisi örneğidir yaşanan.

İnsan doğasının zamanla mütevazi, gelişime ve değişime daha sıcak bakmaya başlamasının sebebi, ölüme daha yakın olmaya başlaması mıdır acaba? Dünyanın kendi etraflarında döndüğünü zanneden, yabancı dil konusunda sınıfta kalmış, sanat, edebiyat ve yenilikçi yöntemlerden bir haber olan kesimler; kendini karar mekanizması konumunda bulundurma işgüzarlığından saman alevi hızında kurtulup bir anda sönüp kayboluyor mudur yavaş yavaş?


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,928TakipçilerTakip Et
893AboneAbone Ol

Son eklenenler

Marios Epaminondas yazdı: 1968 yazı

Toplumlararası çatışmaların patlak vermesinden bu yana ilk kez, Kıbrıslı...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: NATO 3.0, Türkiya ve Gıprız

NATO 1.0, 1949-1991 arası Sovyetler Birliyne garşı Batı'nın oluşdurdu'u...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Savaş ve Kadın

Geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Rum ve Yunanlı milletvekillerinin...

Morning Star Başyazısı: Ankara zirvesi NATO’nun çirkin gerçeklerini gözler önüne seriyor

NATO liderlerinin Ankara’da Donald Trump karşısında sergilediği boyun eğici tutum, askeri harcamalardaki...

Gülenay Baş Dinar yazdı: Kapitalizmi ve Emperyalizmi Birlikte Düşünmek: Günümüze Dair Bazı Notlar

Uzun bir süre boyunca liberal paradigma, emperyalizm olgusunu piyasaların...

Özge Güneş yazdı: Avrupa’da yaklaşan bölüşüm kavgası

NATO’nun Ankara Zirvesi Bildirgesi, ittifakı özgür ve demokratik uluslar...

Ümit Akçay yazdı: NATO zirvesinin ekonomi politiği

İlk bakışta Ankara’daki NATO zirvesi, alışıldık güvenlik başlıkları etrafında...

Özgür Orhangazi yazdı: NATO zirvesi ve ‘savunma’ sanayisinin yükselişi

İkinci Dünya Savaşı sonrası kapitalist dünyada ortaya çıkan ekonomik...

Canlı yayın