yazılariktibasPers, Farsi, taksi - Mine G. Kırıkkanat

Pers, Farsi, taksi – Mine G. Kırıkkanat

Orjinal yazının kaynağıcumhuriyet.com.tr
Kategori:

Paris’te yine tren grevi vardı.

Banliyölerden çalışmak için gelip giden iki buçuk milyon insan; arabalarını kullanmak zorunda kalınca başkente giren çıkan tüm yollar kilitlenmişti.

Başıma gelecekleri bildiğimden taksi rezervasyonunu bir gün önce yaptırdım.

Pencereden baktım, siyah ve Mercedes “parizyen” taksi erken gelip kapının önünde durmuş. Arabadan inen şoför, iki trafik polisine bir şeyler anlatmaya çalışıyor.

Balkona çıkıp Türk usulü: “Geliyorum, geliyorum!” diye bağırdım ve bavulumu yüklenip paldır küldür indim aşağıya. Trafik polisleri beni görünce: “Bu mu?” dediler. Taksi şoförü, hınzır bir gülümsemeyle iki elini yanına açıp omuzlarını silkti. Polisler de güldü. Selamlaştık. Gittiler.

Taksiye yerleşince, bohçacı kadın merakımı yenemeyip sordum: “Hayrola, neler konuşuyordunuz öyle?”

Şoför, sevimli bir adamdı: “Hiç sormayın, beni zor durumda bıraktınız!” dedi.

YAŞLI BAĞIRIR, SAKAT KOŞAR

Meğer yasak yere park etti diye, ceza yazmaya kalkmış polisler. Bizim şoför de “Müşterim çok yaşlı ve tekerlekli sandalyede. Lütfen ceza yazmayın, şimdi iniyor, hemen gideceğim!” demiş. Tam o sırada ben balkondan naralanmışım. Polisler, “Senin müşteri pek yaşlı ve felçli değil galiba!” diye alay etmişler. Şoför pür ciddiyet, “Yok” demiş. “O bizim müşteriyi indirecek olan hizmetli.” Tam o sırada bavulumu çeke çeke ben sökün etmişim. Şoför, “Nazik adamlardı doğrusu, yalanımı cezalandırmadılar!” diye güldü.

Havaalanına doğru koyu bir sohbet başlamıştı aramızda. Türk olduğumu öğrenince, bizim dilde: “Türkü severim!” deyiverdi. Meğer İranlıymış.

Çok düzgün bir Fransızca konuşuyordu ve her şeyden haberliydi. İran devriminden iyi şeyler ummuştu, başlangıçta. “Ama sonunda, hiçbir beklentimiz gerçekleşmediği gibi, özgürlüğümüzü de aldılar elimizden” diyordu.

Tüm ailesiyle kaçmıştı, ülkesinden. Yalnız Avrupa’da bile dört, beş milyon İranlının yaşadığını ve sınırlar açılsa İran’daki nüfusun yarısının yollara döküleceğini söylüyordu.

PERS GELENEĞİ, FARSİ KÜLTÜRÜ

Bir ara: “Bakın” dedi, “İran, büyük kültür ülkesidir. Ama büyüklüğümüzden ne kaldıysa İslamiyete değil, Farsça konuşup yazan İran yazarlarına ve ozanlarına borçluyuz. Zaten İran niçin Müslüman olmuştur, hiç anlayamamışımdır. Araplardan nefret ederiz. Bir İranlıya en büyük hakaret, sen Arapsın, demektir. Türkler de egemen oldular İran’a. Ama Türklere karşı bir husumet yoktur. Çünkü bir kültür hegemonyası kurmaya kalkmamışlardır ülkemde. Oysa Araplar, din yoluyla bir kültür emperyalizmi yarattılar.”

Havaalanına gelmiştik. Biraz da çekinerek İran’da taksi şoförü müydü diye sordum. Acı acı gülümsedi. Aslında, nükleer fizikçiydi!

Üstelik Fransa’da eğitim görmüştü. Sonra anavatana dönüş. Anavatandan kaçış. Diploması Fransız diye, nükleer fizik dalında iş bulmak umudu. Ve umudun yıkılışı. Nükleer fizikçi şoförümün son sözü, sahibi bile olmadığı taksinin direksiyonuna vurarak: “Yaşamak gerekiyordu” oldu.

MOZAİK TOPLUM, PORSELEN DEVLET

Aradan yıllar geçti.

Paris’te tanıdığım nükleer fizikçi taksi şoförüne selam olsun: Türk asıllı Mesud Pezeşkiyan “reformist” tanımıyla İran cumhurbaşkanı seçildi.

Kimi yorumcular, Pezeşkiyan’ın halkına Türkçenin yanı sıra Kürtçe seslenmesine, İsrail’e verdiği barışçıl mesajlara bakarak BOP’un piyonu olduğunu öne sürüyor.

Bu doğru değil. İran, pek çok etnik kimliği barındıran bir ülke. 90 milyonluk İran nüfusunun yaklaşık 25 milyonu Türk asıllı, 8 milyonu Kürt vb. En şaşırtıcı olanı da 7. yüzyıldan beri, Asya kıtasında İsrail’den sonraki en kalabalık Yahudi nüfusu barındırması. Persya’dan beri varlığını sürdüren İran Yahudilerine, Parsim deniliyor. En eski Yahudi geleneklerine bağlı Parsimler; İran devletinin İsrail ile ABD arasındaki iletişim kanalı.

Türk asıllı Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran’ın mozaik toplum yapısını bir arada tutabilmek için belki de son şansı.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Andy Storey yazdı: FIFA’nın güçle çirkin ortaklığı

Dünya Kupası, ABD’nin ne kadar kötü bir ortak ev sahibi...

Esra Akgemci yazdı: Kolombiya’dan Peru’ya: Güvenlikçi siyasetin gölgesinde seçimler

Toplumsal sorunların çözümünü daha fazla güvenlik, daha fazla ceza...

Mehmet Yaşin yazdı: Mutfaktaki “kızıl” devrimci!

Bu haftaki konumuz, Avrupa mutfaklarıyla tanıştıktan sonra tüm mönüleri...

Arif Mostarlı yazdı: Bu işte futbol topunun hiç suçu yoktu!

1970 yılının Temmuz ayında, Honduras’ın başkenti Tegucigalpa’nın duvarlarında şöyle...
4,643BeğenenlerBeğen
1,584TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Hayri Kozanoğlu yazdı: Trump devrinde merkez bankacılığı

Küreselleşmiş kapitalizm kurgusu içerisinde, özellikle de sermaye akışlarının serbestliği...

Zafer Taşkın yazdı: Alman jeopolitiğinden NATO’ya: Türkeş, Türk Sağı ve antikomünizm

19.yüzyılın sonlarında Almanya, İngiltere ve Fransa gibi geniş sömürge imparatorluklarına...

Hasan Kahvecioğlu yazdı: “Online” doktor randevusu için bu rezil “site”yi, devlete kim kakaladı?

Dünya; 1980’lerden beridir, “çevrimiçi devlet hizmeti”nin keyfini sürmektedir. Neredeyse yarım...

Michael Löwy yazdı: 23 Aralık 2084

Merhaba. Kış başlıyor ve burada, Grönland’da, 40 dereceyi aşmayan...

Canlı yayın