iktibasGözde BedeloğluMutlak butlan, hayat sokakta — Gözde Bedeloğlu

Mutlak butlan, hayat sokakta — Gözde Bedeloğlu

Orjinal yazının kaynağıbirgun.net

Konunun hukukla ilgisi yok. Bunu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bizzat kendisi ve saz arkadaşları da biliyor. CHP Genel Başkanlığı döneminde ve seçim kampanyalarında AKP’yi ve yürütmeyi; yargıyı ele geçirmekle, siyasallaştırmakla ya da kendi yargısını oluşturmak istemekle birçok kez suçladı. Ama kendi partisinin iradesini “mutlak butlan” gerekçesiyle sakat ilan ederken eleştirdiği o yapının arkasına sığınmakta hiçbir tereddüdü yok öyle mi?

Bu ülke, yurttaşını düzenli aralıklarla pek çok konuda yoruyor ama içlerinde en yıldırıcı olanı bence aptal yerine konmak. Gerçi Kılıçdaroğlu, dün eleştirdiği AKP yargısının kararıyla kaybettiği koltuğa yeniden oturtulan birinden çok, biz aciz kulların bilemediği bir belanın önüne geçmek için, üzerine düşeni yapan bir “devletlü” gibi davranıyor. Tavrı, siyasal bedel ödemeyi değil devlet aklı adına fedakârlık yaptığını düşünen bir bürokratik siyaset geleneğini çağrıştırıyor. Bireyin ezilip un ufak olması pahasına devletin bekasını öne koyan bakışa ne kadar da uyan bir örnek.

***

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuşmasında dikkat çektiği o meşhur “müesses nizam”, literatürdeki tanımıyla bir toplumu, bir örgütü veya bir kurumu kontrol eden egemenleri, elitleri tarif ediyor. Özetle geldiği yere çökme, çöktüğü yeri çürütme üzerine kurulu kadim bir müesseseden başka bir şey değil. Sorunsuz çalışabilmesi için de gitmesi gerektiği halde, “ülkenin bizlere çok ihtiyacı var” diyerek hem kendini hem de etrafı kandırmaya çalışan insanlara ihtiyaç var.

***

CHP, genel başkanını değiştirdi ve girdiği ilk seçimde Türkiye’nin birinci partisi oldu. Cumhurbaşkanlığı yarışı için güçlü bir aday çıkardı. Yerel yönetimlerin başarısı halkta memnuniyetle karşılandı. Ama siyasallaştığı artık yaygın şekilde kabul edilen yargı eliyle bütün bu siyasal tablo tasfiye edilmeye çalışıldı. Özgür Özel’in “51 yaşındayım. Bu rejim 30 sene bu koltukta oturmayı vadediyor. Ama bu ülkenin 80 yaşına kadar muhalefet koltuğunun tadını çıkaranlara değil, muhalefette olduğu her gün ızdırapta olan, bu milletin sorunlarını çözecek iktidarı kuracak bir genel başkana ihtiyacı var” sözleri Kılıçdaroğlu’na söylendiği kadar, Gezi’de güçlü bir şekilde kendini gösteren yeni kuşağın bıkkınlığına da tercüman oluyor.

***

70’li ve 80’li yıllarda doğan kuşağın artık yönetimde söz sahibi olması hayatın olağan akışına uygunken “ülkenin bize ihtiyacı var” diye kendini ortalara atan eski kuşak adamlar tarafından engellenmeye çalışılmaları da maalesef sıradan. Bu itiş kakış tarihin her önemli durağında yaşandı. Ama mesele şu, nasıl ki Özel, konforlu muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddettiğini söylüyor, aynı şekilde bugün Türkiye’nin demokratik özgürlüğünü, sosyal refahını, bağımsızlığını ve geleceğini düşündüğünü iddia eden kişi, parti, örgüt, sendika… için de sittinsene konforla oturacağı bir koltuğun olmadığı bilinmeli. Kalmadı. Bitti.

***

Çünkü rejimin asıl derdi yalnızca koltukların el değiştirmesi değil, toplumun aşağıdan hareketlenmesi. En büyük korkusu ise gençler, işçiler ve onların örgütlü mücadelesi. İktidar, emekçileri sermayenin önüne atıp etini kemiğini çiğ çiğ yedirmeye pek hevesli. Çocuklar okul sıralarından adeta sökülerek patronların önüne ucuz, hatta beleş iş gücü olarak atıldı. Can güvenlikleri bile sağlanamıyor. Memleketin her karışı sermayeye peşkeş çekildi. Toprağı gasp edilen köylü ayakta, emeği sömürülen işçi ayakta, geleceği çalınan gençler ayakta. Özetle, konforlu koltuk yok, hayat sokakta; çözüm sömürüye karşı örgütlü mücadelede.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Gözde Bedeloğlu yazdı: 10 milyon kahkaha, 185 jurnalci ve bir kuyu

Komedyen Deniz Göktaş milyonlarca kez izlenen gösterisinin ardından önceki...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Lefkoşa-Ankara Hattında ‘İç Hat’ Düğümü

Kuzey Kıbrıs hükümetinin Ankara temasları sonrası duyurduğu “Ercan Havalimanı’nın Türkiye iç hat benzeri...

Gözde Bedeloğlu yazdı: İhtimalen suçlu, resmen hapiste

Ankara 7-8 Temmuz’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor....

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta veri skandalı: 364 bin kişinin sağlık ve kimlik bilgileri Dark Web’e sızdı

Yenidüzen gazetesinden Tümay Tuğyan’ın özel haberine göre, siber saldırganların Kuzey...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Tarikat Şeyhi evine, hasta tutsaklar hücreye!

Türkiye bu büyük skandalı, Timur Soykan’ın titiz gazeteciliği sayesinde...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
891AboneAbone Ol

Son eklenenler

Minas Stilianu yazdı: Kıbrıslı Rum Reddiyeciliği: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kuruluşundan 1974’e Kadar

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960 yılında kurulması, Kıbrıs tarihinin en önemli...

Özkan Yıkıcı yazdı: Son gündemleşmelerle birlikte Kıbrıs ve NATO güncelliği

Sabahleyin yerel gazetelere bakınca iki konu ağırlıktaydı. NATO zirvesi...

Yusuf Karadaş yazdı: NATO zirvesi ve gözleri bağlı vatan!

Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına...

Ahmet Cavit An yazdı: Kıbrıs ve NATO

300 yıldan fazla Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde kalan Kıbrıs adası,...

Şener Elcil yazdı: Çamaşır Makinesi Sendikacıları

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray’da yaptığı son toplantıda “Siz,...

Umut Can Fırtına yazdı: Trump istedi, Infantino kırmızı kartı kaldırdı: Sana iltimas bitmez bende

Uluslararası kurumların bağımsızlığı ve tarafsızlığı her geçen gün daha...

Aykut Çoban yazdı: Antalya COP31’de ne mavi ne yeşil, kızıl bölge

İklim Değişikliği Sözleşmesi’ne taraf ülkeleri, kararlar almak için her yıl...

Özge Güneş yazdı: Güvensizlik, kâr ve refah talebi arasında

NATO Liderler Zirvesi uluslararası basında transatlantik ittifakın modern tarihindeki en...

Canlı yayın