yaklaşımlarÖzkan YıkıcıLula ve Belsanaro ikinci tura kaldılar - Özkan Yıkıcı

Lula ve Belsanaro ikinci tura kaldılar – Özkan Yıkıcı

Merakla beklenen Brezilyada başkanlık seçiminin ilk turu gerçekleşti. İlk turu diyorum, çünkü gerekli 51 oyu iki aday da bulamadığı için ikinci tura kaldılar. Daha doğrusu, seçime katılan adaylardan hiçbiri çoğunluğu yakalamadı. En çok oy alan iki kişi ikinci tura kaldı. Lula resmen kıl payı ilk tur galibiyetini kaçırdı. Y.49 yakın oy aldı. Sonuçta seçim ekim sonundaki oylama ile başkan seçilecek. Brezilya tarihi için önemli seçim olarak da tarihe geçecek.

Brezilyada hem başkanlık hem de parlemento seçimleri gerçekleşti. Başkanlık seçimi ikinci tura kaldı. Parlemento seçimlerinde şimdiden Lulayı destekleyen partiler çoğunluğu yakalayamadı. Bu Lulalın kazanması halinde dahi önemli zorluklarla karşılaşacağı kesin. Bir anlamda senenin bence en önemmli seçimlrinden biri olan Brezilya, gelecek için oldukça önemli tutumlara gebedir.

Ülke, resmen biriken müdahalelerle kaçan yılların sanki hesabını sormak istercesine koşullarında yapıldı. Özelikle 2015 yılında Brezilya yargısı ile parlemento darbesiyle, uydurulduğu anlaşılan manüpülasyon oyunlarıyla solcu eski gerile Rusiyef başkanlıktan uzaklaştırılıp hapse atıldı. Daha sonra yapılacak 2018 seçimlerinde kazanacağına kesin inanılan Lulaya da yine uydurma gerekçelerle suçlanıp hapse atılıp adaylığı engelendi. Öteki daha sosyalist Fransisko aday da resmen öldürülerek önü kesildi. Belsanaro bu oyunlarla birlikte ordu ile ABD dek uzanan egemen blok itifakıyla başkan seçildi. Brezilye faşist lider dönemiyle dört yılını geçirdi. Amazonlar berhava edildi, kadın haklarına saldırılar oldu, Pandemi süreci resmen rezalet denecek derecede yönetildi, ülkedeki birçok yerli halka da saldırılarla topraklarına el konulmak istendi. Bu koşullarda yaşayan Brezilyada ilk önemli iflas da Lulanın düzenlenen düzmece suçların ortaya çıkmasıyla ilk firesini verdi. Dahası, Brezilyada sağlıkta yardımcı olan Kübalı doktorları “beyaz önlüklü terörist” diye kovması da epey yankı getirdi. Daha sonra, Koronadaki başarısızlık sonucu yeniden sağlık bakanının özür dilemesiyle Kübalı doktorların bir kısmı geri döndü.

Böylesi gerici faşist sürece sokulan Brezilya yeniden siyasete dönen Lüla ile diktatör Belsanaro seçimde karşı karşıya geldiler. Özellikle sermayenin önemli kısmı, ordu ve uluslararası sermaye çevreleri nala Belsanaroyu tercih ediyor. Lulanın kazanması, brezilyanın da katılımıyla yeniden Latin Amerikada penbe sosyalist dönemin yükselip etkin olması demektir. Özellikle Lulanın geçmiş iktidarında açlıkla mücadele ile sağlıktaki önemli başarıları yoksul halk arasında desteği hala sürmektedir. Bir de Belsanaronun yaratığı koşulalrla kendine bağlık kesimler kadar, epey karşıt da yaratı. Yine de seçimlerde Lulanın ilk turdan kazanma beklentisi gerçekleşmedi. Belsanaronun tahminlerin üzerinde oy alması da başka tamamlayıcı denklem oldu. Fakat, önemli paradoks, seçmen Lulayı desteklerken, parlementoda nedense ayni desteği vermedi. Sağ kesimin hem senato hem de alt mecliste çoğunluğu alacak gibidir. Buda yine en kritik dönemde tıpkı Rusiyefin görevden alınması gibi aşamada parlementonun alhteki gücü ortaya çıkmaktadır.

Şimdi Brezilya ikinci turu bekliyor. Belli ki batılı Kolektif emperyalizim Luladan pek hoşlanmıyor. Lula yardımcısını sağ kesimden almakla destek umuyordu. Fakat tehlike şurada, Lula yine düzmece darbeyle görevden alınsa, yerine yine Rusiyefteki gibi sağ kişiye geçecek. Buda önemli handikaptır. Brezilya gibi ülkede siyasal oyunlar bitmez. Her tehlikeyi gözetmek kadar, itifaklara da dikat etme ikilemi var. İnce bir çizgide oynuyorsunuz. Kayışın ufağı dahi çok deprem yaratmaya adaydır. Hele siz Brezilyasıysanız, büyük ekonomik siyasal gücünüze karşın herkesin de sizi rahat brakmayacağı kesin. Hele darbe gelenği, faşist eylimleri olan ordunun tutumu da önemlidir. Lula ilk döneminde başlarken, iki önemli devrimci sosyalistin öldürülme gelişmesi kimilerinin hala aklındadır. Bu nedenle Lula geniş itifakla ilk turu da kazanmayı hesapladı. Ufak oyla yanıldı. Fakat, doğrusu umut olmayı , heycan yaratmayı hala beceriyor. Dünya solu Luladan gelecek zafer haberiyle moral bulmaya uğraşıyor. Bir de Brezilyada başkan olmak demek, uluslararası siyasetde de etkinizin belirli alanlarda da gerçekleşeceği kesindir. Lula bunu da zamanında iran konusundan Latin Amerikaya karşı seçeneklerde iyi kulandıydı.

Kısaca, Brezilya ayın sonunu bekliyor. Oy farkı fazla değildir. Her türlü oyunun da zemini var. Yine soru şurada kuşkuyla bekliyor: Belsanaro arada söylediği şekliyle “koltuğu kolay kolay kaybetse de vermeyecek mi” duruşu nedenli gerçeklik kazanma şansı vardır. Bir de oy farkının az olması ile sermayenin çok yönlü müdahaleler yapma tutumları dikatin önemini yansıtıyor. Belli ki sonbaharın sıcaklığı Brezilyada bir başka yaşayacak. Sosyalist kesimin kazanamaz imajı yeniden Lula tarafından bozulması ise “demek ki olabiliyor” umudunun da büyümesine neden olacaktır.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Diğer yazıları

Bay Kemal’den Kemal Bey’e Gelirken — Özkan Yıkıcı

Karpaz gezintim sona erdi. Yazacak bazı olgular mutlaka vardır....

Pedro Sanchez Soruşturmaları Üzerine — Özkan Yıkıcı

Son dönemlerde dünya genel siyaset değişiminde hukuk, yeni bir...

Bu Bayram, Epey Isınarak Geçiyor — Özkan Yıkıcı

Önceki Kurban Bayramlarını da şöylesine aklımdan geçirdim. Elbet onlarda...

Irak’ın Çöllerinde Üs Denilirken — Özkan Yıkıcı

Nedense konuyu bir yerde bırakıp unutmak, normal davranış hâlinin...

Kurban Bayramı Öncesi: Öfke ve Gölgedeki “Kahraman” — Özkan Yıkıcı

Her yıl dini bayram öncesi bazı niyetler söylenir. Hayat...
4,486BeğenenlerBeğen
1,560TakipçilerTakip Et
3,956TakipçilerTakip Et
849AboneAbone Ol

Son eklenenler

Bay Kemal’den Kemal Bey’e Gelirken — Özkan Yıkıcı

Karpaz gezintim sona erdi. Yazacak bazı olgular mutlaka vardır....

Aşırı Sağcı ELAM’ın Normalleşmesinin Sonuçları — Yorgos Koumoullis

Seçim kampanyası süreci ve akabinde gerçekleşen milletvekili seçimleri, aşırı...

Pakistan, ABD savaşlarının askeri ve ara bulucusu nasıl oldu? – Kamran Abbas

Pakistan 1947’de dünya haritasında yerini aldığında, muazzam hayaller taşıyan...

Bolivya’da toplumsal krizin tetikledikleri — Pablo Meriguet

Bolivya’da siyasi ve toplumsal kriz sönümlenecek gibi durmuyor. Ülkenin...

Mücadele ve direniş senkronları — Volkan Yaraşır

Kapitalizmin yapısal krizine karşı sermayenin yeniden yapılanmasını ifade eden...

Türkiye, Avrupa ve otoriter rejimlerin normalleşmesi — Yücel Özdemir

Son bir haftadır Avrupa basını ve kamuoyu, Türkiye’de muhalefet...

Sivil darbeden fazlası… — Murat Çakır

Türkiye’deki ana muhalefet partisine yönelik “Mutlak Butlan” kararı birçok...

Pedro Sanchez Soruşturmaları Üzerine — Özkan Yıkıcı

Son dönemlerde dünya genel siyaset değişiminde hukuk, yeni bir...

Canlı yayın