iktibasMetin YeğinKooperatif dedikleri - Metin Yeğin

Kooperatif dedikleri – Metin Yeğin

Orjinal yazının kaynağıartigercek.com
Kategori:
Arjantin’de bir işgal fabrikasında, genç kadın bir işçiye sormuştum; ‘Patronsuz çalışmak mümkün mü?‘ diye. Bir an duraklayıp, yüzüme baktı. ‘Bana bu soru garip, geliyor. Ben hep işgal fabrikasında çalıştım. Patronla çalışmak mümkün mü’ diye sordu, güldü…

İki hafta önceki yazımı hatırlatayım size önce, özetle ‘nesneler ile olan ilişkimizi değiştirmediğimizde, hiçbir şeyi değiştiremeyeceğimize’ dair bir yazıydı. Sonra aşağıda bana keyifli gelen çizimde de, bir ‘kooperatif kronolojisi’ var, bir göz gezdirin diye eklediğimiz. Şimdi geri çekilip, iki adım şöyle, -aman fazla uzağa gitmeyin, oralarda yüzyıl öncesi bir şairin, ne kadar komünist olup olmadığına dair tartışmalar var, takılırsınız- bir bakalım ve ‘biz niye hiçbir şey yapmıyoruz abi ya’, diyelim diye.

img-20240908-wa0000.jpg

Kronolojinin 18. ve 19. yüzyılı göstermesi de bir tuzak, sevgili okur. Birden kafanızda, ‘O zamanlar olur tabii ki’ diye bir düşüncenin doğması ve kendinizi yürüyen merdivenlerin, hayatımızın, kendi kendine, baş aşağı dönüp durması refahına terk etmeniz için yapılmış bir tuzak.

Çünkü o tuzağa savuracak, sayılarım var elimde, taze, 2023. Mesela İspanya’da, bugün, kooperatiflerin ekonomideki payları, 1.6 milyar dolar. Bizdeki TARİŞ gibi, şimdi çoğu tasfiye edilmiş, bir nevi kamu kuruluşu da değiller, bağımsız kooperatif bunlar. Bu kooperatiflerden sadece Mondragon Kooperatifi’nin, yıllık toplam cirosu 13 milyar dolar, 80.000’den fazla çalışanı var ve bu 80.000 çalışanından 65.000’i kooperatif ortağı!

İspanya’da, artık bir yasayla da çerçevesi çizilmiş ‘Sosyal Ekonomi’den, yani kapitalist şirketlerden farklı olarak ‘Maksimum kar’a değil, dayanışma, eşitlik, katılım ve sürdürülebilirlik gibi değerlere dayanan’ bir ekonomide çalışan sayısı, yaklaşık 2.5 milyon kişi!

‘Orası İspanya, onlarda demokrasi var, bizim gibi mi’ dersiniz belki diye de bir not düşmeliyim buraya, Mondragon Kooperatifi, diktatör Franco rejimi sırasında kuruldu!

Eğer bazılarımız, mesela Mondragon’u da beğenmezsiniz, çünkü her şeyi hareketsizliğe, hiçbir şey yapmamaya teorize edilebilme refleksi, çok gelişmiştir bizde, o zaman size bir de Marinaleda- ‘El Humoso’ Kooperatifi verebilirim, onun yanında, ‘Buy one, get on free-Bir alana bir bedava’.

Yaklaşık 20 yıl kadar önce, Adana’da bir panelde, Çetin Uygur ile beraber konuşmacıydık. Çetin Abi, Yeni Çeltek maden direnişini, işçilerin madeni ele geçirip, nasıl harika yönettiğini, ben de dünyadan işgal fabrikalarını, Galler’deki işgal madenini filan anlatıyordum. Dinleyenlerden bir arkadaş kalkıp, ‘Sizin amacınız ne’ diye sordu bize, devrimden vaz mı geçmiştik?! Sanki işçiler iktidarı ele geçirmek üzereydi, barikatlar vardı Ankara sokaklarında ve biz önlerine geçip, ‘Durun durun fabrika-maden işgal edin’ diyoruz gibi hissetmiştik…

Yukarıda yazdığım, İspanya sayıları da sizi cezbetsin diye sevgili okur. Tabii ki bütün sayılar gerçek ama beni ilgilendiren tarafı bu değil aslında. Çünkü ben, nesneler ile başka türlü bir ilişki biçimi geliştirebilirsek, bu dünyayı değiştirmeye başladığımızı anlatmaya çalışıyorum. Ne kadar başarılı olup, olmayacağımız değil bugün için benim meselem. Varoluşçu bir şey bir yandan, kendime ilişkin…

Sadece kooperatif de değil, dayanışmacı, eşitlikçi ve kolektif bir şeyler yaptığımızda, hangi şekilde ve hangi biçimde olursa olsun, ısrarla bunu örgütlediğimizde ancak, ilişkiler değişecek ve dünya…

Arjantin’de bir işgal fabrikasında, genç kadın bir işçiye sormuştum; ‘Patronsuz çalışmak mümkün mü?‘ diye. Bir an duraklayıp, yüzüme baktı. ‘Bana bu soru garip, geliyor. Ben hep işgal fabrikasında çalıştım. Patronla çalışmak mümkün mü’ diye sordu, güldü…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Metin Yeğin yazdı: Bir komün belediye

İspanya’nın komün belediyesi Marinaleda’daydım. Zeytin ağaçlarının arasından zeytinyağı fabrikasına...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Metin Yeğin yazdı: Direniş ekonomisi

Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern...

Metin Yeğin yazdı: Futbola göre aşk ve aşksızlık…

Dünya Kupası’nın kaçınılmaz “büyük coşkusunu” yaşadığımız bu günlerde; gördüğünüz...

Metin Yeğin yazdı: ‘Terra Viva’ kooperatifi

Bayağı fabrikaydı işte. Kocaman binası, sütlerin, peynirlerin, peş peşe...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Volkan Yaraşır yazdı: Neoliberal bireyin anlam kaybı ve varoluşsal boşluğu

Neoliberalizm sürekli karşı devrimci politikaları içeren bir süreçtir. Küresel...

Fikret Başkaya yazdı: Hastane mi, kapitalist işletme mi?!

“En sonunda insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alışveriş...

Özkan Yıkıcı yazdı: İngiliz’de oyun bitmez!

Kıbrıs deneyimlerimiz bize öğretti ki gerçekten İngiltere'nin siyasi oyunları...

Antonis Polydorou yazdı: Ne Mağusa Bizi Bekliyor Ne de Tarih

Yine herkes Mağusa’yı hatırladı. İkinci harekâtın 52’nci yılı vesilesiyle...

Canlı yayın