yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKatletmeden iklim bozulmasına, gelinen nokta - Özkan Yıkıcı

Katletmeden iklim bozulmasına, gelinen nokta – Özkan Yıkıcı

Dünya, bu yazı, yılın en sıcak günlerinin yaşadığı dönem olarak, tarihe kazıldı. Günlük ortalama sıcağın aşıldığı, nem oranlarının epey fazlalaştığı günleri yaşadık. Kuraklıkla birlikte yağışla da birlikte buharlaşan günlerde boğulma aşaması geçirdik. Yine, bu yaz orman yangınlarında artış ve daha etkili olma durumu, başta Akdeniz kıyılarında gerçekleşti. Türkiye, Yunanistan, italya ve ispanya yoğun yangınlarla boğuştu…

Tersten de görülenler oldu: yaz yağmurları adeta daha yoğun ve sel tipi olarak yaşandı. Tek tek doğa olayları dahan sert gerçekleşti. Örneğin, Türkiyede Altı Şubat depremi 11 ili epey hırpaladı. Sonra yazın sıcak yakarken, son günlerin marmarada özellikle İstanbul ve Kırklar eliden feci sel görüntüleriyle karşılaştık. Dünyada artan kuraklık ve buna bağlı açlıkla göçler de epey yaygınlaştı. Göçmenlr, hastalıklar ve ölümlerle adeta normalleşme haline sokuldu. Antartikadan alışılmamış görüntüler epey yaygınllaştı. Kuzey Kutpunda buzuların çözülmesiyle denizler ısınıp yükseldi. Tam kapitalist işdahla da şimdiden çözülenn buzulların altındaki doğal kaynaklar rekabeti de başladı. İsveçin Natoya alınma önemlin nedenlerinden birisinin de Kuzey Kutpundaki çözülen alanlardaki enerji kaynakları olduğu idiyaları da epey yaygındır.

Tüm bunlar dünyada yaşanırken de ülkemizde de hissedilmemesi mümkün deyildi. Fakat, bazen, çok sıcaktan bunalınca akla gelen ezber gibi tekrarın ilerisini hiç gidilmedi. Bazen de ya fondan kapma veya söz ola da iklimlerin ısınması lafları da kulanılma diline düştüler.

Yaşadığımız sonuç, seksenlerin başında önemli muhalaf ve bilim çevrelerince yayınlandı. Sol eksenli çevre hareketleri oluşturuldu. Sermaye ise klasik tutuman sarıldı. Tetbiri, kardan kaybetme olarak gördüğü için, yandaşlara milyonlarca dolar verip, kendi ters görüşlerini yaydı. Ortaya çıkan bilimsel gerçekleri, dolarlarla örtüler. Yine de aradan duyulann açıklamalar  “bunlarn saçmalıyorla”  küçümsendi. Taki gerçekler birer birer vurmaya başlayana dek. Bu defa da bunlardan devşirme rant gözlüklerle siyaset yapmaya başladılar. Avrupayı vurmaya ve kamuoyunda tepkiler gelene dek.****

Bir yanda iklimler bozulurken daha yumuşak simge ile “iklimler ısınırken” denilirken, durdurma yerine, daha da yavaşlatma sulandırılmış tartışmalara girişildi. Çevre nefesini dahi parayla satın almalara dek indirgediler. Bunlar yaşanırken, kapitalist vahşi yağma da devam ediyordu. İklimler bozulup da doğa olaylarında sert şekilde yaşanırken, rant hesapları da işlemeğe hala devam  ediyor. Bunu en basitiyle her yaşanan depremden sele olumsuzluklarda tekrardan duymak zorunda brakılıyoruz.

Hemen Türkiye örnekleriyle kanıtlayalım: Altı Şubat depreminde olsun, son istanbuldaki seller durumunda yaşananlar, resmen ikinci ayağı da işaret ediyordu. Hem iklim bozulmasıyla ekolojik felaketler  gerçekleşirken, daha yıkım yaratan öteki etken den bile bile yapılann uygulamalardır. İmnar afları, gelişi güzel bina veya yerleşinmler yapma, kaçak yapılara af çıkarmalar, dere yataklarında yerleşim izinleri, fizilibite olumsuzlukları ile hepsinden rant devşirme ile kar politikların da olumsuzlukları gerçekleşti. Doğal afetlerin hızlanması ve sertlenmesi yanında yasa dışılıklarla doğa yyağmacılığı da öteki felaket ikilemleri birlikte yerlerini alıyordu. Yazın ki seller sert yağış ile dere yataklarında imar gerçekleşme birlikte felaketin nedenleri halinde karşımıza getirildi.

Bilimi ret ederken, rant hırsıyla da yağma yapıp kar üstüne kar katma olunca buna yasa dışılıklarla aflarla yasalaştırılınca, son dünya örnekleri karşımıza geldi. Felaket ağıtları vurgulanırken, gerçekler hep gizletilmeğe çalışılındı. Onun  için de gericiliğin dinsel  idolojikleşmesine sarılındı.  Tanrının taktiri veya kaderimiz denilip tüm nedenler örtüldü. Altı Şubat depremi bu derslerle doludur. İnsanlar bedel öderken, bunu kader diye külkültürleşmiş idolojin gericliklen de kabul ediyorlar. Onun içindir ki gericileşmeğe ve kuluğa oldukça ihtiyaç duyulup siyasallaştırılmaktadır.

Kısaca, son iklimlerin katli gerçekleri ayni zamanda emperyalizmin gericilik ile kar olgularının saydamlaştırıldığı yapılarla birlikte yaşandı. Sistem böyle kaldıkça da bunların devam edeceği de kesin. Eğer seksenler başınbdaki bilimsel uyarılar dikate alınsaydı. Günümüz felaketlerinin önemli kısmı yaşanmayacaktı. Şilinin katledilen  Alyendenin ugulamalarıyla depremin hafif geçme gerçeği, solun bu konudaki verdiği tarihi önemli derstir.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Özkan Yıkıcı yazdı: Kolombiya’da kırılma sürecine girildi

Özellikle bu yıl direkt Kolombiya ile alakalı makaleler yazdım....

Özkan Yıkıcı yazdı: İki garantörümüzdeki gelişmeler

Bizde sık sık kullanılan, her olguda zehirli olup olmadığına...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kıbrıs müziğinden bir kesit

Kuzey Kıbrıs'ın sosyolojik yapısı darmadağın oldu. Karmakarışık bir hâle...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,940TakipçilerTakip Et
880AboneAbone Ol

Son eklenenler

Umut Can Fırtına yazdı: Latin Amerika kaynıyor

ABD’nin Küresel Güney’deki hegemonya tesisi stratejisiyle iyice belirginleşen Latin Amerika’daki...

Hediye Levent yazdı: NATO zirvesi, Barrack ve ekonomik örümcek ağı!

Amerika’nın Ankara Büyükelçisi ve aynı zamanda Suriye ile Irak...

Metin Yeğin yazdı: Bir ihtiyaç olarak komünal ekonomi

Bize her gün aynı masalı anlatıyorlar. Herkes kendi başının...

Özkan Yıkıcı yazdı: Kaygan Zeminde Kayganlaşırken, Yaprak Misali Savrulmalar

Senelerdir Ortadoğu başlığında durmadan yazıp çizdik. Bazen ülkeler düzeyinde,...

Mihalis Stavru yazdı: Bu adada sadece biz yaşamıyoruz

“Politis” gazetesinin birkaç gün önceki manşeti, bazılarının yaşadığı yanılsamayı...

Özge Güneş yazdı: Kolombiya’dan kıtaya neofaşist kuşatma

Kolombiya tarihinin en kritik siyasi süreçlerinden birini geride bıraktı. Ülkenin...

Şener Elcil yazdı: Muhalif Olmak

Bir ülkede hükümetlerin görev yapma süresi, muhalefet edenlerin başarısı ile ters...

Özkan Yıkıcı yazdı: Sızdırtmalardan Öngörülere Kıbrıs

Adamızda yine diplomatlar gezileri başladı. Amaç malum: Kıbrıs sorunu....

Canlı yayın