iktibasKavel AlpaslanKarayipler’den favelalara: Trump doktrini Rio’da - Kavel Alpaslan

Karayipler’den favelalara: Trump doktrini Rio’da – Kavel Alpaslan

Orjinal yazının kaynağıbianet.org

Brezilya’nın en büyük ikinci kenti Rio de Janeiro, geçtiğimiz hafta tarihinin en kanlı çatışmasına tanıklık etti. 28 Ekim Salı günü ‘favela’ denen yoksul mahallelere düzenlenen uyuşturucu çetesi operasyonunda şiddetli çatışmalar çıktı. Tam 2 bin 500 polis ve askerin katıldığı operasyon sabah erken saatlerde başladı. Çıkan çatışmalarda şimdiye kadar hayatını kaybedenlerin sayısı artarak 4’ü polis 132 kişiye yükseldi.

Federal Hükümet ile operasyonun sorumlusu Eyalet Hükümeti arasında ise ciddi görüş ayrılıkları var.

Olayın toplumsal yankıları da sürüyor. Penha Mahallesi sakinleri, operasyonda ölen 72 kişinin cesedini Sao Lucas Meydanı’nda toplayarak şiddeti protesto etti.[1] Mahalleliler, Rio de Janeiro Eyalet Valisi Cláudio Castro’ya karşı öfkeli. Cenazelerin üzerine serilen pankartta Vali hakkında ‘katil’, ‘terörist’ ve ‘kasap’ gibi ifadeler yer aldı.

Vali Castro şehrin “savaş halinde olduğunu” söyledi ve düzenlenen operasyonun 2010’dan bu yana bölgede yapılan en kapsamlı polis harekâtı olduğunu dile getirdi. “Artık sıradan suç yok, bunun adı narko-terörizm” dedi.

Castro, ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiki aşırı-sağcı eski Brezilya Devlet Bakanı Jair Bolsonaro’nun liderlik ettiği Liberal Parti’den (PL) geliyor. Bolsonaro’yla sıkı ilişkilere sahip. Tabii Yüksek Mahkeme, Bolsonaro’yu 2022 seçimlerinin ardından demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan 27 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm etmişti.[2]

Eyalet yönetiminden yapılan açıklamada, uyuşturucu operasyonunun Comando Vermelho (Kızıl Komutanlık) gibi ülkenin en büyük suç örgütlerini hedef aldığını söylendi. Tutuklananlara ve ele geçirilen silahlara dair veriler paylaşıldı. Brezilya için favelalarda yaşanan silahlı çatışmalar yeni bir gündem değil. Asıl dikkat çekici olan, ölü sayılarının daha önce hiçbir zaman bu seviyelere ulaşmamış olması.[3]

En az 132 kişinin hayatını kaybetmesi, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva’yı da şaşırttı. Adalet Bakanı Ricardo Lewandowski, Lula’nın yaşananlardan ‘şaşkınlık’ duyduğunu ve Federal Hükümet’e operasyon öncesinde bir bilgi verilmediğini söyledi. Lewandowski, “hayatını kaybeden masumların ailelerine” başsağlığı diledi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi de olayı ‘dehşet verici’ olarak niteledi.

Castro ise çatışmanın büyük bir bölümünün mahalle yakınlarındaki ormanlık arazide yaşandığını ifade ederek kendisini savundu. “Çatışma günü kimsenin ormanda öylesine dolaştığını zannetmiyorum. Bu yüzden suçluları kolayca ayırt edebiliyoruz” diyen Castro sözlerini şöyle sürdürdü: “Suçlular, Rio polisine karşı bomba yüklü insansız hava araçlarıyla saldırdılar. Karşılaştığımız zorluğun boyutu bu.”

Lula, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada organize suçla mücadele yöntemlerinin etkili olması için hayatları riske atmamak gerektiğini belirtti. Ayrıca eyalet ile Federal Hükümet arasında ‘koordineli çalışmadan’ bahsederek Castro’nun tek başına hareket etmesini eleştirdi:

“Organize suçun aileleri yok etmeye, halkı ezmeye ve şehirlerde uyuşturucu ve şiddet yaymaya devam etmesini kabul edemeyiz. Masum polis memurlarını, çocukları ve aileleri riske atmadan, uyuşturucu kaçakçılığının temelini hedef alan koordineli bir çalışmaya ihtiyacımız var.”

Castro’ya göre Lula yönetimi, çetelerle olan savaşta Rio’yu yalnız bıraktı. Lula, kendisine yöneltilen bu eleştirinin ardından Rio ile koordinasyon komisyonu kurulduğunu duyurdu ve parlamentoda organize suç örgütlerine karşı yapılacak düzenlemelere desteğini artırdı. Çatışmadan etkilenen favelalara ise iki bakanını gönderdi. İnsan Hakları Bakanı Macaé Evaristo, yaşananları ‘başarısızlık’ ve ‘tarifsiz bir felaket’ olarak değerlendirdi. Castro, dört polisin ölümünün böylesi bir operasyonda ‘askeri başarı’ olarak görülebileceğini düşünüyor.

Rio Valisi’nin bu iddialı tutumunun ardında yatan neden nedir diye sorduğumuzda bazı yanıtlar öne çıkıyor. Öncelikle Castro, gelecek yıl düzenlenecek seçimlerde bu operasyonu kendisi için bir propaganda aracı olarak kullanmak istiyor olabilir. Ancak Rio’da yaşananları bölgesel bir lensle değerlendirirsek, Castro’nun müttefiklerinin izini sürmek bize yardımcı olacaktır.

El Pais gazetesinde Naiara Galarraga Gortázar imzasıyla yayınlanan habere göre,[4] Castro, uyuşturucu gündeminde Trump’ın ‘yargısız infaz’ modelini takip ediyor. Gortázar, Castro’nun örnek aldığı tutumu “Uyuşturucu kaçakçıları, yasal yollara başvurulmadan askeri yöntemlerle peşlerine düşülmesi gereken teröristlerdir” şeklinde özetliyor.

Bu yaz aylarında Trump, ‘uyuşturucu kartelleri ile sınır dışında mücadele’ yönünde bir karara imza atmıştı. Beyaz Saray da Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu dayanakları son derece tartışmalı bir ‘uyuşturucu örgütü’ şemasında liderlik koltuğuna oturtmuş ve başına ödül koymuştu. Çok geçmeden, ağustos ayının sonuna doğru ABD donanmasına ait üç savaş gemisi ve bir nükleer denizaltı Venezuela kıyılarına yanaşmıştı.[5]

ABD ordusu, o gün bugündür Karayip Denizi’nde ve Pasifik Okyanusu’nda uyuşturucu kaçakçılarına ait olduğu öne sürülen teknelere saldırı görüntüleri paylaşıyor. Normal şartlarda suçluların yakalanıp yargıya teslim edilmesi gerektiği için bu infazlar Kolombiya, Venezuela ve Meksika gibi ülkeler tarafından ‘yasa dışı’ görülüyor. Hatta Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, Birleşmiş Milletler kürsüsünden yaptığı konuşmasında Trump’ın yargısız infazlar nedeniyle yargılanması gerektiğini söylemişti.

Rio’da yaşananlar Trump’ın Karayip Denizinde dile getirdiği ‘uyuşturucu ile mücadele’ söylemiyle örtüşüyor. Ancak daha da önemlisi bu ‘mücadelenin’ Beyaz Saray tarafından bir savaş bahanesi olarak dile getiriliyor oluşu. Venezuela sınıra askeri yığınağını her geçen gün artıran Trump, kısa süre önce “Maduro’nun günlerinin sayılı olduğunu” dile getirdi.

Rio’da yaşananları da Latin Amerika’da esen havayı düşünerek okumalıyız.

Dipnotlar:

[1] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/brezilyada-guvenlik-guclerinin-uyusturucu-operasyonunda-olenlerin-sayisi-132ye-yukseldi/3730745

[2] https://bianet.org/haber/eski-brezilya-devlet-baskani-bolsonaro-ya-darbe-girisimi-sucundan-27-yil-3-ay-hapis-cezasi-311420

[3] https://www.bbc.com/news/articles/c8x155engwpo

[4] https://elpais.com/america/2025-11-01/la-sangrienta-emboscada-de-la-policia-de-rio-en-la-sierra-de-la-misericordia.html

[5] https://bianet.org/yazi/abdnin-venezuela-kusatmasi-buyuyor-savasla-tehdit-ayricaligi-313057


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Kavel Alpaslan yazdı: ABD’liler emekli olmak için Vietnam’a gidiyor: Gerekçe ucuz sağlık

Vietnam, ABD’liler için uzun yıllar ‘savaş hezimetiyle’ anıldı. Şimdiyse...

Kavel Alpaslan yazdı: Mostar’ın sınıfsal fay hatları

Bosna dendiğinde aklımıza başkent Saraybosna’dan önce Mostar’ın meşhur köprüsü...

Kavel Alpaslan yazdı: Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel...

Kavel Alpaslan yazdı: ‘Aşçı, köfteleri tazele! Ülkemizi NATO’ya kötü göstereceksin!’

Normal şartlarda Ankara, bürokrasi trafiğine alışkın bir kent. Hatta...

Kavel Alpaslan yazdı: NATO neden bir mafya örgütüdür?

Mafya denince gözümüzde canlanan resim sadece ‘yeraltına’ aitmiş gibi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,907TakipçilerTakip Et
929AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çağla Elektrikçi yazdı: İlhan Erbil’in vefatı, Kıbrıs’ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi

İlhan Erbil'in vefatı, Kıbrıs'ın sessizliğinde yankılanan bir boşluk gibi....

Özkan Yıkıcı yazdı: Nem kapmadan dokunmak

Kıbrıs penceresinden, gün gecikmeye kavuşurken, şöylesine bir Kıbrıs-Türkiye gelişmelerine...

L. Doğan Tılıç yazdı: Biri bana “Lan! Terbiyesiz!” dedi

Gündemde bir davanın karar duruşması ve ilk kez toplanacak...

Hayri Kozanoğlu yazdı: Daron Acemoğlu ile The Economist polemiği

Türkiye kökenli Nobel ekonomi ödülü sahibi Daron Acemoğlu bilindiği...

Özge Güneş yazdı: Latin Amerika’nın geleceği Brezilya’da oylanacak

Brezilya 4 Ekim’de cumhurbaşkanını ve Kongreyi seçmek üzere sandığa gidecek....

Volkan Yaraşır yazdı: Neoliberal bireyin anlam kaybı ve varoluşsal boşluğu

Neoliberalizm sürekli karşı devrimci politikaları içeren bir süreçtir. Küresel...

Fikret Başkaya yazdı: Hastane mi, kapitalist işletme mi?!

“En sonunda insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alışveriş...

Canlı yayın