yaklaşımlarÖzkan YıkıcıKaranlığa gönderilen altı yedi eylül saldırıları - Özkan Yıkıcı

Karanlığa gönderilen altı yedi eylül saldırıları – Özkan Yıkıcı

Bundan tam yetmiş yıl öncesine gidelim. Tam da ayni günlerde 1955 yılıyla karşılaşalım. İbaşta İstanbul ve izmirde kitlesel saldırılar yoğunlaşıyordu. Hristiyan azınlık binaları, dükanları yağmalanıyor, kızların ırzına geçiliyordu. Dövülen veya öldürülenler de yaşatılıyordu. Sokaklarda “Kıbrıs türktür, türk kalacak” sloganları atılıyordu. Devlet milet ortaklığı, ülkedeki azınlıkların her alanına saldırılar yapıyorlardı. Güvenlik güçleri ise seyrediyordu. İki gün böylesi bir siyasal saldırı dalgasını Türkiye yaşadı.

Neden ise Selanik şehrindeki Atatürkün doğduğu eve bonba atılmasıydı. Yayınlar hep bunu bir yunanlının gerçekleştirdiğini de belirtiyordu. Bunun yanına Kıbrısta Makariyosun türkleri kestiği haberi de bir fişek füzesine dönüşen hızla sokaklarda sloganlaştırıldı: “Kıbrıs Türktür, türk kalacak”…

Kıbrısla alakalı yönünü dünkü makalemde özetledim. Sonuçta da ingilterenin kendi belgelerinde olduğu gibi, Altı Yedi Eylül sonrası Türkiyenin istenen noktaya geldiği bilgisi de vardır. Belirtiğim gibi, konuyla alakalı deyerlendirmemi dünkü yazımda yaptım. Şimdi geriye kalanla devam edecem.

***

Altı Yedi eylül saldırılar, yağmalar ve sonuçta İstanbul ve izmirde azınlıkların yağmalanarak, katledilerek sürürlrken, şehirler bu günlerden sonra daha saf Türk şehirlerine dönüştü. Bir anlamda, Lozan anlaşmasıyla oluşan haklar bir anda hem de saldırılarla göstere göstere ihlal edildi. Zaten çıkarılan azınlıklar vakıf yasasıyla Lozan anlaşmalarında hançer gösterildi. Altı Yedi eylül ile de bu saplandı. Artık normal koşullarda özellikle istanbuldaki rumlar artık görünürden yok olma sürecine geçtiler.

Türkiye burjuvazisi de azınlığın elindeki sermayeye de el koyarak, daha sermayesi güçlü hale geldiler. Hem etnik hem de sınıfsal sonuçları oldu Altı Yedi eylül olayları sonrası. Ama en önemlisi nedense hala fazla bilinmez. Direk konunun bir özel harp tekniği olduğunu bizat sonradan adı Özel Harp dayresi olan yapının o dönemki başkanı Sapri Yirmibeşoğlu da itişraf ediyordu.

Bunun anlamı şu, Türkiye Natoya girdikten sonra oluşan önce STK sonra ÖHD adını alan yapı bizat Amerikan merkezli bir yapıya sahipti. İlk pratik deneyimi de Altı Yedi Eylül süreciyle gerçekleşti. Bunun başarılı olduğunu da onlar imkar ediyordu.

Konu bu açıdan dahi ele alınsaydı, sorgulama ile gereken dersler de çıkarılsaydı, daha sonrası ayni yapının oluşturduğu ve siyasal sonuçlarının çok ağır olduğu gelişmeler de yaşanmayacak. Özel Harp dayresinin Kıbrıstaki önemi hiç konuşulmaz. Oysa Sapri Yirmibeşoğlu dahi burada yaptıkları provakasyonları itiraf dahi yaptı. Kıbrıs gelişmeleri özel Harp dayresi gerçeği ile epey siyasal kavşakta rol aldı. Ayni şekilde Türkiyede de iç savaş denemeleri veya darbelerin olmasında ayni yapı yerini aldı. ÖrneğinMaraş katliyamı ile birçok darbe öcesi hazırlanma tutumlarda yeni adıyla KOnturgerila epey siyasal şidet karanlık yönünde bulundu. Ama sorgulanmadığı için, yüzleşme yapılmaması nedeniyle bunlar hep karanlıkta yer aldı. Yapılan ilk eylem gerçeği ile gereken sonuçlar alınıp doğrudürüs yargılanma olsaydı, enzeri gelişmelerin de yaşanmamasına engel olunabilinirdi.

Ancak sistem bu provakasyonla sıçrama yaptı. Hele istenen sonuçlar da alınınca, devamı geldi. Bir anlamda emperyalist içeleşme yapısı yerini alıp gelecek planlarda epey görev yaptı. Tabi konu Kıbrıs olunca da her araştırma sürecinde karşımıza hep Özel Harp dayresi ordan da Amerika karşımıza gelmesi tesadüf değildir. Örneğin seksenlerde savunma bakanı Nevzat Ayaz mecliste, Kıbrıs direnişğinde Özel Harp dayresinin önemli yer aldığını belirtirken, ona karşın soru dahi gelmedi. yine izin verme sınırıyla ismayil Tansunun Kıbrısla alakalı kitabında elisekiz dönemi Özel Harp dayresi TMT bağlantılarına da dokundu.

Sıralanan ve daha birçok karanlık gelişme, Altı Yedi eylül sonrası olması da raslantı değildi. Ne dediydi Yirmibeşoğlu: “altı Yedi eylül, özel harpın bir başarılı ilk örneğidir”.. bu örnekle oluşan sonuçlar da malum. Üstelik klasik yöntem de genişletildi. Sanki komonistler yapmış gibi de birçok aydın tutuklandı. Ama erken deşifre sonucu yargısal sonuca ulaşamadılar. Ama şu başarıyı da sağladılar: Altı Yedi eylül olayları karanlığa gönderildi. Görünmeyerek, bilinmeyerek unutulma havuzuna kondular. Böylelikle sistem başlangıç ile yoluna da devam ediyordu. Birçok katliyam yapıldı. Önemli provakasyonlar gerçekleştirildi. Hep başkasına ihale edilerek de kendilerini gizlediler. Gün oldu gelişen sosyalist devrimci dalga sonucu, bu deşifre edildi. Yeni ismi imgesiyle konturgerila olarak da açığa getirildi. Ama devrimci hareketlerin de yenilgisi sonrası birçok yakın tarih gerçeği gibi de Altı Yedi eylül de karanlığa salınıp, unuturuldu. Hele de Kıbrıs ayağı tamamen yok saydırtıp yeni politik çıkarlara göre tabulsal Kıbrısa geçildi.

Kısaca, bir yeni yıl döneminde Altı Yedi eylül olayları sığ karanlıktan çıkarılıp bilinmesi gerekir. Yüzleşilip bugüne gelişimizin aynasıdır. Sıçrama ile Kıbrıstan Amerikaya varan geniş siyasal yelpazenin yeni sömürgeciliğinin önemli uygulanmasıdır. Onlara göre de “başarılı da” ollundu. Son Türkiye yayınlarına baktığımda pek fazla sorgulama bir yana hatırlayan dahi çok az. Kıbrısta ise bilene pek raslamadım. Ama farketmez: yakın tarihte emperyalist sömürgeleşmede Türkiyede yapılan bu uygulama, bölgesel yeni taşların da konulmasını hızlandırdı.

Diğer yazıları

Mayıs Havamız Limoni – Özkan Yıkıcı

Tıpkı Mayıs ayı gelişmeleri gibi havamız da uyumlaştı. Sıcak...

Çin-Amerikan Zirvesinden Görülen Bazı Durumlar – Özkan Yıkıcı

Dünya bir haftadır Ping ve Trump’ın zirvesini konuşuyor. Tabii...

İngiltere emperyalizminin yarattığı çocuk, hafta sonu Londra sokaklarında gezdi! – Özkan Yıkıcı

İngiltere, asırlara varan önemli bir kapitalist ülkedir. Tarihsel sömürgecilikle...

Çin Düşünce Gerçeklerinden Bir Kesit – Özkan Yıkıcı

Sonuçta insanız. İstemesek de inkâr etsek de fark etmez:...

Çin Denilirken Düşülen Temel Bir Yanılsama – Özkan Yıkıcı

Son dönemde dünya düzeyinde çıkan sorunlarda Çin devletinin de...
4,446BeğenenlerBeğen
1,531TakipçilerTakip Et
3,954TakipçilerTakip Et
836AboneAbone Ol

Son eklenenler

Trump-Xi zirvesi geçici ateşkes mi getirdi? — Ceren Ergenç

Trump’ın bir ay önce yapmayı planlayıp İran operasyonu umduğu...

“Gaza” filmi ve savaş alanında bir kadın gazeteci: Ramita… — Hasan Kahvecioğlu

İngiltere’de yaşayan İran kökenli genç kadın gazeteci Ramita Navai,...

Dünyada sürekli savaş hali ve yeniden sömürgeleştirme — Volkan Yaraşır

İkinci Paylaşım Savaşı iki kutuplu dünyayla sonuçlandı. Ekonomik bölgeler...

Enerji üretelim, toprağı öldürmeyelim — Enver Şat

Türkiye’de birçok rüzgar enerji santrali (RES) ve güneş enerji...

Bolivya köylüleri emperyalizme direniyor — Özge Güneş

Geçen aralık ayında Rodrigo Paz yönetiminin ABD destekli kemer...

Mayıs Havamız Limoni – Özkan Yıkıcı

Tıpkı Mayıs ayı gelişmeleri gibi havamız da uyumlaştı. Sıcak...

Türkiye’ye gitmek ya da gidememek: 82 kodlu Kıbrıslı Türkler üzerine – Yonca Özdemir

Geçen haftanın gündemini meşgul eden konulardan biri Cumhurbaşkanı Erhürman’ın...

Canlı yayın