arşivAli SarıtepeJaponya, Libya, Kıbrıs Ve F.S. Soyer - Ali Sarıtepe

Japonya, Libya, Kıbrıs Ve F.S. Soyer – Ali Sarıtepe

Kategori:

21 Mart’ta k Yeni Yüzyıl gazetesindeki makalesinde oluşturmuş olduğu kurgusuyla bir şeyler anlatmaya; olguları kendi niyet okumasıyla siyasal ve tarihsel gerçekler olarak ifade etmeye çalışmaktadır.

Yorum yapmak, aynı zamanda yorum yapan anlayışın akli özgürlüğüdür. Akli özgürlüğünü kullanan özne, bu özgürlüğünü var olan olguların asli/objektif halinden uzaklaştırıp, kendi yorumuna payanda yapacak bir şekilde kullanamaz. Olgulara karşı bu şekilde konumlanan özne; en hafif deyimiyle samimiyetten ve objektiflikten, hakikatlikten uzak bir tutum içerisindedir demektir.

Japonya’nın ve Libya’nın bugünkü gelişmişlik düzeyini anlatırken; Japonya’nın yer altı zenginlikleri açısından fakir olmasına rağmen, fantezi gerekçelerle “Bu insanlar yurtlarına ve toplumlarına çok bağlılar..” ifade etmektedir.

Her savaş; ekonominin ve siyasetin yeniden düzenlenmesi eylemidir.

Japonya’nın tarihi aynı zamanda başta Çin ülkesi olmak üzere, uzak-Asya topraklarını talan tarihidir de. Buradan kullandığı yer altı ve yerüstü zenginlikleri ve buradaki işgücünü en son noktasına kadar sömürmesiyle kurulmuş olan Japon kapitalizmi budur.

Libya; Afrika kıtasının kara talihinden nasibini alan ve Avrupa kapitalizminin, sermaye birikiminin yaratıldığı topraklarda devlet olma halleri cetvelle çizilmiş her hangi bir ülkedir. Ki bu ülke, Osmanlı sömürgeciliğinde; Kuzey Afrika’nın dört yüzyıl sömürge olan yerlerinden biridir.

Dikkat edilirse burada kategorik farklılık vardır.

Japonya; işgal ediyor, sömürgeleştiriyor ve buradan yaratmış olduğu değerleri kendi ekonomisine, sermayesine katıyor.

Libya; tarih boyunca işgal altında ve sömürge olarak yaşıyor. Ve buradan yaratılan, burada var olan tüm değerler onu sömürgeleştiren ülkeye gidiyor.

Verili durum bu iken, SOYER; mukayesesinde ne kadar hakkaniyetli davranmıştır, durmuştur.

SOYER, kendince yaratmış olduğu “gerçekler” üzerinden konuya daha siyasal bir anlam yükleyerek anti-emperyalizm ve Bağımsızlık üzerine inciler dizmektedir.

Siyaset de; tarih de olduğu gibi, arkeoloji yöntemiyle ve arkeolog titizliğiyle ele alınması gerekmektedir.

Emperyalizm/kapitalizmin; finansal kapitalizm karakterinin henüz egemen olmadığı dönemlerdeki anti-emperyalizm mücadele ve ittifak biçimleri ile, finans kapitalizmin egemen olduğu dönemdeki anti-emperyalizm mücadele ve ittifaklar farklılık içerir.

Birincisinde; emperyalizme karşı ittifaklar politikası ülkeler ve ekonomiler noktasında ele alındığında, ittifakların sınıflar ve katmanlar bazında daha geniş olduğu görülür. Burada, emperyalizm hala dışsal bir olgudur. Emperyalizm ile kapitalizm arasında görecelilik söz konusudur.

Diğerinde ise; kapitalizmin finansal karakterinin tamamen ortaya çıkmasıyla, kapitalizm ile emperyalizm arasındaki görecelilik ortadan kalkmıştır. Ve bundan dolayı anti-emperyalizm mücadelesi ve örgütlenmesi anti-kapitalizm mücadele ve örgütlenmelerden ayrıştırılamaz. Emperyalizme karşı mücadele anti-kapitalizm mücadelesi ve hedeflemesi ile iç içedir.

“Birleşik Kıbrıs” söylemi, anti işgalci bir söylemdir. Ve dolayısıyla anti-sömürgeci bir söylemdir. Kıbrıs işgalinin sonlandırılması çabası, Kıbrıs’ın birleşmesi çabasıyla iç içedir.

SOYER’in kişisel tarihide şahittir ki: Kıbrıs adası, İngiliz sömürgeciliğine karşı vermiş olduğu mücadeleler sonrasında; gerek mücadelenin kendi iç çelişkisi ve mücadeleye muhatap ettirilen dış çelişkilerin ve dünya siyasal konjoktörü neticesinde oluşan, oluşturulan Kıbrıs Cumhuriyeti; kuruluş aşamasının başında bile vesayet altına sokulmuştur. Bu anlamıyla da Kıbrıs Cumhuriyeti vesayetli bir devlet olmuştur. Kuruluş bildirgesi ile de bu ilan edilmiştir.

Dolayısıyla; kurulmuş olan ve birleşik olan Kıbrıs Cumhuriyetinin, kuruluşundan beri vesayetten kurtulma, bağımsızlık sorunu vardır. Gelinen noktada, Birleşik Kıbrıs hedeflemesi ile Bağımsız Kıbrıs hedeflemesi iç içe geçen bir sorun karakterindedir, birbirinden ayrılandırılamaz.

AB örgütlenmesi kapitalizmin bir örgütlenmesidir. Karakterinin bu olmasından dolayı, buradaki örgütlenmelerde kapitalist ekonomiye hizmet eder durumdadır. Öte yandan AB kapitalizmi içerisinde, kapitalizmle çatışması olan başta işçi sınıfı olmak üzere; anti-kapitalizm karakterli toplumsal gruplarında, tarihsel mücadelelerinden elde etmiş oldukları kazanım alanları, örgütlenme yapıları vardır.

Tam da bu noktada, sosyalizm karakteri; üzerinde yükseldiği toplumsal güç odağı ile yani AB platformlu anti-kapitalist örgütlenme ve mücadele içerisinde kendisini ifade etmesi onun en doğal halidir.

Bu haliyle bakıldığı zaman: “Bağımsız Kıbrıs” söyleminin AB’de anlaması ise “Sosyalist Kıbrıstır”.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Toplumunu hasta eden devlet – Ali Sarıtepe

Toplum ya da toplum kütleleri üzerinde yükselen ve bir...

“Anayasayı askıya aldım” devlet biçimini dönüştürme eylemliliğidir – Ali Sarıtepe

Bundan önceki makalede “Demokratik Özerklik Devlet Biçimini Dönüştürme Talebidir”...

Demokratik özerklik devlet biçimini dönüştürme talebidir – Ali Sarıtepe

Üretim ilişkisinin karşılığı olan devlet tipi içerisinde çok çeşitli...

Bezginlik ve bezginleşmek – Ali Sarıtepe

Kişinin bir şey karşısında, devamlılık arz eden bir şey...

Orantılı şiddet, orantısız şiddet ve devlet terörü – Ali Sarıtepe

Kullanılan kavramın her iki halinin de ortak paydası vardır,...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,920TakipçilerTakip Et
909AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Hindistan’da tipik bir hareketin, sokak karşılığı

Hindistan, son dönemlerde iyice gündeme çekildi. Yoğun nüfusuyla kendine...

Maria Yeorgiu yazdı: Amiyandos: Monte Karlo’dan Sessizliğe

Kıbrıs'ın dağlık bir köyü bir maden sayesinde nasıl refahın...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Kuzey Kıbrıs’ta Turanlı’ya aktarılacak 19 milyon euroyu Türkiye halkı ödeyecek!

Kuzey Kıbrıs’ta Ercan Havalimanı’nın işletmesini elinde bulunduran T&T şirketinin...

Hediye Levent yazdı: Lübnan’da iç savaş hayaleti bir kez daha uyandı!

İsrail işgalleri, iç gerilimler gibi büyük kırılmaları atlatan Lübnan,...

Metin Yeğin yazdı: Kolektif halk ekonomisi

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes,...

Özkan Yıkıcı yazdı: Tarihsel gelişmelere tanıklık ederken

Sabahleyin uyanırken dahi artık biriken gerçeklerle, biraz düşünürsek, tarihsel...

Politis Ekibi yazdı: Cacoyannis’in 1974 Kıbrıs’ı Üzerine Destansı Belgeseli: “Tarih Tarafından Yönetildi”

1974 yazına gelindiğinde Mihalis Kakoyanis (Michael Cacoyannis) çoktan dünyanın...

Canlı yayın