Kıbrıs iktibasLevent Atikoğluİtaat edeceksiniz itinayla… - Levent Atikoğlu

İtaat edeceksiniz itinayla… – Levent Atikoğlu

Orjinal yazının kaynağıAvrupa Gazetesi

Sığınıp anılara, geçilecek mi bu gece uykulara? Tutuklu ihanetler belirdi bayraklı çemberde, garantör ihanetlerin talimatlarının ekseninde. En temel yurt hakkımız ihlal edilerek yapıldı bu yine. Tacan Reynar, Növber Gürtay, Halil Karapaşaoğlu ve orada bulunan birkaç arkadaşımız tutuklandılar ve geriye kalan bizler de şiddetli bir şekilde uzaklaştırıldık. Bir gözdağı, bir korkutmaca ile görev yerine getirildi nezih bir şekilde. En küçük tahammülün bile olmadığı, olamayacağı, temel yurt hakkımızın karşısında, taşıma nüfusla doldurulan sarayın olduğu, aktif eylem hakkımızın, kendimizi ifade etme gayemizin engellendiği bir ütopyadayız adeta… Tutsak ve mahkûm, en büyük doğrularımızla, bir yanlıştık biz bu haritada….

Ya hasta olacaktık ya da suçlu. Başka hiçbir çıkış yolumuz yoktu bu senaryoda. Orada çok daha büyük bir kalabalık da olabilirdi ama çok önemi yoktu kaç kişi olduğumuzun belki de… Yine polis zoruyla herkes uzaklaştırılacak mıydı daha fazla olsaydık? Belki evet, belki hayır… Orada büyük bir kalabalık yoktu, yoktu dün zıplayanlar, yoktu meydanları dolduranlar… Sahi, dün meydanlarda zıplayanlar, bugün neredeydi? Yoktu. Bazıları külliye açılışındaydı, bazıları da sonradan Polis Genel Müdürlüğü’ne gelip fotoğraf karelerini doldurma işlevsizliğini yerine getirmişti… Neredeydi baba muhalefet? Kendisine bu mücadelede pay edinenler? Sonradan insan, çocuk, kadın hakkı savunucularının özeleştiri yapma zamanı çoktan gelmiş de geçmişti bile… Boy boy resimlerde görünme vazifesinden ötede bir yerde olma gerekliliği hatırlatılmalıydı her fırsatta onlara… Yüzleri kızarırsa, utanırlarsa biraz da olsa…

Bizim payımıza düşen ya hasta ya da suçlu olmaktı yine ve yeniden, eskiyerek, yıpranarak… Başkalarının payına da oyunu kurallarına göre oynayıp her çiçekten bal almak düşecekti… Oyun her zaman olduğu gibi kurallarına göre oynanmalıydı ve oynandı da.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörü, ihanetlerle, insan ve yurt hakkımızı savunmamızı gasp etmesi ile ünlüydü ve biz ya suçlu olmalıydık ya da hasta burada… Bir kez daha dokundu sinir uçlarımıza, Sırrı Süreyya’nın öldüğü güne tekabül etmişti bu…

Adalet, hak, uzaktan yakından konuşulamazdı artık bu noktada ve bu haksızlığa maruz kalmak artık hayatımızın her alanındaydı. Çok da provoke edici olmayan bir yazı vardı çemberdeki pankartta ve çok da önemli değildi ne yazdığı aslında… Herşey müstahaktı işgalciye, her şey mübah… Her şey planlanmıştı ve biz bu planın bir parçası asla olamayacaktık…

‘Hoş gelmedin, Go Home’ gibi daha provoke edici bir yazı olabilirdi ama ‘İrade bizde’ yazmıştık, kendimizi kandırıyorduk, çünkü irade bizde değildi oysa… Bu çok belliydi, her zaman olduğu gibi açıktı ve biz belki de kendimizi kandırmak istiyorduk ısrarla… Bir kez daha iliklerimize kadar işgal altında olduğumuz tescillenmişti… İrade taşıma nüfusun, taşıma ihtiyaçların, taşıma çıkarların, taşıma ihanetlerin iradesiydi ve en doğal hakkımız olan yurdumuza sahip çıkma hakkımız, söz sahibi olmamızın gerekliliği, yağmurun altında küçük bir direnişte ortadan kaldırılmıştı. Kaldırıldı… Dünya basınına yansıyacak olan görüntülerde bir kez daha görülmelidir iradenin işgal ve istila edende olduğu ve şiddete boyun eğmek zorunda bırakılmak bizim payımıza düşen…

En doğal yurt ve insan hakkımızı ifade etmenin bedeli vardı ve biz büyük bedeller ödemeye hazır değildik. Bir elin parmağını geçmeyen bizler bedeller ödüyorduk ve bu bedellerden beslenenler de vardı birkaç çekingen açıklama yaparak… Bu da en az işgalci kadar büyük ihanetti, vatan hainliğiydi… Bazılarımız yıldızlara tepeden bakıyordu çünkü…

Kendi yurdumuzda söz sahibi olacağız dediğimiz zaman, hiç tahammül yoktu buna ve şiddetle ortadan kaldırılarak yapılacaktı bu… Güneyden bir grup Agios Dometios’ta eylem yapmıştı ve biz yine bir arada olamamıştık, belki de en çok bugün beraber olabilmek için bir araya gelmemiz, organize olmamız gerekiyordu… Ama olamazdık…

Şimdi nasıl bir yerdeyiz biliyor musunuz? Samimiyetsiz çabaların o en anlamsız iradesizliğinde, bütün eylemlerin hiçbir işe yaramadığı bir yerdeyiz. Ve en küçük bir umuda bile tutunmaktan vazgeçmiş insan topluluğuz hepimiz… Varoluş ve başkaldırış hakkının suça suç katılarak gasp edildiği bir yerde, ölmeyi beklemek düşecekti payımıza bir kez daha… Tütsüsüz, kefensiz, hiç olmamışız, doğmamış gibi… Hiç yaşamamışız gibi gömsünler bizi ve hiçbir mezarlık da dolduramasın tarihin hiçbir anında bu ihaneti ve vatan hainliğini…


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

“Uyuz Guduz Alameti Da Çok” – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ın işgal altındaki bölgesinde yıllardır kurulan siyasal düzeni anlatmak...

Denizaşırı Odalarda Aklanan Muhalefet: Bir Enkazın Anatomisi – Levent Atikoğlu

Türkiye’nin bütün dertlerinin, kirinin, pasının, her türlü rezilliğinin ve...

21 Aralık propaganda tarihi değildir – Levent Atikoğlu

21 Aralık 1963 ve bu hafta, milliyetçiliğin utanmaz diliyle...

3 Aralık Dünya Engelliler Günü: Hesaplaşma ve yüzleşme vakti – Levent Atikoğlu

Kıbrıs’ta, Türkiye’de, ihmal ve istismar üzerine kurulu işgüzar sistemlerde...

Derya’dan Erhürman’a kapsayıcı barış dili ayarı – Levent Atikoğlu

Canlı yayınların en çarpıcı yanı, samimiyete ve çoğu zaman...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,929TakipçilerTakip Et
887AboneAbone Ol

Son eklenenler

Vadim Kamenka yazdı: Avrupa’nın önceliği değişti: Refahın yerini silahlanma aldı

Cenevre’de, Milletler Sarayı’nın Konsey Salonu girişinin üzerinde Britanyalı Lord...

Ümit Akçay yazdı: Kamulaştırma geri dönüyor

Uluslararası Para Fonunun (IMF), Finans ve Kalkınma (Finance &...

Aydın Çubukçu yazdı: ‘Alay et yıkılacaklar!’

Halk hayatında gülmenin tuhaf çelişkili bir yeri vardır. Kimi...

Arif Mostarlı yazdı: ‘Top yemi’, NATO ve Cheap Soldier

“Ben onları zenginlerin askerlikten kaçmak için ödedikleri paralarla topladım....

Fehim Taştekin yazdı: Jeopolitik veda!

Ayetullah Ali Hamaney’in dün başlayan cenaze töreni bir veda...

Hayri Kozanoğlu yazdı: ABD’nin 250. kuruluş yıldönümü ve NATO zirvesi

ABD’nin 250. kuruluş yıldönümüyle, Ankara’da düzenlenecek olan NATO’nun “tarihi” diye...

Gözde Bedeloğlu yazdı: 10 milyon kahkaha, 185 jurnalci ve bir kuyu

Komedyen Deniz Göktaş milyonlarca kez izlenen gösterisinin ardından önceki...

George Koumoullis yazdı: AKEL’in sosyal demokrat bir partiye dönüşme vakti geldi

Sol partiler, sağlıklı bir demokrasinin işleyişi için vazgeçilmezdir; çünkü...

Canlı yayın