yaklaşımlarRasıh KeskinerİMZAYA GELİYORLAR! - Rasıh Keskiner

İMZAYA GELİYORLAR! – Rasıh Keskiner

Önden Çiçek geldi, arz-ı endam eyledi,

Bu kez terfi etmiş haliyle geldi,

Bu kez, perde arkasında neler söyledi yansımadı ama etrafta daha olgun göründü,

Ee ne de olsa daha yüksek bir makamla gelmişti,

Çiçeğin gelişi ile  zaten allak bullak olan trafik bir o kadar daha karıştı,

Yollar trafiğe kapatıldı, polisler yolları doldurdu,

Her neyse bir günlük bir gösteriş yaparak geldi ve gitti,

Akılda bu kez kalan mesajı, Çözüm olmayacaksa da illa da zorlamaya gerek yok, oldu.

Biz zaten çözüm istemediklerini biliyorduk, başka bir birşey söylese sürpriz olurdu,

Evet önden Çiçek geldi, ardından Atalay geliyor,

Atalay TC’nin Kıbrıs için atadığı yeni vali,

Atalay bu işlerde teçrübeli, geçmişin içişleri bakanı,

Buralarda asayişle ilgili bundan böyle alınması gerekecek tedbirleri de ele alması kuvvetle muhtemel,

Heyeti ile beraber geliyor,

Söylendiğine göre geliş ve gidişi uzun sürebilir,

Bir haftaya kadar uzayabilir,

Çünkü elde avuçta birikmiş çok dosya var,

Gerçi bu dosyaları imzalatmak için geliyor ama adını heyetler arası görüşme koydular,

Malum vitrin ya burası, süsler eksik olmasın,

Gündemin en başında tabii ki memleketin kuzeyinde Kıbrıslıların elinde kalmış birkaç kurumun özelleştirilmesi var,

Hep söylüyorlar, elektrik kurumu, telefon dairesi, havaalanı..

Özelleştireceklermiş! Belki de o işi çoktan bitirmişler. Yani bu kurumları peşkeş çektikleri yandaşlar belli,

Şimdi, burası vitrin ya, herkese işlerin güya usulüne göre gittiğini göstermek için görüşme yapacaklar.

Özelleştirme yasası çıkmadan özelleştirilemezmiş!

Alın size yasa da. Nolmuş yani bir kurumu satmaya karar verdikten sonra yolu çoook,

Özelleştirmeler, daha doğrusu Kıbrıslılara ait kurumların satışı dışında rengarenk kimlikler için de bazı imzalar atılacak,

Bu rengarenk kimliklerle yakın gelecekte çocukları spastra oynarken görürseniz şaşmayın,

Sosyal sigortalar yasasını düzenleyecekler!

Mezarda emeklilik işlemlerini halledecekler,

Bir kişi 20 yaşında sigortalı olacak, prim yatıracak, 25 senesini 45 yaşında dolduracak ama 65 yaşına kadar emeklilik maaşı alamayacak!

Bugünkü haliyle sigortalar yasasının suyu mu çıktı!

Çıktı tabii, ne demek 50 yaşında sigortadan emekli olmak.

70 senelik ömrü varsa bir kişi neden 20 yıl ödensin.

65 yaşında ödenmeye başlarsa 3-5 senede Dikomo’ya sevki dolayısı ile en az 10-15 sene kurtarmış olur,

Yaş sınırlamasını artırmanın mazaretini de, “ bunu yapmazsak sigortalar batacak” diyorlar,

Hatta hergün sigortaların battığını söyleyip duruyorlar,

Acaba durum söyledikleeri gibi mi?

En başta şunu söyleyelim:

Şu haliyle bile sigortalar batmış değil,

Şu haliyle diyorum, sigortanın aylık geliri 224 milyon TL, gideri ise 229 milyon TL. Yani toplam açık sadece 5 milyon TL. Bunun da oranı yüzde 2.5.

Türkiyedeki sosyal sigortakların açığı ne kadar , yüzde 80.

Bize akıl vermeye gelen Çiçek ve Atalay’a bu rakamlar hatırlatılmaz mı?

Ne münasebet, hatırlatılabilir mi? Bunlar sadece önlerine konanı imzalamakla görevlidirler,

Sigortalarla ilgili durumu ortaya koyarken, şu haliyle bile demiştim.

Kaldı ki, Sigortasız pek çok işçi çalıştırılmaktadır,

İşverenler milyonlarca lira prim yatırmıyor,

Sigortaların borcu 120 milyon TL,

Devletin sigortalara borcu 320 milyon TL,

Görünen o ki bu haliyle bile sigortalar çalışıyor,

O zaman yapılmak istenen ne?

İnsanoğlunun daha mutlu yaşama imkanlarını ortadan kaldırmak,

Daha genç yaşta daha rahat yaşamasını ortadan kaldırmak,

Yaşamı boyunca ona daha az ödeme yapmak,

Ben oldum olalı genç yaşta emekliliğe karşı değilim,

Kamu görevinde genç yaşta emekli olan zaten daha az bir emeklilik ücretini kabul ederek emekli oluyor,

Böylece işsiz gençlere biraz da olsa iş imkanı doğmaktadır,

Evet.. geliyorlar!

İmzaya geliyorlar… Yokoluş sürecini hızlandırmak için gelip gidiyorlar,

Her gelip gidişlerde bir parçamızı alıp götürüyor,

Hava sıcaklıkları düşmek üzere, ama sıcak günler bizi bekliyor.


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Nereye doğru gidiliyor? – Rasıh Keskiner

Uzun bir süreden beri özellikle sol çevreler sürekli Kıbrıs’ın...

Araplaştırma projesi – Rasıh Keskiner

Hep gündemde olan ve defalarca gündeme getirdiğimiz istirdat projesi...

Rejime teslim olmayanlar yaşıyor – Rasıh Keskiner

Doğal olarak her canlı doğar, yaşar veya yaşadığını sanır...

Ömür biter bu sevda bitmez! – Rasıh Keskiner

Bütün dünyayı bütün insanlığı tehdit eden, evlere kapatan yüzbinlerce...

Coronadan önce Coronadan sonra ve kktc – Rasıh Keskiner

Coronadan önce bazıları için ne güzeldi dünya.. Ne güzeldi...
4,663BeğenenlerBeğen
1,585TakipçilerTakip Et
3,908TakipçilerTakip Et
925AboneAbone Ol

Son eklenenler

Özkan Yıkıcı yazdı: Doğu komşuların kuzeye doğru gelişen denklemi

Belli ki daha Suriye'deki gelişmeleri, bölgesel ve giderek sistemsel...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Libya-Türkiya İlişgileri Neçün Gıprız İçün Önemlidir?

Libya 2011 yılında Kaddafi'nin devrilmesinden soğra do'u ve batı...

Niyazi Kızılyürek yazdı: Etnik Nefret Çok, Uzlaşma Kültürü Yok!

Adanın iki yakasında da etnik nefret ve öfkeyle “tanışan”...

Yaşar Ersoy yazdı: 30 Yıllık düşün kısa tarihi

Bir kentin çağdaş kimliğinin en önemli göstergelerinden biri, kültür...

Vijay Prashad yazdı: Fidel Castro’nun bize kazandırdıkları

Ben Fidel Castro’yu ilk kez 1983 yılında, Hindistan’da düzenlenen...

Aras Coşkuntuncel yazdı: ABD’de yükselen gözetim araçları kırıcılığı

ABD’de her sokağa yerleştirilmeye çalışılan gözetleme kameralarını bireysel ya...

Fehim Taştekin yazdı: Türkiye’nin üzerine alınmadığı düşmanlık!

İsrail’e düşman bir Suriye’de Türkiye’nin Şam’a karşı güçlere kalkan...

Özkan Yıkıcı yazdı: Girilen seçim havasından, normal şartların lakırtılarından

Adamız yeniden seçim havasında. Bazı yazarların belirttiği gibi, konuyu...

Canlı yayın