yaklaşımlarAlpay DurduranHükümetsiz kaldık diye üzülenler kavuştular – Alpay Durduran

Hükümetsiz kaldık diye üzülenler kavuştular – Alpay Durduran

Hükümetsiz kalmak en kötü hükümet sahibi olmaktan kötüdür gibi bir laf edilmiş ve hükümetsizliğe ağıtlar düzülmüştü. Tanımlamadıkları bir tehdit karşısında kalmış biri gibi açıklamaya çekindiklerinden kendilerini istifaya veya adaylığını çekmeye zorlayan güçten bahsedip kendinden daha fazla korkan arkadaşlarının hatırına geri çekildiklerini anlatan yılların bakanı ve en büyük partinin güçlü bilinen isimlerini izledik. Bir heyula aramızda dolaşmış koca partiler çil yavrusu gibi ortalığa dağılmışlar. Kimse de korktuğunu söyleyemiyor ama herkesin ağzında da en fazla parayı alabilen gibi sözler dolaşıyor.

Biri çekilmiş öbürü çektirilmiş deniyor. CİA’mız da temsil edilecek ama o da adını ağzına almıyor.

Şimdi hükümetimiz varmış ama mecliste nisabı sağlayamadıkları için oturum açamayacak ve meclis felç olacağı için bazı dostlarının canı yanmasın diye muhalif olduğu halde meclise girecek iyi niyetli bir iki kişi bulunursa ne ala! Yoksa yiğitlerimizi darmadağın eden heyulayı teşhis edip elinden kurtulmak gerekecek.

Kısa sürede buna da çare üretileceğini umarız.

Halkımıza pandemi yetmedi bir hükümetsizlik yaşatmamakla yetinmeyip nasıl kurtardıklarını da açıklamaları gerek ki yiğitlerimiz arkadaşları hatırına fedakârlık yapmaya kalkmasınlar.

Meclisin toplantı nisabı milletvekili tam sayısının yarısından bir fazlasıdır diyen bir madde olmasa da iyi olacaktı ama demokrasilerde çareler tükenmez.

İçlerinde “Kim müdahale ettirdi” diye bağıra bağıra göğsünü döven ve “Biz” diye sorumluluğu üstlenip bize de paylaştıranı dinledik. Adam kendinden emin konuşuyordu ama o gitti diye ağıtlar düzülen hükümetin üç yıllık programı Ankara’dan geldi ve son yılının bitmesine günler kaldı ise de yenisinden haber yok. Yani o sorumlu tutulan Kıbrıslı bütçe yapmakla kalmayıp üç yıllık program da yapmalı. Yoksa o da çoktan hazırlandı mı? Onun sorumlusu da biz miyiz?

Galiba sıra başkanlık rejimine gelecek. Madem başkanlık rejimi olsaydı böyle hükümet krizleri olmazdı diye emindirler tam zamanı ama ne yazık ki Güney’deki başkanın bütçesi de tehlikede ve kötü örnek oluyor. Rum başkan ki ABD ile yarışacak kadar sağlam başkanlık rejimidir, muhalifi DİKO’dan oy alamazsa yandı.

Halkımız seçtiklerinin sorumluluğunu taşıdığını unutmamalıdır yoksa kriz kaçınılmaz olur. Şimdiki kriz bize hükümet olmasa da devlet işlerinin yürüdüğünü gösterdi. Arka plandaki rezaletleri yaşatmasaydı daha iyi anlayacak ve bakanlar olmasa da görenler işler götürür deyip telaş etmeyecektik.

İtalya bunun en iyi örneğidir. Yıllarca hükümet kurulamadı ama tarihinde ilk kez İngiltere’den daha hızlı kalkınma hızına ulaştığı açıklanmıştı. Avrupa’da hükümet krizi çok görüldü ama yıllık raporunu yayınlamayan bakanın ardından rapor değil kapısını değiştirme başka bakanlık kapısına gönderilmesi konuları konuşuldu.

Mazeret kabul etmeyip seçmen hesap sormayı benimsemez ve kişisel çıkarına haksız kazanç pazarlığına devam etmeyi tercih ederse napsak boş!


Yeniçağ Kıbrıs sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Leave a reply

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Diğer yazıları

Yönetimin tek cinsi kabul edilir: DEMOKRASİ – Alpay Durduran

Yönetimin tek cinsi olması kabul edilir. Diğer cinsler tarih...

Gerçekte devletimiz varmış! – Alpay Durduran

Gerçekte devletimiz var. Onun uğruna ölünecek kutsal bir halka...

Demokrasi ve sorunları halkın karşısında – Alpay Durduran

Seçimler oldu ve sınav devam ediyor. Oylar dağıtıldı ve...

Devlet suçluyu koruyamaz her an suçu soruşturmaya hazır olmalıdır – Alpay Durduran

Halkı kandırıp yasal boşluklardan bahsedilirse biliniz ki sorumluluktan kaçanlar...

Demokrasiye ters gelişmeler – Alpay Durduran

Demokratik yolla seçilmiş gibi yapılan ve hükümet kurma çalışmaları...
4,501BeğenenlerBeğen
1,573TakipçilerTakip Et
3,954TakipçilerTakip Et
856AboneAbone Ol

Son eklenenler

Çağla Elektrikçi yazdı: Persepolis’i Bugün Okumak: Siyah-Beyaz Stil, Direniş ve Hafıza

Marjane Satrapi'nin Persepolis adlı eseri, çarpıcı siyah-beyaz görselliğiyle hemen...

Halil Karapaşaoğlu yazdı: Türk Yerleşimci Kolonyalizmi Bağlamında AKP Temsilciliyi ve Selimiye Meydanı

Lefgoşa’da Selimiye Meydanı olarak bilinen Lefgoşa’nın eñ önemli meydanı,...

Niyazi Kızılyürek yazdı: 1958’in “Kara Haziran’ı” (I) provokasyon ve şiddet

1958 Haziranı’nın yakın Kıbrıs tarihinde apayrı bir yeri vardır;...

Gözde Bedeloğlu yazdı: Medeni Kanun’un parça parça tasfiyesi

Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK) uzun süredir dikkat çektiği ‘Medeni Kanun’un...

Özgür Gürbüz yazdı: Rüzgâr, güneş artıyor ama emisyonlar düşmüyor

Enerji Bakanlığı bir süredir Türkiye’nin yenilenebilir enerji santrallarının kurulu gücünün...

Serdar M. Değirmencioğlu yazdı: Suçları göç etmek

ABD’de göçmenlere kapsamlı yönelik saldırı sürüyor. Doğrudan ABD başkanına...

Kavel Alpaslan yazdı: Maç sonu yeşeren dünya: İşçilerin Dünya Kupası

İtalya’nın başkenti Roma’daki Flaminio Stadyumunun yerinde bir zamanlar ‘Ulusal...

Fehim Taştekin yazdı: Lübnan’ın yeşil yolu: Düşmanın kollarında intihar

İran, ABD’yle olası anlaşmanın ilk maddesine “Lübnan dahil tüm...

Canlı yayın